data-full-width-responsive="true">

İzotop Nedir?

0

İzotop nedir? İzotop atom nasıl oluşur, özellikleri nelerdir? Radyoaktif izotoplar, kullanımları hakkında kısaca bilgilerin yer aldığı sayfamız.

İzotop Nedir?

İzotop Nedir?

İzotop bir elementin, kimyasal özellikleri özdeş, ancak kütleleri farklı atomlarından her biridir. İzotopların varlığı 1912’de kütle tayflarının incelenmesi yoluyla J.J. Thompson ve F.W. Aston tarafından, 1914’de de radyoaktif dizilerin incelenmesi yoluyla Soddy ve Fajans tarafından ortaya çıkarılıp doğrulandı. İzotoplar, çekirdeklerinde aynı sayıda proton, ancak değişik sayıda nötron bulunan atomlardır.

Çekirdeğin çevresinde hepsinde aynı sayıda elektron bulunduğu için kimyasal nitelikleri hemen hemen özdeştir ve bu nedenle tek element sayılırlar. Bununla birlikte bir elementin izotoplarını birbirinden ayırdetmek için element simgesinin sol üst yanına kütle sayısı yazılarak ayrılık belirtilir. \displaystyle {{O}^{16}}, \displaystyle {{O}^{18}} gibi. Nükleer fizikte aynı elementin değişik izotopları çok farklı nitelikler taşıyabilir. Çoğu yapay yoldan elde edilen bu izotoplar radyoaktiftir. Bunlar doğal atomlara karıştıklarında moleküllerin yapısında kendilerini belli edeceklerinden tıpta, sanayide ve kimya alanında çok işe yararlar.

Radyoaktif izotoplar tıpta fizyolojik durumların saptanmasına ve bu yoldan hastalıkların tanınmasına yardımcı olurlar. Örneğin radyo-iyot 131, tiroit bezine yerleşerek bu bezin biçimini ve çalışmasını belirler. İzotopların tedavi alanında önemli uygulama yeri vardır. Örneğin tiroit büyümesinin tedavisinde, ağız yoluyla içten alınarak ya da bazı deri kanserlerinde olduğu gibi dıştan uygulanarak kullanılır.

Kaynak – 2

İzotopların aynı anlama gelen ancak farklı anlatan iki tanımı vardır.Kütle numarası farklı ancak atom numarası aynı olan aynı kimyasal özellikleri gösteren atomlara izotop denir. Proton sayıları aynı ancak nötron sayıları farklı olan atomlara izotop denir. İngilizcesi isotope dir.

Atom numarası aynı, kütle numarası farklı olan atomlara izotop denir. Diğer bir deyişle proton sayıları aynı (p.s= A.N), nötron sayısı (K.N= p.s + n.s) farklı atomlara izotop denir.

Doğada bulunan tüm elementlerin atomlarının ayrı ayrı karakteristik özelikleri vardır. İzotopların varlığı 1911’de İngiliz kimyacı Frederick Soddy (1877-1956) üç radyoaktif elementin (aktinyum, toryum, mezotoryum) periyodik sınıflandırmada radyumla aynı yerde olduklarını saptadığında anlaşıldı. 1912’de de Rutherford’un atom modeline dayanarak izotop kavramını geliştirdi. İngiliz fizikçisi Francis William Aston (1877-1945) ise 1920’de J. J. Thomason’un spektrografını geliştirerek birçok izotopu ayırmayı başardı. Ayrılan izotopların atom ağırlıklarını ölçmeyi olanaklı kılan ve bu ağırlıkların hidrojenin atom ağırlığının tam katlarına oludkça yakın olduğunu gösteren bu çalışmadan sonra 1932 yılı izotoplar üzerinde önemli aşamaların sağlandığı yıl oldu.

Joliot ve Curie‘lerin yapay izotop elde etmeleri ayrıca hidrojenin 2 kütleli izotop döteryumun bulunması başka uygulamalara geçiş oluşturdu. Nötronun bulunuşu atom çekirdeğinin yapısını açıklayarak izotopları kuramsal olarak ortaya koydu. İzotoplar eşit sayıda protona sahip oldukları halde farklı sayıda nötrona sahip olduklarından kütleleri ayrı çekirdeklerdir. Çekirdekteki proton sayısına bağlı olarak aynı kimyasal özellikleri sergilerlerse de kütleye bağlı fiziksel özellikleri açısından ayrım gösterirler.

İzotoplar yayınma, kitle spektrografi ve bunlara benzer öteki düzenekler yardımıyla ayrışırlar. Elektrolitik, elektrokimya ve merkezkaç yolu da ayrımda aktif izo-toplann eldesi geliştirilerek atom reaktörlerinde yoğun nötron kaynakları sağlandı. Bu radyoaktif izotopların çeşitli kullanımlarını getirdi. Büyük oranda uygulamasını top alamda bulan radyoizotoplar biyokimya, fizyoloji ve teşhisle tedavide yarar sağlar.




Bir Yorum Yazmak İster misiniz?