Hücre Zarının Yapısı Nasıldır? Yapısında Bulunan Moleküller ve Şekli

0

Hücre zarının yapısı nasıldır? Hücre zarının yapısında bulunan moleküller ve özellikleri, görevleri nelerdir? Hücre zarı hakkında bilgi.

Hücre Zarının Yapısı

Hücreler türlerine göre, bulundukları ortamdan; hücre zarı, hücre çeperi veya kapsül gibi yapılarla ayrılır. Her hücrenin sitoplazmasını sınırlayan bir hücre zarı bulunur. Zarın üzerinde, hücre türüne göre çeşitli yapılar yer alabilir. Örneğin bitki, mantar ve bakteri hücrelerinde hücre zarının dışında bir de hücre çeperi bulunur.

Hayvan hücrelerinde ise hücre zarı, karbonhidratlardan oluşan glikokaliks denilen tabaka ile çevrilmiştir. Bazı bakterilerde ise, hücre duvarının üzerinde kendilerini olumsuz çevre şartlarına karşı koruyan kapsül bulunur.

Çok hücreli canlılarda hücreler birbirinden bağımsız olmayıp, belli köprüler ve bağlantılarla birbirine bağlıdır. Bu bağlantılar aracılığıyla, hücreler arasında işbirliği ve koordinasyon sağlanır.

Her hücre, plazma zarı veya hücre zarı adı verilen bir yapıyla çevrilmiştir. Çok ince olmasından dolayı yapısı, ışık mikroskobu ile görülmeyen hücre zarı, ancak elektron mikroskobu ile ayırt edilebilir.

Fosfolipit

Hücre zarı temel olarak, iki sıra fosfolipitten meydana gelmiştir (İki sıra fosfolipitin sırt sırta verdiklerinde, su geçirmeyen bir tabaka meydana getirir).

Bu yapı, hücre faaliyetlerinde çok etkilidir. Hücre organellerinden golgi aygıtı, lizozom, mitokondri ve kloroplast gibi organellerin yapısında da bu iki sıra yağın büyük önemi vardır. Hücre zarı bu özelliği sayesinde, sitoplazmayı sınırlayarak madde geçişini kontrol eder.

Hücre zarında iki sıra fosfolipide ek olarak proteinler, glikolipitler ve glikoproteinler bulunur. Büyük proteinlerden bazıları, zarda enine uzanarak dış ortam ve sitoplazma arasında por adı verilen geçitler meydana getirilir.

Bu porlar, madde taşınmasında çok önemlidir. Çünkü hücre zarından geçemeyen, suda erimiş küçük maddeler, bu geçitler yoluyla hücre içine veya dışına taşınır.

Zardaki glikolipitler ve glikoproteinler, zara mozaik benzeri bir görüntü verir. Hücrenin dedektörleri diyebileceğimiz reseptörler de bu maddelerden oluşur. Reseptörlerle hücre, bulunduğu ortamdaki değişiklikleri ve uyarıları sürekli olarak algılar ve tepki gösterir. Bu yapılar, hücre grupları arasında farklılık gösterdiğinden hücrenin özgüllüğü sağlanır.

Hücre Zarının Şekli

Hücre zarı, hiçbir zaman sabit bir duvar şeklinde değildir. Bunun sebebi; bazı hücresel faaliyetler sonucu zara, yeni parçalar eklenmesi veya çıkarılmasıdır. Bundan dolayı hücre zarı, sürekli olarak sağlı sollu hareketler yapar. Bu durum hücre zarının canlı olduğunun göstergesidir. Hücre zarının nasıl hareket ettiğini daha iyi anlamak için, ekzositoz ve endositoz konularına bakabilirsiniz.

Zarın, fonksiyonlarını gerçekleştirmesi için akışkan olması gerekir. Zar katılaştığında geçirgenliği de değişir ve enzimler inaktif hale geçer. Bu nedenle hücre zarında, sıcaklığın değişkenliğine göre, lipit bileşimi değiştirilir.

Örneğin kışlık buğday gibi, aşırı soğukları tolere edebilen bitkilerde, zarın kış mevsiminde katılaşmasını önleyici bir adaptasyon olarak, sonbaharda doymamış fosfolipitlerin oranı artar.

Hayvan hücrelerinde plazma zarındaki fosfolipitlerin arasına, steroid yapıda kolesterol molekülü bulunur. Kolesterol, zarın akışkanlığının belirli sınırlar içerisinde bulunmasında etkilidir.

Zarda bulunan karbonhidratlar, türün bireylerinde farklılık gösterebilir. Zardaki her protein, yönlendirilmiş bir yerleşime sahiptir. Karbonhidratlar zarın yalnız dış yüzeyinde bulunur. Bu nedenle zar, hem yapı, hem de görev olarak mozaik niteliği taşır.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?