İcra Hukukunda Tebligat – Süreler – Tatil ve Talikler

0

İcra hukukunda tebligat nedir? İcra hukukunda süreler, tatil, talikler nelerdir? İcra Hukukunda Tebligat, Süreler, Tatil ve Talikler hakkında bilgi.

İcra Hukukunda Tebligat – Süreler – Tatil ve Talikler

1. Tebligat

> Hukuki bir işlemin, ilgili kimsenin bilgisine sunulması için yetkili makamın, yasa ve yöntemine (usulüne) uygun bir biçimde yazı ile veya ilanla yaptığı bildirim işlemine tebligat denir. Tebligat icra hukukunda önemli bir yere sahiptir. Çünkü icra hukukunda bazı süreler tebligatın yapılması ile başlamaktadır ve kimi durumlarda icra sürecinin devam edebilmesi tebligatın yapılmış olmasına bağlıdır.

Advertisement

> ilk tebligat işlemlerini ayrıntılı bir şekilde düzenlemiş icraya ait tebliğlerde Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

> Tebligat Kanunu hükümleri bağlamında şu hususlar icra hukuku açısından önemlidir:

***İcra işlerinde tebligat posta ve telgraf teşkilatı veya memur vasıtasıyla yapılır.

Advertisement

***Resmi ve adli tatil günleri ile gece vakti icra tebligatı yapılabilir.

***Tebligat yapılmasını isteyen kimsenin, yapılmasını istediği tebliğin posta giderini ve hatta borçlunun ödeme emrine karşı yapabileceği itirazın kendisine tebliğ giderini ödemesi gerekir. Aksi takdirde tebligat yapılmaz.

***Tebligat tebliğ yapılacak kişinin bilinen son adresine yapılır, bu açıdan adreste tebligat usulü benimsenmiştir.

***Tebliğ yapacak kimse adresinde bulunamazsa, tebligatın muhatabı ile aynı konutta ikamet eden kişilere veya muhatabın hizmetçisine tebligat yapılır.

***Eğer kişinin adresi bilinmiyorsa tebligat ilan yolu ile yapılır.

Advertisement

***Vekil (avukat) ile takip edilen icra işlerinde tebligat mutlaka vekile yapılır, asile (müvekkile) tebligat yapılmaz.

***Usulüne aykırı yapılan tebligat mutlaka geçersiz sayılmaz. Usulsüz yapılan bir tebligat, muhatabınca öğrenilmişse ve muhatap tebliği öğrendiğini bildirmişse usulüne aykırı yapılan tebligat geçerli olur.

Borçlunun komşusuna yapılan tebligat usulüne aykırı olmasına rağmen; borçlu, komşusuna yapılan tebligattan haberdar olmuş ve bundan haberdar olduğunu bildirmişse tebligat usulsüz olmasına rağmen geçerli sayılır.

2. Süreler

> İcra-iflas hukukunda amaç, alacaklının, alacak hakkına mümkün olduğunca süratli bir şekilde kavuşturulmasıdır. Bu açıdan da icra-iflas hukukundaki pek çok işlem süreye tabi kılınmıştır.

İcra dairesi, alacaklı takip talebinde bulunduktan sonra en geç 3 gün içinde ödeme emri düzenleyip borçluya tebliğ etmelidir; borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesinden sonra 7 gün içinde itiraz ve şikayet hakkını kullanmalıdır.

> Bu misallerde olduğu gibi dava açma, haciz isteme, haczin yapılması, satış isteme, satışın yapılması gibi pek çok icra işlemi süreye bağlanmıştır. Buradaki amaç icra işlemlerinin ivedilikle sonuçlanmasını sağlamak için tarafların (borçlu ve alacaklı) ve icra teşkilatının keyfiyetini engellemektir.

> İcra iflas hukukundaki süreler; ilgililer için konulmuş süreler ve icra organları için konulmuş süreler olmak üzere iki başlık altında toplanmaktadır:

***İlgililer için konulmuş süreler: icra takibinin taraflarının (borçlu ve alacaklı) ya da takip ile ilgili üçüncü kişilerin hangi icra işlemlerini hangi süreler içerisinde yapabileceklerini gösteren sürelerdir. Mesela; borçlu ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz hakkını kullanmalıdır. Bu açıdan ilgililer için konulmuş süreler “hak düşürücü”dür.

