İslam Düşüncesinde Yorum Farklılıkları ve Sebepleri

0
Advertisement

İslam düşüncesinde yorum farklılıkları nelerdir, neden meydana gelir? İslamda yorum farklılıklarının sebepleri hakkında bilgi.

İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUM FARKLILIKLARININ SEBEPLERİ

Hz. Muhammed yaşadığı sürece gerek Kur’an’ın anlaşılıp yorumlanmasında gerekse diğer dini problemlerin çözümünde Müslümanlar tarafından tartışmasız tek yetkiliydi. İnsanlar onun açıkladığından başka bir yoruma ihtiyaç duymazlardı. Ancak Hz. Muhammed‘in vefatından sonra değişik nedenlere bağlı olarak farklı yorumlar oluşmaya başlamış ve çeşitli ekoller oluşmuştur.

Bunun sonucunda;

► Siyasi-itikadı yorumlar,

Advertisement

► Ameli-fıkhi yorumlar,

► Tasavvufi yorumlar ortaya çıkmıştır.
Dini anlamadaki yorum farklılıkları düşünce zenginliği, dini anlama ve yorumlamada kolaylık ve farklı seçeneklerin ortaya çıkmasını sağlar.

İslam Düşüncesinde Yorum Farklılıklarının sebepleri

İnsan Yapısından Kaynaklanan Sebepler: Dinin anlaşılması ve algılanması, kabiliyet, ilgi, ihtiyaç ve beklenti gibi kişilik farklılıklarından az da olsa etkilenir. Bu nedenle farklı yorumlar ortaya çıkabilir.

Advertisement

Dini Metinlerden Kaynaklanan Sebepler: Vahyin kullandığı üslup ve anlaşılması kolay olmayan “müteşâbih” ayetler dinin yorumlanmasında farklılaşmaya neden olan sebeplerdendir.

Sosyal Sebepler: Toplumlar kendi sosyal yapısına uygun dinî bir yaşam biçimi geliştirir. Bu da her toplumda farklı din anlayışının gelişmesine sebep olur.

Kültürel Sebepler: İslam coğrafyasının genişlemesiyle birçok kültürle karşılaşılmıştır. Müslüman olan halklar kendi kültür ve inançlarını kolay kolay terk etmemiş, yeni inancını eski inanç ve kültürüyle yorumlamaya çalışmıştır. Bu durum farklı yeni yorumlara neden olmuştur.

Coğrafi Sebepler: Coğrafi nedenlerden kaynaklanan yaşam biçimlerindeki çeşitlilik ister istemez dini yaşantıda kendini göstermiştir. Örneğin; kıyafet, yemek kültürü, gelenek ve görenekler dinî yaşamda farklılık gösteren birkaç örnektir.

Advertisement

Siyasi Sebepler: İtikadi-siyasi mezheplerin doğuşunda en önemli sebeptir. Kimin halife olacağı, şartlarının ne olduğu, bu nedenle çıkan savaşlarda ölen ve öldürenin durumunun ne olacağı gibi konularda farklı yorumlar yapılmış ve neticede gruplaşmalar oluşmuştur.

İSLAM DÜŞÜNCESİNDE İTİKADİ-SİYASİ YORUMLAR

Haricilik: Hz. Ali ile, Şam Valisi Muaviye arasında yaşanan Sıffın Savaşı’ndaki Hakem Olayı ile tarih sahnesine çıkan ilk siyasi mezheptir. Hz. Ali’nin uygulamalarını beğenmeyerek ondan ayrılanların oluşturduğu bu mezhep dinî bir hüviyet kazanmasına rağmen tarih sahnesinden silinmiştir.

Şiilik: Hilafetin kıyamete kadar Hz. Ali ve soyundan gelenlere aittir görüşüyle ortaya çıkan siyasi mezheptir.

Advertisement

Şii inancında, on iki imama inanmanın iman esaslarından olduğu (imamet), onların günah işlemediği (masum, ismet), hilafetin Hz. Peygamber tarafından Hz. Ali ve soyundan gelenlere ait olacağı vasiyeti (vasiyet), inancın bazı durumlarda gizlenebileceği (takiyye) ve on ikinci imamın tekrar geri döneceği (rucü’) inancı vardır.

Mutezile: Vasıl bin Ata’nın görüşleri etrafında şekillenen ve akılcılığı ön plana çıkaran mezheptir. Büyük günah işleyen ne mümindir ne de kâfirdir görüşü önemli görüşlerindendir.

Maturidilik: islam inanç esaslarını akılla tevil eden “iyi ve güzel, kötü ve çirkin akılla bilinebilir” düşüncesiyle kendinden söz ettiren mezheptir. Türkler itikadi mezhep olarak Maturidilik mezhebini benimser.

Eş’arilik: Temel görüşlerinden bazıları şunlardır: İyi ve güzel, kötü ve çirkin akılla değil vahiyle bilinir. Allah, ahirette müminlerce görülecektir. Kendilerine din ulaşmayanlar, sorumlu tutulmayacaktır.

Advertisement

İSLAM DÜŞÜNCESİNDE AMELİ-FIKHİ YORUMLAR

Peygamberimizin vefatından sonra sebepleri anlatılan nedenlerden dolayı dinin uygulanması bölümü olan fıkhi sahada da farklı yorumlar yapılmıştır. Bu yorumlar ameli-fıkhi mezhepleri doğurmuştur.

İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLARI BİRLEŞTİREN UNSURLAR

İslam düşüncesinde farklı yorumlar inanç ve ibadet esaslarında değil, onların uygulama şekillerinde-dir. Tevhit, nübüvvet, Kur’an-ı Kerim ve ahiret konuları birleştirici temel unsurlardır.

Advertisement

Tevhit: “Lâ ilahe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur.) şeklinde ifade edilen tevhit, Allah’ın varlığı, birliği ve tüm sıfatlarıyla eşsiz olduğu, tartışmasız inançlardır. Tevhit ilkesi tüm mezheplerde esastır.

Nübüvvet: Tüm mezhep imamları yorumlarını yaparken peygamberliğin hak olduğunu, özelliklerini, getirdikleri esasları kabul etmiş ve yorumlarını buna göre yapmıştır.

Kur’an-ı Kerim: Kur’an’ın Allah kelamı olduğu, hak yolu gösterdiği, değişikliğe uğramadığı ve uğramayacağı, önemini her çağda koruduğu, okunması ve incelenmesi ibadet olduğu ve Peygamberimize gönderilen en büyük mucize olduğu gibi konularda İslam düşüncesinde farklı yorumlara rastlanmaz.

Ahiret: Kur’an’da “kavuşma günü”, “hesap günü” ve “din günü” diye nitelendirilen ahiret inancı İslam düşüncesinde birleştirici bir temel ilkedir. Ahiretin evreleri olan kıyamet, yeniden diriliş, hesap, cennet ve cehennem gibi konularda görüş birliği vardır.

Advertisement

Yorum yapılmamış

  1. gerçekten çok yardımcı oldunuz çok teşekkür ederim ALLAH RAZI OLSUN
    emeiği geçenlerinde ellerine sağlık 🙂 🙂

Leave A Reply