İngilizce Must Cümle Örnekleri – Must İle İlgili İngilizce Cümleler

0
Advertisement

İçinde must geçen ingilizce örnek cümleler ve anlamları. Must ile ilgili ingilizce cümle örnekleri, must cümle içinde kullanımı.

İngilizce Must Cümle Örnekleri

İngilizce Must Cümle Örnekleri

  1. ****The school is at 8 o’clock. You must get up early.
    Okul saat 8’de. Erken kalkmalısın.
  2. ****If you want to finish your school, you must work harder.
    Eğer okulunu bitirmek istiyorsan daha fazla çalışmalısın.
  3. ****It is raining. We must take our umbrellas if we don’t want to get wet.
    Yağmur yağıyor. Eğer ıslanmak istemiyorsak, şemsiyelerimizi almalıyız.
  4. ***I haven’t phoned my mother for a week. I must call her tonight.
    Annemi bir haftadır aramadım. Onu bu gece aramalıyım.
  5. ***She is very ill. You must take her to a doctor.
    O çok hasta. Onu bir doktora götürmelisin.
  6. ***You must help your mother in the kitchen.
    Annene mutfakta yardım etmelisin.
  7. ***The children must wash their faces every morning.
    Çocuklar her sabah yüzlerini yıkamalılar.
  8. ****I look awful. I must brush my hair and make up.
    Çok kötü görünüyorum. Saçlarımı taramalı ve makyaj yapmalıyım.
  9. ****Zeki is very bad at math. He must study math.
    Zeki matematikte çok kötü. Matematik çalışmalı.
  10. ***My grandmother must take her pills.
    Anneannem haplarını içmeli.
  11. ***I am very tired. I must rest.
    Çok yorgunum. Dinlenmeliyim.
  12. ***When you come to Izmir again, you must come and see us.
    İzmir’e tekrar geldiğiniz, gelip bizi görmelisiniz.
  13. ***Don’t tell anybody what I said. You must keep it as a secret.
    Sana söylediğimi kimseye söyleme. Onu bir sır olarak saklamalısın.
  14. ****We have’nt got much time. We must hurry.
    Fazla zamanımız yok. Acele etmeliyiz.
  15. ***You have been travelling all day. You must be very tired.
    Tüm gün boyunca yolculuk yaptın. Çok yorgun olmalısın.
  16. ***The phone rang but I didn’t hear it. I must have been asleep.
    Telefon çalmış ama duymamışım. Uyuyalamış olmalıyım.
  17. ***That restaurant must be very good. It’s always full of people.
    O restaurant iyi olmalı. Her zaman insanlarla dolu.
  18. ***You got here very quickly. You must have walked very fast.
    Burada çok çabuk geldin. Çok hızlı yürümüş olmalısın.


Leave A Reply