İsviçre Tarihi

0

Tarihi 1291 yılına kadar uzanan İsviçre’nin tarihi hakkında bilgi. İsviçre Tarihi ile ilgili detaylı bilgi

İsviçre Federal Beyannamesi13. yüzyılda bir birlik oluşturma adımları atılıncaya kadar bugün İsviçre olarak adlandırılan topraklar değişik halkların birbiri ardına gelip yerleştiği bir bölgeydi. Buradaki ilk yerleşik halk Kelt kökenli Helvetii’lerdi ve yöre de Helvetia olarak biliniyordu. Daha sonra M.Ö. 1. yüzyılda Romalılar yöreyi ele geçirdiler. M.S. 3. yüzyılda Cermen boylarının akınları başladı. Allemanniler ile Burgundiler yerleşik halklar arasına katıldılar. 7. yüzyılın sonlarına doğru bölgede Frankların etkinlik kazanmasıyla birlikte Katolik misyonerler Hıristiyanlığı yaymaya başladılar. 1033’te Kutsal Roma İmparatorluğu’na bağlanan İsviçre ortaçağın sonlarına kadar bu imparatorluğun bir parçası olarak kaldı. Bunun ardından çıkan papalık ve imparatorluk arasındaki etkinlik çekişmesi sonucunda İsviçre tümüyle feodal bir yapı kazandı.

Advertisement

Fri, Schwyz ve Unterjalden kantonları İsviçre’nin ulaşımında bugün de büyük payı bulunan St. Gotthard Geçidi’nin açılmasıyla önem kazandılar ve 1291’de bir birlik kurarak günümüzdeki İsviçre Konfederasyonu’nun çekirdeğini oluşturdular. 1291 yılında imzalanan Federal Beyanname’nin resmi yan tarafta bulunmaktadır. 1332′ de Lucerne’in (Luzern) ardından 1351′ de Zürich, 1353’de Bern birliğe katıldı. Birliğe girişinden sonra Avusturya’nın tehdidi altında kalan Zürich’e destek sağlayan Zug ve Glarus kantonları, 1355’te Avusturya’nın eline geçti. Daha sonra 1364’te Schwyz’ın Zug’u geri almasının ardından 1388’de Glarus halkı Avusturya’yı yenilgiye uğratarak bağımsızlığının kazandı ve birliğe katıldı.

15. yüzyıl başlarında Avusturya Dükü IV. Friedrich ile İmparator Sigismund arasındaki anlaşmazlıktan doğan kargaşa, İsviçre’ye Habsburg topraklarına saldırı olanağı verdi. İsviçre, Fransa Kralı XI. Louis’in desteğini alarak 1476’da Burgundy Dükü Charles, Nancy’de ikinci kez yenilgiye uğradı ve öldürüldü. Fribourg ve Solothurn’un katılımıyla konfederasyonunun üye sayısı 10’a yükseldi. Kutsal Roma İmparatoru I. Maximillian’in ordusunu üstüste iki kez yendi. Aynı yıl Basel Antlaşması ile İsviçreli uyruğun bağımsızlığı sağlandı. Konfederasyon, 1501’de Basel ve Schauffhausen’in, 1513’te de Appenzell’in kalıtımıyla genişleyerek yaklaşık iki yüzyıl boyunca sürecek 13 kantonlu yapısına kavuştu.

16. yüzyılda Avrupa’da başlayan Reform hareketleri İsviçre’de Ulrich Zwingli’nin öncülüğünde gelişti. Zürich, Appenzell, Glarus, Bern ve Basel Zwingli Schwyz, Unterwalden, Zug, Fribourg ve Solothurn kantonları Reforma karşıydılar. Bu Katolik kantonlar Protestan gelişimine karşı çıkınca, Zürichliler savaşmak durumunda kaldılar(1529). Çatışma barışla son bulduysa da 1531’deki ikinci savaş (Kappel Savaşı) Protestanların yenilgisi ve Zwingli’nin ölümüyle sonuçlandı. Aynı sıralarda konfederasyona üye olmayan ancak Bern Kantonu’nun güvencesinde bulunan Cenevre’de Katolik inanışı bırakarak Reform’u destekleyen John Calvin önder durumuna geçti. Cenevre bir süre sonra Calvinist Protestanlığın merkezi oldu. 1618’de, Avrupa’da Otuz Yıl Savaşı başladığında işgal tehlikesi altmda kalan 13 kanton birliklerini pekiştirmek gereğini duydular. 1648’de savaşı sona erdiren Vestfalya Barışı ile de öteki Avrupa uluslarınca bir kez daha tanındı.

1653′ te başlayan kıpırdanmalar, 1656’da Protestanlarla Katolikler arasında Vilmergen Savaşı’na yol açtı. Bundan sonra da aralıklarla süren çatışmalar 1712’de yine Vilmergen’deki bir savaş sonucunda yapılan Aargau Barışı ile son buldu. Cenevre’de başlayan değişik tarihlerde (1738, 1766-1768, 1782) ayaklanan İsviçre ve Fransız kökenli halk yönetimden önemli ödünler koparmayı başardı. Basel Piskoposluğu’ nu önce işgal eden (1792), daha sonra topraklarına katan Napolyon Fransası Graubünden Kantonu’ndan ayırdığı Valtellina’yı Cisalpina Cumhuriyeti’ne Bağladı (1793). Ocak 1798’de Vaud’un bağımsızlığını duyurması üzerine, Fransa, İsviçre’yi işgal etti (27 Ocak 1798). Fransa’nın baskısıyla kantonlar, merkeziyetçi bir anayasayı benimsemek zorunda kaldılar. (Nisan 1798). Ancak bir yıl gibi kısa bir sürede kantonların yeni siyasal yapıya başkaldırıları Napolyon’u bir arabuluculuk antlaşması imzalamaya itti (Şubat 1803).

