İbnülemin Mahmut Kemal İnal Kimdir? Hayatı ve Eserleri

0
Advertisement

İbnülemin Mahmut Kemal İnal kimdir? İbnülemin Mahmut Kemal İnal hayatı, biyografisi, biyografi alanındaki çalışmaları ve eserleri hakkında bilgi.

İbnülemin Mahmut Kemal İnal

İbnülemin Mahmut Kemal İnal

İbnülemin Mahmut Kemal İnal; (d. 1870, İstanbul – ö. 24 Mayıs 1957, İstanbul), daha çok biyografi alanındaki çalışmalarıyla tanınan tarihçidir.

Yusuf Kâmil Paşa’mn mühürdarlarından olan babası Emin Paşa’dan ve İpekli Tahir Efendi’den aldığı derslerden sonra Arapça ve hat öğrendi. Rahatsızlığı nedeniyle Mülkiye Mektebi’ndeki öğrenimini yarıda bıraktı. Daha sonra Hukuk Mektebi’ne devam etti. Trabzonlu Hüsnü Efendi’den tefsir, hadis ve Farsça dersleri aldı. Fransızca öğrendi. 1889’da Sadaret Dairesi Eyalat-ı Mümtaze ve Muhtare Kalemi’ne atandı.

1892’de Sadaret Mektubi Kalemi’ne geçti. Bir süre Babıâli’deki Teftiş-i Islahat Komisyonu Başkitabeti’nde çalıştıktan sonra yeniden eski görevine döndü. Gerekçe gösterilmeden Eyalat-ı Mümtaze ve Muhtare Kalemi’ne verilmesi üzerine devlet hizmetinden ayrıldı. Bir süre sonra yeniden Sadaret Mektubi Kalemi’ne döndü ve kısa sürede müdür yardımcılığına yükseldi. 1908’de bu kalemin müdürü oldu. Aynı yıl Eyalat-ı Mümtaze ve Muhtare Kalemi müdürlüğüne atandı.

II. Abdülhamid‘in tahttan indirilmesinden (1909) sonra resmi belge ve jurnalleri denetleyen komisyona seçildi. Bu görevi sırasında tarihsel ve siyasal olayları kaynaklarından inceleme olanağı buldu. Evkaf Nazırı Hayri Efendi’nin önerisi üzerine Evkaf-ı İslamiye Müzesi’ni (bugün Türk ve İslam Eserleri Müzesi) kurdu (1914). Daha sonra Şûrayı Devlet üyeliğine, 1921’de Takvim-i Vekayi gazetesi müdürlüğüne, 1922’de de Divan-ı Hümayun benlikçiliğine getirildi. Aynı yıl devlet hizmetinden ayrıldı.

Advertisement

1923’te Tarih-i Osmani Encümeni üyeliğine seçildi. Bu kurulun kaldırılması üzerine İstanbul Darülfünunu’nda kurulan Türk Tarih Encümeni üyeliğine getirildi. 1924’te Düyun-ı Umumiye’de görev aldı; burada dönemin ünlü yazar ve şairleri Halil Nihat (Boztepe), Fazıl Ahmet (Aykaç), Ahmed Haşim ve Hüseyin Daniş ile birlikte çalıştı. Aynı yıl Topkapı Sarayı arşivlerinin tasnifi için kurulan Vesaik-i Tarihiye Tasnif Heyeti başkanlığına getirildi. 1927’de evrakların başvekâlete devredilerek komisyonun kaldırılmasıyla bu görevi sona erdi. Ardından Evkaf-ı İslamiye Müzesi müdürlüğüne atandı ve 1935’te buradan emekli oldu. Daha sonra Kütüphaneler Tasnif İşleri ilmi müşavirliği, kütüphaneler müşavirliği gibi görevlerde bulundu.

Eserleri

Genç yaşta yazmaya başlayan İbnülemin Mahmud Kemal’in ilk yazısı Tarik gazetesinde çıktı. Tercüman-ı Hakikat, Asır, Mütalaa ve Beyanü’l-Hak gazetelerinde yazdı. İlk yazılarında kullandığı İbnülemin adıyla tanındı. Yapıtlarının çoğuna “Kemal” ile başlayan ya da biten adlar koydu. Ahlâk (1891), Hülasa-i Ticaret (1891), Hülasa-i Ziraat (1891), Ravazatü’l-Kemal (1891) ve Menafiü’s-Savm (1892) yayımlanan ilk yapıtlarıdır. Namık Kemal’in Cezmi adlı romanını taklit ederek tarihsel bir öykü olan Sabih’i (1898) yazdı.

Edebiyat, biyografi, bibliyografya ve tarih alanında pek çok araştırma yaptı, bazı konuları aydınlığa çıkaran makale ve kitaplar yazdı. Şair Hersekli Arif Hikmet’in yaşamöyküsünü Kemalü’l-Hikme (1911), II. Abdülhamid’ in kitapçılarından İsmet Efendi’nin yaşam-öyküsünü Kemalü’l-İsme (1912) adlı yapıtlarında yayımladı. Hersekli Arif Hikmet, Şeyhülislam Yahya ve Leskofçajı Galib’in divanlarına, Gelibolulu Mustafa Ali’nin Menakıb-ı Hünerveran (1926), Müstakimzade Süleyman Sadeddin Efendi’nin Osmanlı hattatlarının yaşamöykülerini anlatan Tuhfe-i Hattatın (1928) adlı yapıtlarına özgün girişler yazdı.

Son Asır Türk Şairleri (1930-1942, 12 cüz), Son Sadrazamlar (1940-1953, 14 cüz; 2. baskı 1969, 4 cilt), Tuhfe-i Hattatın’in zeyli olan Son Hattatlar (1955), 18. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarında yaşayan Osmanlı bestecilerinin yaşam ve yapıtlarını tanıttığı Hoş Sadâ (1958) İnal’ın en önemli çalışmalarıdır. Öbür yapıtları arasında Kâmil Paşa’nın Sadareti ve Konak Meselesi (1912), Evkaf-ı Hümâyûn Nezareti’ nin Tarihçe-i Teşkilatı ve Nüzzarın Teracüm-i Ahvâli (1916, Hüseyin Hüsameddin [Yaşar] ile birlikte) sayılabilir.

Advertisement

Leave A Reply