İslamda Cömertlik Nedir?

0

İslamiyette cömertlik nedir, nasıldır? İslamda cömertliğin ve paylaşmanın önemi, hakkında bilgi.

comertlikİslamda Cömertlik

Advertisement

Eski kuşakların “sehâ-sehavet” dedikleri cömertlik: el açıklığı, insanlara —onların gereksinmelerini bildirmelerine fırsat dahi vermeksizin— yardımda bulunma durumudur. Arapçada buna “cûd” da derler. Hattâ : “El-cûdu mine ‘l-mevcûd = cömertlik ancak varlıktan (varlık sahibi olunursa olabilir)” deyimi eskiden halk arasında meşhurdu.

Vaktiyle yapılmış bir sınıflamaya göre cömertliğin dereceleri üçe ayrılmıştır: a. Sehavet; b. Cûd; c. İsâr. Bunları şöylece açıklamışlardır:

a. Bir kişinin malının bir kısmını dağıtarak, diğer bir kısmını da kendisi ve ailesi için geri bırakması suretiyle yaptığı cömertliğe: Sehavet adı verilmiştir,

b. Eğer malın çoğu dağıtılıp arta kalan daha azı da geri bırakılırsa buna da Cûd denilmiştir,

Advertisement

c. Yok büsbütün kendi ihtiyaçlarını dahi gözönünde tutmadan eldeki bütün imkânları başkalarına tahsis etmek suretiyle yapılan büyük fedakârlık da: İsâr diye tanımlanmıştır. Bu esirgemeyip saçmak demektir.

Cömertlik, o haslete sahip kişiyi, muhtaç olanlara, yahut hayır işlerine eldeki imkânlarını, isteyerek, harcamaya özendirir. Bunlar yedirmesini, giydirmesini severler. Hani halkımız çoğu zaman bunlara “gönlü zengin adam” der. Ancak cömertliğin ne israf, ne de cimrilikle ilgisi vardır. Bunlar kötü huylardır ve müsrif de, cimri de toplumun sevmediği, yerdiği tiplerdir. Ama cömert adamı Allahu Taâlâ da, Peygamber de takdir eder, içinde yaşadığı toplum da değerlendirmesini bilir.

İslâm tarihinde ilk büyük cömertlik timsali Hz. Muhammed’tir. Sahabenin tanınmışlarından Câbir (R.A.)’in şöyle dediğini rivâyet ederler: “Allah’ın Elçisinden bir şey isteyip de O’nun yok dediği asla vaki değildir. Varsa verir, yoksa vadederdi”. Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ’dan gelen bir rivâyet de şöyledir: “Resul-i Ekrem, kesenin ağzını bağlama, sonra senin rızkın da bağlanır. Malını kilere kapatma, senin de rızkın kapanır” derlerdi.

Efendimizin birkaç hadis tercümesi:

“İki haslet vardır ki Allah onları sever: Güzel ahlâk ve sahavet. İki haslet daha vardır ki onları da sevmez: kötü ahlâk ve cimrilik. Allah, bir kula hayır murad edince, onu, insanların ihtiyaçlarını gidermekte kullanır.”

Advertisement

“Bol yemek yedirmek, çok selâm vermek ve güzel konuşmak şüphesiz mağfireti celbeden vesilelerdir.” “Şüphesiz sehavetli insan, Allah’a, insanlara, cennete yakın, ateşe uzaktır. Muhakkak cimri insan Allah’tan, insanlardan cennetten uzak, ateşe yakındır. Sehavetli, cömert bir cahil Allah katında cimri bir âlimden daha sevgilidir. Hastalıkların en çirkini cimriliktir.”

Hz. Peygamber’in yukarıda tercümeleri yazılan hadislerine dikkat edilince şu sonuçlar çıkarılabilir.

a. Cenab-ı Hakk, güzel ahlâk ile birlikte cömertliği seviyor. Yani cömertlik bütün güzel ahlâk değerine yakın bir Allah vergisidir, bir mutluluk sebebidir, bir Allah’a yaklaşma çabasıdır.

b. Buna karşılık Allah, kötü ahlâk ile cömertliğin tam karşıtı olan cimriliği de hiç sevmemektedir. Öyle ise Müslümanın ödevi: kötü ahlâk ve cimrilikten sakınmak ve güzel ahlâk ile cömertliğe -tabii elindeki imkânlar ölçüsünde- yönelmektir.

c. İnsanların ihtiyaçlarını gidermekte kullanılan Allah kulu, Hakk’ın kendisi için iyilik murad buyurduğu seçkin bir kuludur.

Advertisement

d. Cömertlik sadece para vermek, mal vermekten ibaret değildir. Misafirlerine veya muhtaçlarına bol yemek yedirmek, elbise giydirmek, yola gideceklerin bazı harcamalarını karşılamak, hastaların tedavi masraflarına yardımcı olmak, okulda öğretimini sürdüren bir gence el uzatmak da cömertlik türünde güzel davranışlar sınıfına girer. Sadece aranacak olan, bunun bir çalım veya yarar için olmaması, Allah rızasının başta gelmesi, amacın el açıklığını ve gönül tokluğunu aksettirebilmesidir.

e. Cömert (sehi) insanı mutluluğa götüren çok neden vardır: İlk önce o, bu sayede, Allah’a yaklaşmış olur; insanlar da onu sever ve en önemli bir husus da cennete yaklaşıp cehennemden uzaklaşmış olur. Cimri de bunun aksine bir duruma düşer. Burada dikkat çekici bir nokta da şudur: Cömertlik o kadar değerli ve övülmeye lâyık bir haslettir ki cömert bir cahil, cimri bir bilginden Allah katında daha sevgilidir. Oysa âlimlik mertebesi Kur’ân ve Hadiste övülmüş ve İslâmiyette şehitlik gibi en yüksek ve üstün bir derecenin timsali olmuştur… Bir de son olarak cömertliğin karşıtı olan cimrilik, pintilik ise bir hastalık olarak gösterilmiştir. Böylece cömertlik takdir ve teşvik edilirken, ona karşı cimrilik de yerilmiştir.

Bu bahiste bir önemli hususu daha hatırlamalıdır ki o da şundan ibarettir: Malı, Allah, insanlara ihtiyaçlarını karşılasınlar diye vermektedir. Para-pul da öyle. Bu bakımdan bunları amaçlarına uygun olarak sarfetmek görevdir. Gerekli olan: parayı, malı harcanması yararlı olan yerde harcamak, koruması uygun düşen yerde de korumaktır. Doğru olan davranış: ne elin çok açık olarak israfa gidilmesidir, ne de avuçların sıkı tutulup pintiliğe düşülmesidir.


Leave A Reply