Advertisement

Geleneksel konfederasyon örgütlenmesine yeniden olanak tanıyan bu antlaşmaya karşın Fransa ülke üzerindeki denetimini sürdürdü. 1815 Viyana Kongresi’nde, Neuchatel, Valois ve Cenevre kantonlarıyla, Jura’daki Fransız yönetim bölgeleri (Bern Kantonu’ na) İsviçre’ye geri verildi. 22 kantondan oluşan yeni konfederasyonda yönetimde gerçek bir kararlılık sağlanamadı. Konfederasyon başkanlığı ikişer yıl süreyle dönüşümlü olarak Zürich, Luzern, Bern kantonlannca yürütüldü. 1830 Paris Devrim’i sonucunda iki kantonda genel oy ilkesine dayalı seçim ve dolaysız vergi yolları benimsenirken, Basel, Neuchatel vb kantonlarda liberal hareketler bastırıldı. James Fazy önderliğinde köktenciler; Cenevre Kantonu’ nu ve Diet’i denetimleri altına aldılar zor kullanarak birliği dağıttılar (1847).

Ertesi yıl eylül ayında hazırlanan yeni anayasa uyarınca konfederasyon 25 kanton ve yan kantondan oluşturuldu. Diet dağıtıldı yerine iki kamaralı (Ulusal Konsey) Federal Meclis kuruldu, hükümet merkezi Bern’e taşındı ve günümüze kadar sürecek olan banş ve huzur dönemi başladı. Dış politikada sürdürülen tarafsızlık ilkesi her iki dünya savaşında da korundu. Birinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan Milletler Cemiyeti’nin (1920) merkezinin Cenevre olması kararlaştırıldı. Başta Kızılhaç (1863) olmak üzere uluslararası pek çok kuruluş tarafsız bir ülke oluşundan dolayı İsviçre’nin çeşitli kentlerinde etkinlik göstermeye başladı. İkinci Dünya savaşı sırasında, Kızılhaç aracılığıyla siyasi mültecilere sığınma hakkı tanındı, savaş kayıplarının bulunmasına yardımcı olundu. İsviçre, savaş sonrasında Milletler Cemiyeti’nin yerini alan BM üyeliğine katılmadı. Ancak ülke BM’de gözlemci üye olarak yer alır örgütün politik nitelikli olmayan yan kuruluşlarındaki çalışmalara katılır.

1979’da Federal Hükümet’in Federal Meclis’e sunduğu BM üyeliği önerisi, 1980 ve 1986’da yapılan halkoylamaları sonucu geri çevrildi. Ekonomi alanındaysa Avrupa Serbest Ticaret Birliği’ne (EFTA) üye olundu. Avrupa Birliği ile ikili özel antlaşmalar yapıldı. 1959’da ilk kez Vaud Kantonu’nda yapılan halkoylaması sonucu kadınlara oy verme hakkı tanındı. Vaud’u Neuchatel (1959),Cenevre (1960) ve Basel (1966) kantonları izledi. Bern Kantonu’nda Fransızca konuşulan kuzey kesiminde (Jura Bölgesi) 1960’lar da başlatılan özerklik yanlısı hareket giderek güçlendi. Eylül 1978’de yapılan halkoylaması sonucu, Fransız kökenli Katolik Delemont, Ponentruy, Franches Montagnes komünleri, Alman kökenli Protestan Bern Kantonu’ ndan ayrılarak, konfederasyonunun 23. kantonu Jura’yı oluşturudular. 1980′ lerde, bazı politik çevrelerin gündeme getirdiği, İsviçre Ordusu’nun dağıtılması, Kasım 1989’da yapılan halk oylamasında, büyük bir çoğunluk tarafından reddedildi.

18 Nisan 199’da ülkenin yeni anayasası kabul edilmiştir. Yıllarca BM’ye üye olmayan İsviçre 202 yılında tam üye olmuştur. Mayıs 1992’de Avrupa irliğine giriş için bir başvuru yapılmış olsa dahi sonrasında birliğe katılmak için herhangibir çaba ve ya girişimde bulunmayan İsviçre Avrupa Birliği içerisinde bulunmamaktadır. Yine de İsviçre yasaları AB ile uyumlu hale getirilmiştir. 5 Haziran 2005 yılında yapılan referandum ile Schengen antlaşmasına uymayı kabul etmişlerdir.

İsviçre bir özgürlükler ülkesi değildir. Yüzeysel olarak her konuda referanduma giden ülkede yabancılara karşı yerli halk her zaman soğuk ve mesafeli davranmasıyla ünlenmiştir. İsviçre’de 2009 yılından bu yana yeni minare yapılmasıda yine halk oylaması ile yasaklanmıştır.

Advertisement


Leave A Reply