İzmir Tarihi

0
Advertisement

Ülkemizin 3. büyük kenti olan ve oldukça önemli bir konuma sahip olan İzmir’in kuruluşundan cumhuriyet dönemine kadar ki tarihi hakkında bilgi.

Kadifekale

İzmir, M.Ö. XI. yüzyılda İyonyalılar tarafından kuruldu, deniz ticaretiyle zenginleşti. M.Ö. VII. yüzyılda Lidya’ya geçti. M.Ö. VI. yüzyılda ise Lidya ile beraber İran’a bağlandı. İskender, İzmir’i de İran’dan aldı, şehri yeniden kurarcasına büyülttü. M.Ö. II. yüzyılın ikinci yarısında, Makedonyalılardan Romalılar’a geçti. 395’te de bir Bizans şehri oldu.

1076’da Anadolu fatihi Kutalmışoğlu Süleyman Şah İzmir’i de aldı. 1086’da şehir, ünlü Türk komutanlarından Çaka Bey’in eline geçti. Çaka Bey, İzmir’de vücuda getirdiği büyük donanma ile, denizlerde egemenlik kurdu. 1097’de Bizans generali Prens Yuannis Dukas, 21 yıldır Türkler’in elinde bulunan İzmir’i geri aldı; şehirde Türk ve Türk dostu 10.000 kişiyi kılıçtan geçirdi. XIII. yüzyılda Cenevizliler, çok parlak bir liman olan İzmir’de Bizans İmparatorlarından geniş imtiyazlar alarak yerleştiler.

1320’de Aydınoğlu Umur Bey İzmir’i aldı. Böylece 223 yıl sonra şehir yeniden Türkler’in eline geçmiş oldu. 28 ekim 1344′ te Rodos Şövalyeleri, bütün Avrupa milletlerinin yardımı ile desteklenen bir Haçlı hareketiyle İzmir’in iki kalesinden birini ele geçirdi, limandaki Aydınoğulları donanmasını yaktı. Şehir Türkler’de kalmakla beraber, Aydınoğulları’nın bütün gayretlerine rağmen çok berkitilen bu «Aşağı Kale» Haçlılardan geri alınamadı. Türkler, bu kaleye «Gavur İzmir» adını verdiler. İzmir’in Türkler’in, Şövalyeler’in idaresindeki bu ikiye parçalanmış durumu, tam 59 yıl sürdü.

Advertisement

Yıldırım Bayezit devrinde «Müslüman İzmir», Osmanoğulları’na geçti. Yalnız, I. Bayezit, o kadar meşgale arasında Gavur İzmir’i almaya vakit bulamadı. Timur, İzmir’e girince, şiddetli bir kuşatmadan sonra 1403’ün ilk günlerinde Gavur İzmir’i aldı, muhafızlarını kılıçtan geçirdi; birliğini sağladığı bu pek önemli şehri, Aydınoğulları’na verdi. 1405’te Aydınoğulları, Osmanoğulları’na bağlanmayı kabul ettiler. Çelebi Sultan Mehmet, 1415’te İzmir’e geldi. 1425’te Aydınoğulları’na tamamen son verildi; İzmir, bir sancak olarak Osmanlıya bağlandı.

Bundan sonra Osmanlının en büyük, en işlek limanlarından biri olarak gelişti. Büktün büyük Avrupa devletlerinin konsoloslarının, ticari ilgilerinin bulunduğu İzmir, Anadolu’nun en büyük ihracat limanı oldu, buradan bütün dünyaya Türk malları gönderildi. XVII. yüzyıl ortalarında yılda ortalama 1.000 gemi limana giriyordu. Bu sıralarda şehrin nüfusu 100. 000’i geçmişti. 1854′ te 150.000 nüfusla Osmanlının 10., dünyanın da 63. şehriydi. 1875’te gene aynı seviyeyi muhafaza ediyordu (205.000 nüfusla Osmanlının 6., dünyanın 67. şehri). 1915’te nüfusu 400.000’i bulmuştu (Osmanlının İstanbul’dan sonra 2., dünyanın da 98. şehri). Bu nüfusun ancak yarısı Türk, yarısı Rum, Yahudi, Ermeni, Yunanlı, daha başka yabancıydı. Millî Mücadele’de, yüzyıllardan beri sayesinde müreffeh ve mesut yaşadıkları Türk’lüğe ihanet eden bu unsurlar, bağımsızlığına kavuşunca yurttan kovuldu. 15 mayıs 1919’da başlayan Yunan işgali 3 yıl, 3 ay, 25 gün sürdü. 9 eylül 1922 sabahı Türk ordusu şehre girdi.

1927’de ancak 154.000’i bulan nüfus, 1935’te 171 bine, 1940’ta 184 bine, 1945′ te 200 bine, 1950’de 231 bine, 1955’te 286 bine, 1960’ta 371 bine yükseldi. 1945 sayımında ilk defa olarak Ankara, İzmir’i geçti, ve onu Türkiye’nin 3. şehri durumuna düşürdü.

İmparatorluk devrinde İzmir vilâyetine (eyaletine) Aydınoğulları’nın adından ötürü “Aydın Vilâyeti” denirdi; merkezi İzmir’di. 1910’da Aydın vilâyeti 55.900 km2, 1.873.000 nüfusluydu. 13 kazalı İzmir, 11 kazalı Saruhan (Manisa), 6 kazalı Aydın, 6 kazalı Menteşe (Muğla), 6 kazalı Denizli sancaklarına (vilâyetlerine) ayrılıyordu; yani 5 sancağı, 44 kazası vardı. Bütün güneybatı Anadolu’yu içine alan bu vilâyet, imparatorluğun en önemli eyaletlerinden biri sayılırdı; en tanınmış vezirler, sadrazamlıkta bulunmuş eski vezirler buraya vali gönderilirdi. İzmir dışında 1 büyük (110.000 nüfuslu Manisa), 1 orta (50.000 nüfuslu Aydın) şehri, birçok da küçük şehri vardı.

Advertisement

Leave A Reply