İshak Paşa Kimdir? Osmanlı Sadrazamının Hayatı Dönemi ve Eserleri

0

İshak Paşa kimdir ve ne yapmıştır? Osmanlı Sadrazamlarından İshak Paşa ‘nın hayatı, dönemindeki önemli olaylar, yaptırdıkları eserleri hakkında bilgi.

İshak Paşa Külliyesi

İshak Paşa Külliyesi

İshak Paşa

İshak Paşa (d.? – ö. 1497, Selanik) II. Mehmed saltanatında 1469-1472 yılları arasında ve II. Bayezid saltanatında 1481-1482’de sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Advertisement

Aslen Rum olup, Enderun’da Müslüman olarak yetiştirilen İshak Bey, Sultan İkinci Murat Han zamanında hazinedarlıktan vezirliğe yükseldi.

İstanbul’un fethi sırasında Anadolu beylerbeyiydi. Fetihten sonra iki sene kadar sadaret vekilliği yaptı ve 1455’te bu görevini Mahmut Paşaya devretti. 1470’te Rum Mehmet Paşanın görevine son verilmesi üzerine vezir-i azam oldu. Bu sıralarda Anadolu’da başkaldıran Karaman ve Germiyanoğulları’nın hareketi bastırıldı. Anadolu’daki Aksaray kasabasından bazı sanat erbabı, ailesi ile birlikte İstanbul’a getirilip yerleştirildi ve buraya Aksaray denildi.

İshak Paşa, 1472’de Akkoyunlu üzerine yapılacak seferden önce görevden alınıp, sadarete ikinci defa Mahmut Paşa getirildi.

İkinci Sadareti

Sultan İkinci Bayezid‘in tahta geçmesinden sonra, 1481’de tekrar sadrazamlığa getirilen İshak Paşa, 1492 senesine kadar hizmet gördükten sonra, emekli olarak Selanik sancağına gönderildi. 1497’de, orada vefat etti. İshak Paşanın İnegöl’de medresesi, İstanbul Ahır kapı civarında bir camisi vardır. Caminin etrafındaki mahalle, kendi adı ile anılmaktadır.

Advertisement

Bunlar dışında Selanik’te bir imaret ve başka hayratlar da yaptırmıştır.

İshakpaşa Sarayı

İshakpaşa Sarayı

İshakpaşa Sarayı; Ağrı İli nin, Doğubeyazıt İlçesinin 8 km güneydoğusunda, çevreye egemen bir kayalık üzerinde yer alır. İshak Paşa ile ilgili bilgiler az ve kuşkuludur. Bununla birlikte sarayın yapımına Çıldır Atabeylerinin Çolak Abdi Paşa tarafından başlandığı ve aynı aileden küçük İshak Paşa’nın 1784’te tamamlattığı bilinir.

SARAYIN HARİTASI:

Yapı topluluğu iki avluyla bunları çevreleyen 366 oda, cami, divan odası, fırın, mutfak, ahırlar ve hamamdan oluşur. Sarayın cami dışındaki yıkık bölümleri ilk kez 1950’de küçük çapta onarılmaya başlandı. Saraya, doğru cephesindeki kabartma bezemelerle süslü kapısından girilir. Selçuklu taş oyma sanatının tüm inceliğini yansıtan bu kapıdan birinci avluya geçilir. Büyük bir bölümü yıkılmış olan bu avluda saray hizmetlerinin görüldüğü tavlalar ve iç oğlanlarının odaları yer alır. Buradaki öteki anıtsal kapıdan ve 10 m uzunluğunda tonozlu bir geçitten ikinci avluya girilir. Sağda selamlık cami ve türbe; karşılarında harem ve mutfaklar vardır. Selamlığın en önemli bölümünü oluşturan Divan salonu 20×30 m ölçüsünde olup duvar ve döşemesi kesme taştandır.

Advertisement

Duvarlar eski yazılı ayet ve beyitlerle bezelidir. Yapı topluluğunun sağında yer alan ve minaresiyle saray görünümünü etkileyen cami dört köşe planlıdır. Kubbe Orta Asya İslâm yapılarını hatırlatır. Ayrıca köşelerde dört küçük kule vardır. Kubbenin içerisi renkli kalem işleri, öteki bölümleri de bitkisel motiflerle süslüdür. Son cemaat yeri kapalı, kadınlar mahfeli de haremle bağlantılı balkon görünümündedir. Mihrap önünde yer alan türbe, Anadolu Selçuklu türbe geleneğini sürdüren bitkisel ve geometrik motiflerle bezelidir. Çolak Abdi Paşa ile İshak Paşa’nın yakınları da burada gömülüdür.


Leave A Reply