Hz. Muhammed’in Vefatı ve Veda Hutbesi

0

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) veda hutbesindeki mesajları ile vefatı ile ilgili bilgilerin yer aldığı yazımız.

Veda Hutbesi’nde Evrensel Mesajlar

Advertisement
  • Veda Haccı H.10. (632)’uncu yılında vuku buldu. Vâdi-i Akîk’e gelindiğinde hem Hac hem de Umre için niyetler yapıldı. Oysa Cahiliye döneminde sadece Hacca niyet edilir, aynı anda Umre için niyet yapılmıyordu.
  • Hz. Muhammed (sav.) Kâbe’yi yedi kez dönerek ve tekbirler getirerek ziyaret ettikten sonra “Kusva” adlı devesine binerek Arafat’a gedikten sonra kıbleye dönerek dua ettiği anda “…Bugün dininizi ikmal ettim…” (Maide:3. âyeti) nazil oldu.
  • Peygamberimiz 10 gün Mekke’de kaldığı o günlerinde farz namazlarını kısa (iki rekât) olarak kılmış, Mekke’de ikamet eden Müslümanların ise farzlarını dört rekât olarak kılmalarını emretmiştir.
  • Hz. Muhammed henüz hayatta iken Hicretin ll.’inci yılında iki yalancı peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmıştır. Bu yalancı kişiler:

1. Yemen’de Esved b. Kaab el -Ansî (Abhale veya Zülhimar olarak da bilinmektedir.) Bu şahıs Efendimizin vefatından bir gün önce öldürülmüştür.

2. Müseylemetü’l-Kezzâb (Rahmani Yemame) dir. Hz. Ebu Bekir zamanında yapılan savaşta Uhud’ta Hz. Hamza’yı şehid eden, Mekke Fethinde Müslüman olan Hazreti Vahşi tarafından öldürülmüştür.

  • Hz. Muhammed (sav.), azatlısı Ebu Müveyhibe’yi de yanına alarak birlikte Medine’deki “Cennetü’l-Bâki” mezarlığını ziyaret etmiş ve orada kabirleri bulunan Müslümanlar için Allah’tan af dilemiştir.

Hz. Muhammed’in Vefatı

Hz. Muhammed (sav.) hasta yatağında bitkin, bazen de baygın halde oluyor, tekrar kendisine geliyordu. O sürede ashabından bazıları onun etrafında bekliyorlardı. Vefatından dört gün önce geçirdiği ağır baygınlık sonrası kendine geldiği bir sırada yanındakilere hitaben;

Advertisement

-“Mürekkep ve kalem getirin, size bir vasiyet yazayım ki, benden sonra sapıtmayasınız (dalâlete düşmeyesiniz.)” Ashaptan bazıları Resulallah’ın bu halde vasiyet yazdırması doğru olmaz! diyerek istenilen malzemeler getirilmesine müsaade etmemişler ve bize Allah’ın kelâmı Kur’an ve onun bütün Sünnet’i yol göstericidir, ayrıca vasiyete gerek yoktur. Diğer bir kısmı ise vasiyeti yazdırmasını istiyorlardı.

  • Hastalığı ilerlediği son günlerinde Hz Muhammed’in emriyle Hz. Ebu Bekir (ra.) Mescid-i Nebi”de üç gün imamlık yapmış, on yedi vakit farz namazları kıldırmıştır. Efendimiz, Hz. Âişe annemizin odasında son hasta günlerini geçirmiş ve bu odada iken de vefat etmiş, oraya da defnedilmiştir. Çünkü “Peygamberler öldükleri yere defnedilirler” meâlinde rivayet edilen bir hadis-i şerif mevcuttur.
  • Yukarıda bahsettiğimiz Kırtas olayını delil gösteren Şiiler, Halifelik ve İmamet’in Hz. Muhammed’in vefatından sonra Hz. Ali ve onun çocuklarının hakkı olduğunu iddia etmektedirler.
  • Hz. Muhammed (sav.) vefat edince başını doğu yönüne, ayaklarını batıya doğru uzattılar ve üzerini bir örtü ile kapattılar.

Peygamberimizin Naaş’ını Hz. Ali yıkadı, Üsame ve azatlısı Salih (Şükrü) su dökmüş, amcası Abbas ve oğlu Kasım da efendimizin mübarek naşını sağa ve sola çevirerek gasledilmesine yardımcı olmuşlardır. Hz. Abbas’ın diğer oğlu Fadl da cesedin üzerindeki örtüyü tutarak görülmesini önleme görevinde bulunmuştur. Ensar’dan Hz. Evs b. Havli adlı sahabe çok ısrar edip dayanamayacak duruma geldiği için onun da gaslin yapıldığı odaya alınmasına müsaade edilmiştir.

Hz. Muhammed (sav.)’in cenaze namazı, cemaatle kılınmamıştır. Her gurup sırasıyla naaşının önüne gelerek ayrı ayrı namazlarını kılmışlardır. Çünkü Peygamberimiz hem sağlığında hem de vefatından sonra kıyamete kadar bütün ümmetin imamıdır. Dolayısıyla cenazesi fert olarak tek başına kılınmıştır.


Leave A Reply