İsmin Halleri Nelerdir? Örnekler

16

İsmin halleri nelerdir? İsmin hallerinin aldığı ekler, kullanım yerleri, özellikleri, ismin hallerine örnekler, hakkında bilgi.

İsmin Halleri

İsmin Halleri

Türkçede ismin beş farklı hâli vardır:

Yalın hâl
-i hâli (belirtme)
-e hâli (yönelme)
-de hâli (bulunma)
-den hâli (ayrılma)

1. İsmin Yalın Hali

Adın, ad durumu eklerinden birini almamış biçimidir. Ad ve ad görevindeki sözcüklerin taşıdıkları kavramları gösterir; çoğul ve iyelik eklerini alır:

Vapur, kayalık sahilimize uğramaya cesaret edemedi.”
(Güntekin, Bir Kadı)

“İşte eski bir saat kulesinden tatlı bir melodi duyuluyor.”
(Batu, Günleri)

“Anadolu’da çadır ve siperin köy ve kasaba evlerinden daha rahat olduğu cepheler vardı.”
(Atay, Zeytindağı)

“Tepenizde bir yıldız, elinizde bir kâğıt, on gün on gece tek başınıza bütün çöl.”
(Atay, Zeytindağı)

Yalın durumdaki adlar kimi ilgeçlerle tamlama kurar. Bu tür tamlamalara ilgeçli tamlama denir: çocuk için, adam gibi, kürekle gibi.

2. İsmin Belirtme Hali (-i Hali)

Ad durumu eki olan -i ekiyle, adın taşıdığı kavramın etkilendiği belirtilmiş olur. Bu durum eki, ad görevinde kullanılan sözcüklere de gelir. Belirtme durumu eki -i, ulandığı sözcüğün ünlülerine uyar. Yani ünlü uyumuna göre -ı, -i; -u, -ü; -(y)ı, -(y)i, -(y)u, -(y)ü değişikliklerini gösterir.

Geçişli eylemi tümleyerek tümcede nesne görevinde kullanılır:

“Bu geçmiş çağı yaşarken hep o günlerin havasını düşündüm ve yaratıcılarını anlamaya çalıştım.”
(Batu, Günleri)

“Kulaklarına geçmiş kocaman kasketi altında geceyi düşünüyordu.”

Zaman ve yer tümleci görevinde kullanılır: “Otluk bir arsayı geçti”; “Uzaktan evi gördüm”; “En çok baharı severdi” gibi.

3. İsmin Yönelme Hali (-e Hali)

Yönelme durumunda, adın belirttiği kavrama yöneliş, dönüş söz konusudur. Bu durum ada -e ekinin getirilmesiyle sağlanır. Bu ekin ünlü uyumlarına göre değişimleri -e, -a; -(y)e, -(y)a biçimindedir.

“Az önce güzel bir uçak yolculuğundan sonra Viyana’ya geldim.”
(Batu, Günleri)

Köye inene kadar karşılık vermedi.”
(F. Baykurt, Anadolu)

Saate bakmayı filan unutmuşum.”
(F. Baykurt, Sargısı)

“Bahçeden çıkıp okula gittim.”
(F. Baykurt, Sargısı)

“Seninle yazışmaya karar verdim.”
(Kansu, Mektuplar)

Tümcedeki kimi görevleri:

a) Dolaylı tümleç kurar:

Tümcede yaklaşma, varma, yönelme anlatan dolaylı tümleç kurar: eve gitmek, bahçeye çıkmak; Okula gitti; Ağlamaya başlayacaktı gibi.

Amaç ilgisi kurar:

Yönelme durumundaki ad tümcede amaç göstererek yükleme bağlanır.

b) Fiyatla ilgili tümleç kurar:

Beş liraya aldım; Tanesini iki liraya satmış.

c) Zamanla ilgili tümleç kurar:

Bu iş akşama kaldı; İstanbul’a pazara gidecek.

d) Yer ilgisiyle yükleme bağlanır:

Bu kitapları masaya bırakın.

e) İlgeçli tamlama kurar: Yönelme durumu eki almış adlar kimi ilgeçlerle tamlama kurabilir: radyoya göre, akşama dek, eve doğru gibi.

Yönelme durumu eki bazı sözcüklerde iyelik ekiyle kalıplaşarak deyim gibi kullanılır: boyuna söylenmek; kolayına gitmek; suyuna gitmek; başına kakmak; sinirine dokunmak gibi.

Bu durum eki, kişi ve gösterme adıllarına da gelir: bana, sana, ona, kendine, buna, şuna, ona.

Yönelme durumu ekini almış sözcüklerle ikileme kurulur: sırt sırta (vermek), baş başa (vermek), soluk soluğa, sağa sola (gitmek), çoluk çocuğa (karışmak), vara yoğa (üzülmek), kol kola (gezmek), nefes nefese (kalmak) gibi.

Aynı zamanda -en ortaç ekiyle kurulan ikilemelerin ikinci sözcüğü yönelme durumu eki aldığında abartı anlamı veren öbek kurulur: koşan koşana, giden gidene gibi.