***İcra organları için konulmuş süreler: İcra organlarının hangi işlemleri, hangi süreler içerisinde yapması gerektiğini gösteren sürelerdir, icra organları için konulan süreler hak düşürücü değildir. Yani bir icra organı belirli bir süre içerisinde yapması gereken bir işlemi sürenin dolmasından sonra yapsa da geçerlidir. Mesela; alacaklının takip talebi ile icra dairesine müracaat etmesinden sonra en geç 3 gün içinde icra dairesi tarafından borçluya ödeme emri gönderilmelidir; ancak 3 günlük sürenin bitiminden sonra icra dairesinin göndereceği ödeme emri de geçerli olacaktır. Burada yalnızca alacaklı ödeme emrinin belirtilen süre içerisinde düzenlenmemesinden dolayı icra mahkemesine başvurarak icra dairesinin işlemi süresi içerisinde yapmamasından dolayı şikayet yoluna gidebilir.

Advertisement

**Sürelerin hesaplanmasında İİK’nin 19. maddesi hükümleri uygulanır. Buna göre:

***Gün olarak belirlenen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz.

**Ay ve yıl olarak belirlenen sürelerde, süre ayın veya yılın kaçıncı günü işlemeye başlamışsa biteceği ay veya yılın aynı gününde sona erer.

***Eğer sürenin biteceği ayda, sürenin başladığı aydaki güne karşılık gelen bir gün yoksa süre o ayın son günü biter.

***Sürenin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa süre, tatili takip eden günde biter.

***Süre son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.

> Resmi tatil günleri de süreye dahildir. Yani sürenin içinde kalan resmi tatil günleri de hesaplanır ve bundan dolayı süre uzatılmaz.

> İcra (ve iflas) dairelerinde, icra mahkemelerinde adli tatil hükümleri uygulanmaz; yani icra iflas daireleri ile icra mahkemeleri adli tatilde de çalışırlar, bu nedenle adli tatil hükümlerinin icra-iflas hukukundaki sürelere etkisi yoktur.

> Sürelerin başlamasına ilişkin genel bir düzenleme yoktur. Sürelerin öğrenme, tebliğ, tefhim, verilmiş olan kararın veya hükmün, duruşmada hazır bulunan taraflara yargıç tarafından sözle bildirilmesi ya da ilan edilmesi ile başladığı haller mevcuttur.

Advertisement

> İİK’nin 20. maddesi uyarınca süreler kesindir, kanunda belirtilen sürelerin değiştirilmesine yönelik yapılan sözleşmeler hükümsüzdür. Sürelerin değiştirilmesine yönelik sözleşmeler icra organları tarafından dikkate alınmaz, icra organları sürelere uyulup uyulmadığını kendiliğinden gözetir. Sürelerin sözleşme ile değiştirilmemesine ilişkin İİK’nin 20. maddesine bir istisna getirilmiştir; herhangi bir sürenin geçmesinden faydalanma hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir.

3. Tatil ve Talikler

> Tatil saat ve günlerinde ve borçlunun tutuklu veya ağır hasta olması gibi bazı zor durumlarda, borçluya icra takip işlemleri yapılamaz, işte borçluya karşı icra takip işlemlerinin yapılamadığı bu dönemler icra ve iflas hukukunda tatil ve talik halleri olarak adlandırılmaktadır. Tatil ve talik hallerinin neler olduğundan bahsedilmeden önce açıklığa kavuşturulması gereken konu “icra takip işlemi”nden ne anlaşılması gerektiğidir.

> Bir işlemin icra takip işlemi sayılabilmesi için şu üç özelliğe sahip olması gereklidir:

***İşlem icra organlarınca yapılmalıdır.
***İşlem borçluya karşı yapılmalıdır.
***İşlem cebr-i icra sürecinin işlemesini sağlayıcı nitelikte olmalıdır.

> Bu üç özellikten hareketle icra takip işleminin tarifi şöyle yapılabilir: Cebr-i icra organları tarafından, cebr-i icra sürecinin işlemesine yönelik; yani alacaklının alacak hakkına kavuşmasını sağlamayı amaçlayan ve borçluya karşı yapılan işlemlere icra takip işlemi denir.

a. Tatiller

> İİK’ye göre belirli günler ve günün belli saatleri tatil kavramına dahil olmaktadır. Buna göre tatil saatlerinden anlaşılması gereken gecedir.

