İstanbul’un Fethinin Nedenleri ve Sonuçları

0

Tarihteki en önemli olaylardan birisi kabul edilen bir çağ kapatıp çağ açan İstanbul’un Fethi ile ilgili nedenleri ve sonuçları hakkında bilgiler.

İstanbul'un Fethi Harita

Advertisement

İstanbul’un Fethinin Nedenleri ve Sonuçları

Dünyanın en güzel kentlerinden birisi olan en büyük şehrimiz İstanbul, 29 Mayıs 1453 Salı günü Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildi. İstanbul’un alınışı; Ortaçağı sona erdirdi. Yeniçağı başlattı.

Osmanlılar, 1356’da Çanakkale Boğazı’nı geçtiler. Balkanlarda hızla ilerlediler. Roma İmparatorluğunun devamı olan Bizans imparatorluğu iyice küçülmüş, Osmanlı Devletinin topraklarının ortasında kalmıştı. Önemli karayolları ve deniz yolları üzerinde bulunan İstanbul, Osmanlıların Asya ile Avrupa arasındaki ulaşımını zorlaştırıyordu. Bu nedenle İstanbul Osmanlı topraklarına katılmalıydı. Bu amaçla; Yıldırım Beyazıt, Boğaz’da Anadolu Hisarı’nı (Güzelce Hisar) yaptırmıştı. Ancak Ankara Savaşı‘nda (1402) Timur’E yenildiğinden, istanbul’u almayı başaramamıştı. Musa Çelebi ve II. Murat da İstanbul’u kuşatmışlardı.

Karadan ve denizden kalın, yüksek surlarla çevrili İstanbul’u fethetmek kola} değildi. Genç padişah II. Mehmet, 150.000 kişilik eğitimli ordusu ile uzun hazırlıklaı yaptı. Boğaz’daki Güzelce Hisarı’nın karşısına; altı ay gibi kısa bir sürede Rumel Hisarı’nı yaptırdı. Böylece Karadeniz’den Bizans’a yardım gelmesini önledi. Müslihüddin, Sarıca Sekban ve Macar Urban’a büyük, güçlü toplar döktürdü. Bunları Edirne’den getirtip İstanbul surlarının karşısına yerleştirtti.

6 Nisan 1453’te Türk ordusu istanbul’u kuşattı. Fakat Bizanslılar şehri canla başla savunuyorlardı. Yıkılan surları onarıyorlar, Haliç girişine kalın zincirler geriyorlar, denizin sularında yanan grejuva ateşi ile Türk gemilerinin Haliç’e girmelerini engelliyorlar, Avrupa’dan da yardım görüyorlardı.

Advertisement

Fatih, yetmiş beş parça gemiyi Tophane’den, Kasımpaşa sırtlarına yağlı kazıklar üzerinde çektirdi, oradan da Haliç’e indirdi. Türk gemilerini Haliç’te gören Bizanslıların direnci kırıldı. Türk orduları 29 Mayıs 1453 Salı sabahı karadan ve denizden son hücumunu yaptı. Ulubatlı Hasan adlı gözü pek bir yeniçeri, şanlı Türk bayrağını Topkapı surlarının burcuna dikti. Ulubatlı Hasan sırtına saplanan oklarla şehit oldu. Onun diktiği Türk bayrağını arkadaşları korudular. Güçlü topların açtığı gediklerden Türk askerleri Bizans’a girdiler. II. Mehmet, 21 yaşında iken Bizans’ın son kalesi olan istanbul’u 53 günlük bir kuşatma sonunda aldı. istanbul’un fethiyle bir çağ başladı. Osmanlı ülkesinin ortasındaki inci, Türk topraklarına katıldı.

Fatih, İstanbul’u alınca kentte düzeni sağladı. Burayı yavaş yavaş bir Türk ve islâm kenti yaptı. Osmanlı Devleti’ne 470 yıl kadar başkentlik yapan bu en büyük ve en güzel şehrimizi korumak, güzelleştirmek, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir cennet olarak bırakmak bizim görevimizdir.

En güçlü kültür, ticaret, turizm, sanayi kentimiz İstanbul, Türk ulusunun gözbebeği, gururudur. Onu sevmek; onu korumak, güzelleştirmek demektir. Tarihî yapıtları, ince minareleri, mavi sularıyla Boğaz’ın eşsiz görünümleriyle İstanbul, her Türk’ün gönlünde yatmaktadır.

(29 Mayıs 1453 Salı sabahı Fatih’in, kumandanlarına söyledikleri:)
İSTANBUL BİZİM OLACAKTIR

Ey benim paşalarım, beylerim, ağalarım, silâh arkadaşlarım!

Sizleri, kararlaştırdığım genel taarruzda, şimdiye kadar gösterdiğinizden daha büyük fedakârlık istemek için buraya topladım. Cihana ün salmış bu şehri zaptedeceksiniz. Bu kenti zapteden kahramanlar olarak, şan ve şerefle yâd edileceksiniz.

Advertisement

Sahipleri bize daima pusu kurmuş olan bu şehri aldıktan sonra kapılarımız açık yatabileceğiz.

Kale duvarlarını toplarımızla o kadar hırpaladık ki, size taarruz hedefi olarak bir kale değil, bir virane gösteriyorum. Bununla beraber şehrin alınması kolay değildir. Sur yıkıntıları üzerine atılacak yiğitlerim büyük tehlikelerle, tuzaklarla karşılaşacaklardır. Beceriniz, cesaretiniz her şeye üstün gelecektir. Zafer rüzgârı bizden yana esmektedir. İstanbul bizim olacaktır. Tüm yiğitlerinizi tanıyınız, askerlerimi şevk ile dövüşmek üzere coşturunuz. Askerlerime anlatınız ki; askerlik, namus, itaat ve yılmamak demektir.

Fatih Sultan Mehmet


Leave A Reply