İrlanda Edebiyat Rönesansı

0
Advertisement

İrlanda Edebiyat Rönesansı ne zaman gerçekleşmiştir, özellikleri, öncüleri kimlerdir? İrlanda Edebiyat Rönesansı hakkında bilgi.

İrlanda Edebiyat Rönesansı

İrlanda rönesansı, İrlanda edebiyatında 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında yaşanan canlanmadır. Siyasal alandaki milliyetçi akımlarla birlikte gelişmiştir. İrlanda dili ve edebiyatının, tarih ve kültürünün Gael kökenlerine duyulan ilgi, edebiyattaki bu canlanmanın beslendiği kaynağı oluşturmuştur. Standish James O’Grady’nin eski kahramanlık efsanelerine yer veren History of Ireland (1880; İrlanda Tarihi) ve Douglas Hyde’ın A Literary History of Ireland (1899; İrlanda Edebiyatı Tarihi) gibi yapıtları ile İrlanda dili ve kültürünü canlandırmak için 1893’te kurulan Gael Birliği’nin doğurduğu milliyetçi hava da, İrlanda rönesansının gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır.

İrlanda rönesansının başını çeken ilk yazarlar, İrlanda’nın geçmişini yücelten ve Gael şiirinin gizemli havasını ve müzikselliğini taşıyan zengin ve coşkulu bir şiir yarattılar. Genellikle ayrıcalıklı sınıftan olan bu şairler, hem İngiliz şiirinin kalıplarını ustaca kullanabiliyorlar, hem de kendi halindeki İrlanda köylülerinin alçakgönüllü yaşamım ve İrlanda’nın doğal güzelliklerini yücelten lirik şiiri iyi biliyorlardı.

Bir süre sonra bu şairler, William Butler Yeats’in önderliğinde güçlü bir hareket oluşturdular. Yeats, ilk İrlanda ulusal tiyatrosu olan Abbey Tiyatrosu’nun kurulmasında önemli bir rol oynamasına karşın, yalnızca birkaç oyun yazdı; bu oyunlar, çok güzel ama sahnelenmesi çok güç yapıtlardı. Abbey Tiyatrosu’nun kurulmasına emeği geçen bir başka yazar da Lady Gregory’ydi. Tiyatronun yönetimini üstlenen Lady Gregory, birçok oyun da yazdı; bunların çoğu, köylülerin yaşamım konu alan komedilerdi. 1898’de kurulan İrlanda Edebiyat Tiyatrosu da köylülerle ilgili oyunlara ağırlık verdi. İrlanda rönesansının en büyük yazarı ise, köylü lehçesiyle çok güzel ve güçlü oyunlar yazan John Millington Synge’di. Sonraki yıllarda tiyatroda gerçekçilik, özellikle de köy gerçekçiliği egemen oldu. İlk gerçekçiler arasında The Lost Leader (1918; Yitirilen Önder) adlı siyasal oyunu ve The Whiteheaded Boy (1916; Beyaz Başlı Çocuk) adlı komedisiyle tanınan Lennox Robinson ve The Briary Gap’in (1917; Fundalıklar Arasındaki Yol) yazan T.C. Murray yer alıyordu. Köy gerçekçiliğine karşı çıkan Sean O’Casey de Dublin’in kenar mahallelerini anlatan üç önemli oyun yazdı: The Shadow of a Gunman (1923; Silahşörün Gölgesi, 1990), Juno and the Paycock (1924; Dünyanın Düzeni, 1965) ve The Plough and the Stars (1926; Saban ve Yıldızlar).

Şiir alanında Yeats’in yanı sıra, aynı zamanda bir mistik, yurtsever ve tarım reformcusu olan George Russel kalıcı etki bırakan yapıtlar ortaya koydu. Genç kuşak şairler arasında ise Padraic Colum, Austin Clarke, Seumas O’Sullivan (James Sullivan Starkey), F.R. Higgins ve Oliver St. John Gogarty önem kazandı. Patrick Henry Pearse, Thomas MacDonagh ve Joseph Plunkett gibi şairler, İrlanda cumhuriyetçi hareketinin sözcülüğünü üstlendiler ve Paskalya Ayaklanması’na katıldıkları için 1916’da idam edildiler.

Advertisement

Düzyazı edebiyatın en önemli ürünleri ise, Emily Lawless ve O’Grady’nin tarihsel öyküleriydi. James Stephens öykü ve şiirleriyle dikkati çekti.


Leave A Reply