4. İsmin Kalma / Bulunma Hali (-de Hali)

Ad ya da ad görevinde kullanılan sözcüklere -de durum ekinin getirilmesiyle anlatılır; kalma, içinde olma bildirir. Bu ekin ünlü uyumlarına göre değişimleri -de, -da ; -te, -ta biçimindedir.

a) Dolaylı tümleç kurar:

“Zira bilirim ki onun bu konuda hiç şakası yoktur.”
(Taner, Tuş)

Dünyada bir tek temiz adam kalmadığına inanmaya başlıyorum.”
(Güntekin, Damga)

“Uzunca bir yolculukta yanımıza, karşımıza düşerse konuşma ihtiyacınızı zahmetsizce tatlı tatlı temin edeceğinize inanırsınız.”
(Karay, Hayatımız)

“Günün birinde kalabalık bir sokakta arabayla gidiyorduk.”
(A.Ş. Hisar, Çamlıca)

“En güzel düşünceler masalarda, kitap sayfalarında kalmış.”
(Kansu, Mektuplar)

b) Yer ve içindelik bildirir: Türkiye’de, evde, Ankara’da, yamaçta, güneşte gibi.

“Gün oldu, güneşin, bulutların altında tarlada, çayırda çalıştım.”
(Akçam, Köyden)

c) Zaman tümleci kurar: Saat dokuzda geldi; Okulu 23 yaşında bitirdi gibi.

“Baharda ilk tomurcuklanıp yapraklanan, sarı çiçeğini ilk açan karaçalıdır.”
(Y. Kemal, İ. Memed)

ç) Oluş biçimi: bir nefeste, ilk görüşte gibi.

d) Kalma durumundaki adlar, tamlama da kurar ölçü ve durum bildirir: ev boyunda ağaç; ceviz büyüklüğünde dolu; bilek kalınlığında su; kar aklığında çamaşır; senede bir gün; yılda üç kez; gözde sanatçı; çantada keklik; sözde çocuk gibi.

e) Sayılarla tamlama kurar:

Sayılara gelerek ölçü, yüzde bildirir: onda bir, üçte iki, yüzde yüz, beşte bir, binde bir gibi.

f) Kalma durumunda ikileme:

Kalma durumundaki adlarla türlü ikilemeler kurulur: ayda yılda, kıyıda köşede, evde barkta, günde güneşte gibi.

5. İsmin Ayrılma Hali (-den Hali)

Çıkma durumu da ad ya da ad soylu sözcüklere -den eki ve değişik biçimleri olan -dan; -ten, -tan eklerinin getirilmesiyle sağlanır.37 Bu durum genellikle bir çıkma, ayrılma gösterir; ayrıca, aşağıda değindiğimiz görevlerde kullanılır.

Köyden yana baktım.”
(F. Baykurt, Sargısı)

“Köyün güzelliği de topraktan geliyor.”
(F. Baykurt, Sargısı)

“İlle şeftali bahçelerinin arasına girip de tozdan, güneşten kurtuldukları zaman yosun gibi koyu yeşil, yarı ıslak yoncalar ve su sesi büsbütün keyfime gitti.”
(Karay, Memleket)

“Kaç defa bu balıktan kendisi de tutmuştu.”
(A.Ş. Hisar, Çamlıca)

Şu görevlerde kullanılır:

a) Dolaylı tümleç kurar:

Çıkma durumundaki sözcük, eylemin hangi nedenle ve nereden çıktığını, nerede oluştuğunu bildirir. Bu sözcükler genellikle tümcede dolaylı tümleç görevindedir:

“Toroslardan ovaya inince, ova olabildiğince sessizdir.”
(Y. Kemal, İ. Memed)

b) Kimi sözcüklerle çıkma durumundaki adlar öbekleş’erek ulandığı adın neden yapıldığını gösterir: camdan kavanoz, deriden çanta, alçıdan yontu gibi.

c) Benzetme ve karşılaştırma anlatır: -pamuktan yumuşak, baldan tatlı, koruktan ekşi, taştan sert, sütten beyaz gibi.

ç) Eylemliklerle öbekleşir:

Kalma durumundaki sözcük eylemlikle öbekleşir ve ilişki, ilgi bildirir: babadan kalma, anadan doğma, soydan gelme gibi.

“Babadan kalma, ahırlı, samanlıklı, toprak damlı bir evi, bir kağnısı…”
(F. Baykurt, Öcü)

“Kuşak yerine göbeğinin üstüne dedesinden kalma, ama yepyeni gümüş savatlı altın işleme…”
(Y. Kemal, İ. Memed)

“Gövdesinde yazdan kalma, yazın iliklerine ve kemiklerine biriktirdiği, biriktirip romatizma ağrılarını azdırdığı her şeyi. ”
(A. Ağaoğlu, Yüksek)

d) Bölümün parçasını gösterir: Sütten bir bardak içer misin? Pastadan tabağınıza alır mısınız? gibi.

“Tarladan tarla, maldan mal, -paradan para verecekti.”
(Y. Kemal, İ. Memed)

Çıkma durumundaki adlar kimi ilgeçlerle de kullanılarak ilgeçli tamlama kurar. Bu tamlamalardaki adlar tamlayan görevindedir: hastalıktan dolayı, insanlıktan öte, sabahtan beri gibi.






16 yorum

  1. Yönelme durumunda: saate, süte, markete yazılır ama bazı kelimelerde ünsüzler değişir: yurda, durağa, yatağa, ekmeğe

    Bunun kuralı nedir?

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?