III. Ahmet Dönemi

0
Advertisement

Osmanlı İmparatorluğu tarihinin önemli padişahlarından birisi kabul edilen III. Ahmet dönemi siyasi olayları, savaşları ve özellikleri hakkında bilgiler.

III. AhmetIII. AHMET DÖNEMİNİN SİYASAL OLAYLARI (1703-1730)

Karlofça ve İstanbul Antlaşmalarıyla önemli toprak kaybına uğrayan Osmanlı Devleti, XVIII. yüzyılda kaybettiği bu topraklarını geri alma siyaseti izledi. Bu nedenle Ruslarla, Venediklilerle, Avusturya ile savaştı. Doğuda ise İran’la mücadele etti. Ancak, istediği sonucu elde edemediği gibi birçok yer daha kaybetti.

Çar I. Petro’nun reformları sonucu Rusya kısa sürede güçlü bir devlet haline gelmişti. Daha önceleri içine kapanık ve güçsüz bir devlet olan Rusya bu dönem ve sonrasında Avrupa siyasetinde söz sahibi olmaya başladı.

XVIII. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti’nin önemli düşmanları arasına artık Rusya da katılmış oluyordu. Hatta Osmanlı Devleti açısından XVIII. Yüzyıl, neredeyse bir Osmanlı-Rus mücadelesi yüzyılı olmuştur.

Prut Savaşı (1711)

Advertisement

a. Rusya, bir yandan Karadeniz’e açılmak, öte yandan Baltık kıyılarına yerleşmek ve Balkanlar yoluyla da Akdeniz’e inmek amacındaydı.

b. Baltık kıyıları için İsveç’le savaştı. I. Petro’nun, İsveç Kralı XII. Şarl’ı (Demirbaş Şarl) yenmesi ve XII. Şarl’ın Osmanlılara sığınması üzerine Rusya’nın takip bahanesiyle Osmanlı topraklarına saldırması üzerine Osmanlı ilişkileri iyice bozuldu.

c. Öte yandan Rusların Slav ve Ortodoks olan Sırplarla, Bulgarları, Osmanlılara karşı kışkırtması üzerine Osmanlılar, Ruslara savaş açtılar.

Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa’nın komutasındaki ordu, Rus ordusunu Prut ırmağı kıyısında sardı. Osmanlılar üstün durumda olmalarına rağmen yeniçerilerin gayretsizliği yüzünden iki başarısız saldırıdan sonra Rusların barış isteği kabul edildi.

Advertisement

Prut Antlaşması (1711)

1. İstanbul Antlaşması ile Rusya’ya bırakılan Azak Kalesi, Osmanlı Devleti’ne geri verilecekti.

2. Ruslar, Lehistan ve Kırım Hanlığı’nın iç işlerine karışmayacaklardı.

3. İsveç Kralı XII. Şarl, serbestçe ülkesine dönebilecekti.

4. Ruslar, İstanbul’da devamlı bir elçi bulundurma haklarından vazgeçeceklerdi.

Önemi :

Advertisement

a. Kutsal ittifak’a indirilen ilk büyük darbedir.

b. İstanbul Antlaşması’yla kaybedilen bazı yerler geri alındı. Karlofça Antlaşmasıyla kaybedilen diğer yerlerin de geri alınabileceği umudu doğdu.

OSMANLI – VENEDİK VE AVUSTURYA SAVAŞLARI

Mora Yarımadası, Karlofça Antlaşmasıyla Venediklilere bırakılmıştı.

Advertisement

• Venedik’in Karadağ’da isyan başlatması

• Osmanlı yolcu ve ticaret gemilerine zarar vermesi

üzerine savaş açan Osmanlılar, üst üste başarılar kazanarak Mora’yı geri aldılar (1715).

Bunun üzerine Avusturya, Osmanlı Devleti’ne bir ültimatom vererek Dalmaçya kıyılarında Venedik’ten alınan yerlerin geri verilmesini, aksi halde Karlofça Antlaşması’nın bozulmuş sayılacağını bildirdi, isteği kabul edilmeyince Osmanlı-Avusturya savaşları başladı.

