İslamda Doğruluk ve Dürüstlük

0

İslam dininde doğruluk ve dürüstlük neden önemlidir? İslamda doğruluk ve dürüstlük hakkında Hz. Muhammed’in önderliği, hakkında bilgi.

dogruluk-1İslamda Doğruluk ve Dürüstlük

Advertisement

Cenab-ı Hakk, Kur’ân-ı Kerim’inde, Hz. Muhammed’e ve tabiatıyla onun kişiliğinde bütün mü’minlere şu emri verir: “Emr olunduğun vech ile dosdoğru hareket et”. Hz. Peygamber de kendilerinden: “Ya Resul Allah, bana, İslama dair öyle bir söz söyle ki senden başka birinden bir daha -bu konuda- sormaya muhtaç olmayayım” şeklinde bir ricada bulunan bir sahabisine şu cevabı vermişlerdir: “Amentü bi ‘Allah (Allah’a inandım) de, ondan sonra dosdoğru ol.”

Doğruluk ve doğru söylemek hakkında Kur’ân-ı Kerim’de başka âyetler de vardır. “Ey iman edenler, Allah’tan korkun ve sözü doğru söyleyin” meâlindeki ilâhî emir açıktır. Burada Allah’tan korkan kişinin ilk yapacağı işlerden birinin doğru konuşması, doğru hareket etmesi, doğruluktan ayrılmamasıdır. Doğruluk ve doğru sözlülük önemli bir din buyruğudur. Doğruluğu üstün tutanlar, sözlerinde sebat ederek gerekeni yapanlar, sözleri ve davranışları ile dosdoğru olanlar için Cenab-ı Hakk, müjdeli vaatlerde de bulunmuştur: “Hakikat Rabbimiz Allah’tır deyip de sonra doğruluğu iltizam edenler, onların üzerine korkmayın, tasalanmayın, vaad olunduğunuz cennetle sevinin diye melekler inecektir…” İşte Allah’a inanıp dosdoğru hareket eden ve doğru konuşanlar için vaad olunan cennetden daha yüce müjde, daha güzel ödül olabilir mi? Ve nihayet bu Allah vaadi için ayrıca bir âyet-i kerime’de şu eşsiz mükâfat belirlenmiştir: “Onlara hiç bir korku yoktur; onlar mahzun da olmayacaklardır.”

İslâm Peygamberinin paha biçilmez değerde unutulmaması gerekli hadislerinden doğruluk konusunda başka örnekler de vermek arzumdur. İşte misaller: “Doğruluk, iyiliğe, iyilik te cennete yol açar. Ve kişi doğrulukla hareket ede ede, doğru olur. Yalan, kötülüğe, kötülük de cehenneme yo! açar. Ve kişi yalancılık yapa yapa nihayet Allah’ın katında da yalancılar defterine yazılır.” “Tehlikeyi doğrulukta görseniz de, doğruluğu araştırınız; zira kurtuluş ancak ondadır.” “Dört şey sende olduktan sonra dünyadaki kaybından sana bir zarar gelmez: Emaneti korumak, doğru söylemek, güzel ahlâk ve helâl lokma.”

Yukarıdaki hadisler doğruluğun değerini, önemini, dünya ve ahiret mutluluğunu tadıcı huzurunu, kurtuluş yolu olduğunu gerçekçi bir görüşle ve Efendimizin o müstesna irşatları gölgesinde tesbit etmektedir. İstikametin, bir halkı her bakımdan nasıl bir eğitici güçle geliştirip yücelttiğini, uzak ve yakın tarihten bir çok misallerle ispat müşkül değildir. “Müstakim ol Hazret-i Allah utandırmaz seni” mısraı sadece bir ümidin ifâdesi olmakla kalmaz, bir din gerçeğini de kapsamına alır.

Advertisement

Doğru sözlü ve doğru davranışlı olmak, herkes için gerekli olduğu derecede ve hatta bir bakıma, herkesten fazla tüccarlara tavsiye edilmiştir. Çünkü onların Müslüman topluluğu ile her an temasları ve günlük hayat içinde çok rolleri vardır. Peygamberimiz (S.A.S.) tüccarlara şu anlamda defalarca hitap etmişlerdir: “Ey tüccar topluluğu yalandan son derece sakınınız.” “Doğru olan tacir, kıyamet günü Arş-i A’lânın gölgesi altındadır.”

Bütün bunlara bağlı kalarak ve ayrıca iyi insan olmanın şartları içinde doğru sözlü, doğru özlü, doğru hareketli ve güvenilmeye değer kişilik kazanmanın da büyük önemini hiç bir vakit unutmaksızın, söyleyeceğimiz son söz, yapacağımız son tavsiye şundan ibaret olacaktır: İyi ve erdemli bir Müslüman için -Peygamberimizin irşatları uyarınca- ilk önce Allah’ın birliğine inanmak, sonra da doğruluktan ayrılmamak temel bir din görevidir ve cennete götürecek yollardan bir güzelidir.

Biz doğruluk uğrunda kendimizle bile hesaplaşır, hattâ savaşırsak Allahu Taâlâ da elbette bize yardımcı olur.


Leave A Reply