İsveç Tarihi

0

İsveç tarihi. İsveç tarihi ile ilgili bilgi. Bir dönem Osmanlılara sığınmış kralları dahi olan isveç’in tarihi. İskandinavya’nın en göde ülkesinin tarihi.

İsveç Tarihi


İsveç Tarihi

İlk İsveç devleti M.S. 500’de Svear Krallığı adıyla Juppdand’da kuruldu. Bir yüzyıl sonra bu insanların soyundan gelen Vikingler, Stockholm yakınlarındaki koylardan yola çıkarak yağma, ticaret ve araştırma gezilerine başladılar. Viking dönemi sonlarında M.S. 1000 yıllarında İngiliz ve Alman misyonerler, İsveç’e Hıristiyanlığı getirdiler. İsveç’in ilk Hıristiyan kralı Olof Stötkonung 11. yüzyılın başında Hıristiyanlığın yayılmasında etkili rol oynadı. 1248-1266 arasında hüküm süren Kral Jarl, Stockholm’ü kurdu. Jarl’ı oğlu Waldemar ile Folkung Hanedanı dönemini başladı. Bu hanedan döneminde İsveç taht kavgalarına sahne oldu. Feodal parçalanma, 1350’de II. Magnus’un yürürlüğe koyduğu ve İsveç’in ilk genel yasası sayılan “Toprak Yasası” ile sona erdi.

Magnus’tan sonra 1363’te tahta çıkan Albert, Folkung Hanedanı’na son verdi. 1397’de İsveç, bir İskandinav blirliği oluşturan Danimarka’nın yönetimine girdi. 1435’te çiftçi, memur, kentli ve soyluların temsilcilerinden oluşan bir konsey, İsveç’in ilk parlamentosunu (Riksdag) kurdu. 1520’de Oldenburg Dükü II. Christian, Stockholm’ü ele geçirerek İsveç tahtına çıktı. Bunun üzerine, Kral Gustav Vasa (resimdeki)’nın başlattığı köylü ayaklanması yayıldı. Bağımsız İsveç Krallığı’nı kurmayı başaran Gustav Vasa 1523’te taç giydi. Luther’in reformları, İsveç’i de etkiledi. 1531’de İsveç, Vatikan’dan koparak kendi kilisesini devletin denetiminde kurdu. 1544’te, Riksdag’a (parlamento) mutlak monarşi onaylattırıldı böylece Vasa Hanedanı dönemi başladı.

Bu dönemde İsveç, Baltık yöresinin en etkili gücü oldu. 1697-1721 arasında ülke Büyük Kuzey Savaşı’nda Rusya’ya yenilmesinin ardından politik gücünü yitirmeye başladı. İsveç Kralı Demirbaş Şarl Osmanlı İmparatorluğu’na sığındı. Baltık’ın denetiminin Rusya’nın eline geçmesinin ardından İsveç tarihinde, “Özgürlük Dönemi” olarak adlandırılan yeni bir sayfa açıldı. Politika sanat, kültür alanında ilerlemeler gerçekleştirildi. Rusya’nın Osmanlılarla savaşmasından yararlanan III. Gustav, tüm yönetim yetkilerini elinde topladı. Çariçe Katerina’mn donanmasına karşı kazandığı Svensksund Deniz Savaşı ile durumunu güçlendirdi. III. Gustav soyluların düzenlediği bir darbe sonucu 1792’de öldürülünce yerine IV. Gustav geçti.

Napolyon Savaşları döneminde Finlandiya’yı elinden çıkaran İsveç, Norveç ile 1814’ten 1905’e kadar sürecek olan bir birlik oluşturdu. 1840-1914 aasında 850 bin İsveçli nüfusun yaklaşık 1/5’i ABD’ye göçtü. 1907’de işçilere kendi partilerini kurma ve parlamentoda temsil hakkı sağlandı. 1921’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.


İkinci Dünya Savaşı

İsveç, İkinci Dünya Savaşı’nda Norveç ve Danimarka ile b,rlikte tarafsız kaldı. 1929 dünya ekonomi bunalımının kısa sürede atlatılmasında 1932’de işbaşına gelen ve 1976 yılına kadar ülkeyi yöneten Sosyal Demokratlar’ın uyguladığı sosyal adaletçi programların etkisi büyük oldu. İkinci Dünya Savaşı’nda tarafsızlık politikasını sürdürmeyi başarabilen tek İskandinav ülkesi olan İsveç’e Nazi işgali altındaki İskandinavya ve öteki ülkelerden çok sayıda Yahudi göç etti.

Savaş sonrası dönemin en önemli politikacısı 1946-1969 arasında başbakanlık görevini yürüten Tage Erlander oldu. 44 yıl aralıksız yönetimi elinde bulunduran Sosyal Demokratlar 1976 Seçimleri’nde azınlığa düştüler. Yeni sağ koalisyon hükümet, Merkez, Liberal ve Muhafazakar partilerin katılımıyla Thorbjörn Falldin’in başbakanlığında kuruldu. 1979 Seçimleri’nde Thorbjörn Faildin Hükümeti yerini korudu. 1982 Eylülünde yapılan seçimlerde Sosyal Demokratlar, 349 üyeliğin 166’sını kazandılar. Olof Palme başkanlığında bir azınlık hükümeti kurdular böylece 6 yıllık bir aradan sonra yeniden iktidara geldiler. 1 Mart 1986’da, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce öldürülen Olof Palme’nin yerine başbakan yardımcısı İngmar Carlsson getirildi.

İsveç I. ve II. Dünya Savaşlarında tarafsız olarak kalabilmiştir.İsveç bugün Anayasal bir Monarşi ile idare edilmektedir ve Avrupa’nın özgürlüğe en fazla önem veren ülkesi durumundadır.






Bir Yorum Yazmak İster misiniz?