Advertisement

Sadrazam, komutasındaki ordu ile Macaristan’a girdi. Petervaradin’de yapılan savaşta Osmanlılar yenildiler. Sadrazam şehit düştü. Osmanlı ordusu dağıldı.

Yeni Sadrazam Damat İbrahim Paşa’nın barış istemesi ve İngiltere ile Hollanda’nın araya girmesiyle Pasarofça Antlaşması imzalandı.

Pasarofça Antlaşması (1718)

1. Mora yarımadası Osmanlılarda kaldı.

2. Hersek ve Dalmaçya taraflarındaki bazı kaleler Venedik’e bırakıldı.

Advertisement

3. Temeşvar, Belgrad ve Eflak’ın batı bölümü ve Kuzey Sırbistan, Avusturya’ya terk edildi.

Önemi

a. Balkanların Avrupa’ya açılan kapısı durumunda olan Belgrat’ın, Avusturya’ya bırakılması, buradaki güçler dengesini değiştirdi. Avusturya artık yönünü Osmanlı Devleti’ne çevirdi.

b. Bu antlaşmadan sonra Osmanlılar yirmi yıl kadar Batı’da savaş yapmadılar. Bu süre içinde iranlılarla savaştılar.

Advertisement

c. Pasarofça Antlaşması’na aracılık ettikleri için İngiltere ve Hollanda’ya bazı ticari ayrıcalıklar verildi.

Bu arada Avusturya ve Rusya, Osmanlılara karşı gizli bir antlaşma yaptılar ve aralarında bir bağlaşma kurdular. Bu bağlaşma gereğince her iki devlet, savaşta Osmanlılara karşı birlikte hareket edecekti.

Aynı zamanda III. Ahmet döneminde lale Devri denilen bir devir yaşanmıştır. Bu devrin tek faydası ise ilk matbaanın kurulmasıdır.

Osmanlı – İran Savaşları

Nedenleri

Advertisement

1. Avusturya’ya bırakılan toprakları telâfi etmek

2. iran’daki iç karışıklıklardan yararlanmak

3. Şiilerin, sünnilere yaptıkları baskılara son vermek

4. iran’daki iç karışıklıklardan yararlanmak üzere harekete geçen Rusya’ya engel olmak vb. amaçlarla

Advertisement

İran üzerine yapılan seferde Tiflis ve Hoy ele geçirildi.

Bu esnada Ruslar da Derbent ve Bakü’yü ele geçirdiler.

Osmanlılar, Rusların güneye inmesini engellemek amacıyla savaş açmayı düşündülerse de, Fransa’nın aracılığı ile Osmanlılarla Ruslar arasında İstanbul Antlaşması imzalandı (1724).

Yapılan antlaşmaya göre :

Advertisement

Osmanlılarla Ruslar, İran topraklarını aralarında paylaştılar.

İran bu antlaşmayı kabul etmeyince Osmanlı-İran savaşları yeniden başladı. Osmanlılar başlangıçta bazı başarılar elde ettilerse de sonraki dönemlerde yenilgiler almaya başladılar.

Patrona Halil İsyanı

ibrahim Paşa’nın güttüğü politika ve Lâle devri yaşamının halkta oluşturduğu hoşnutsuzluğa, İran savaşlarında uğranılan başarısızlıklar da eklenince, İstanbul’da büyük bir isyan çıktı.

Patrona Halil isyanı denilen bu ayaklanmada isyancılar, zenginlerin saraylarını, eğlence yerlerini yakıp yıkarak önlerine çıkanı öldürdüler. Damat ibrahim Paşa da öldürüldü.

Advertisement

Padişah III. Ahmet, tahttan inerek yerini I. Mahmut’a bıraktı. Böylece Lâle Devri sona erdi(1730).


Leave A Reply