> İİK’ye göre gece güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadar ki süre olarak tarif edilir. Gece vakti hiçbir icra takip işlemi yapılamaz. Ancak bu kuralın istisnaları vardır:

***Gece iş görülen yerlerde (gece kulübü, bar, sinema, tiyatro) hasılat haczi yapılabilir.
***Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti haciz yapılabilir.
***Gündüz başlayan hacze gece devam edilebilir.

> Tatil günleri ile kastedilen ise resmi tatil günleridir. Buna göre resmi tatil günlerinde icra takip işlemi yapılamaz. Bu kuralın da istisnaları vardır:

Advertisement

***Resmi tatil günlerinde haciz yapılabilir.
***Resmi tatil günlerinde muhafaza tedbirleri alınabilir.
***Resmi tatil günlerinde tebligat yapılabilir.

> Sonuç itibariyle gece (tatil saatleri) ve resmi tatil günleri kural olarak icra takip işlemi yapılamaz. Ancak bu kuralın istisnaları vardır. Bunu şu şekilde özetlemek mümkündür:

Tatil saatleri (gece vakti)Tatil günleri (resmi tatiller)
Kuralİcra takip işlemi yapılamaz.İcra takip işlemi yapılamaz.
İstisna1. Gece çalışan yerlerde hasılat haczi yapılabilir.1. Haciz yapılabilir.
2. Gündüz başlayan hacze gece devam olunabilir.2. Tebligat yapılabilir.
3. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece haciz yapılabilir3. Muhafaza tedbirleri alınabilir.
4. Tebligat yapılabilir.

b. Talik (Erteleme) Halleri

> İİK’de belirtilen şu hallerde icra takip işlemi yapılamaz, ki bunlara talik halleri denir. Bu haller şunlardır:

***Borçlunun eşi, kan ya da sihri hısımlarından altsoy ve üstsoyundan birisinin ölmesi halinde icra takip işlemi yapılamaz. İcra takip işlemleri 3 gün süreyle ertelenir.

***Borçlunun ölümü halinde mirası kabul eden mirasçılara karşı icra takip işlemleri 3 gün için ertelenir. Mirasçı mirası reddetmemiş veya açıkça kabul etmemişse Medeni Kanun’da belirtilen süreler boyunca icra takibi ertelenir. (Kabul edene veya reddedene dek 3 ay beklenir.)

***Borçlunun tutuklu veya hükümlü olması halinde icra takip işlemleri ertelenir.

***Borçlunun asker olması halinde icra takip işlemleri ertelenir.

***Borçlunun ağır hasta olması halinde icra takip işlemleri ertelenir.

***Konkordato mühleti verilmesi halinde icra takip işlemleri ertelenir.

Advertisement

***İflasın ertelenmesine karar verilmesi halinde icra takip işlemleri ertelenir.

***Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin yeniden yapılandırılmasında icra takip işlemleri ertelenir.

***Olağanüstü hallerde icra takip işlemleri ertelenir.

> Talik halleri genel talik halleri ve özel talik halleri olmak üzere iki başlık altında da incelenmektedir.

Genel talik halleri

1. Borçlunun ölümü

2. Borçlunun karı, koca veya sihri yoldan usul veya füruundan birisinin ölümü

3. Borçlunun ağır hastalığı

4. Borçlunun tutuklu olması

Advertisement

5. Borçlunun hükümlü olması

6. Borçlunun asker olması

Özel talik halleri

1. Konkordato mühleti

2. İflasın ertelenmesi

3. Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yolu ile yeniden yapılandırılması

4. Olağanüstü haller (yangın, sel, deprem gibi)

c. Tatil ve Taliklerin Sürelere Etkisi

> Resmi tatil günlerinin sürelerin işlemesine etkisi yoktur. Yalnızca sürenin son günü (bitimi) resmi tatil gününe rastlarsa süre resmi tatili takip eden gün sona erer.

> Talik hallerinin sürelerin işlemesine etkisi yoktur. Fakat sürenin bitimi (son günü) talik gününe rastlarsa, süre talikin (ertelemenin) bitiminden sonra bir gün daha uzatılır.

Advertisement


Leave A Reply