Johannes Kepler Hayatı Çalışmaları ve Yasaları Hakkında Detaylar

4
Advertisement

Johannes Kepler Kimdir? Johannes Kepler hayatı, biyografisi, buluşları, çalışmaları, yasaları, kişisel özellikleri. Johannes Kepler hakkında bilgi.

Johannes Kepler (1571 – 1630)

Ünlü bir astronomi ve matematik bilginidir. Kepler gezegenlerin yörüngelerini açıklayan kanunları bilim tarihine “Kepler Kanunları” adıyla geçmiştir. Kepler 1571’de Almanya’da Württemberg’de doğdu. 4 yaşındayken geçirdiği çiçek hastalığından sonra görüş kuvvetini kaybetti ve elleri sakat kaldı. Öğrenimi Tübingen Üniversitesi’nde yaptı. Yoksul bir ailenin çocuğu olan Kepler Avrupa’da Otuz Yıl Savaşları sürerken çok yer değiştirmiştir. Bir keresinde işini bırakıp Almanya’ya büyücülükle suçlanan annesini savunmaya dönmüştü. Tycho Brahe ölünce yardımcısı olan Kepler bütün kayıtlarını aldı. Bunlardan ve kendi gözlemlerinden gezegenlerin güneş çevresinde nasıl döndüklerini tanımlayan matematiksel formüller üretti. Kepler teleskopların nasıl çalıştığını ve insanların nasıl gördüklerini ilk açıklayan insandır.

Kepler Copernicus tarafından ortaya konmuş olan astronomi prensiplerini inceledi, 23 yaşına geldiği zaman Graz Üniversitesi’nde astronomi profesörü oldu. Bu görevi sırasında Galileo ve Tycho Brahe ile tanıştı.

1600 yılında Kepler Prag’da, Tycho Brahe’nin yanında asistanlık yapmaya başladı. 1601’de Brahe’nin ölüm üzerine Prag’daki rasathanede onun yerini aldı.

Advertisement

Johannes Kepler

Astronomi bilginleri eskiden güneş sisteminin merkezinde güneşin bulunduğunu ve gezegenlerin her birer eksen etrafında dönmekte hem de güneş etrafında dolanmakta olduğunu biliyorlar, fakat Copernicus‘un gözlemlerine dayanarak, gezegenlerin yörüngelerinin daire şeklinde olduğunu sanıyorlardı. İçinden çıkılmaz gibi gözüken bu meseleyi Kepler başka bir yönden ele aldı ve gezegen yörüngelerinin daire şeklinde olmayıp daha başka bir biçimde olduğunu düşündü. Bu konudaki incelemelerine Mars gezegeni gözleyerek başlamaya karar verdi. Çünkü yörünge şekli bakımından en iyi örneği bu gezegen meydana getiriyordu.

Kepler altı yıllık yorucu bir çalışmadan sonra Mars’ın yörüngesinin elips şeklinde olduğunu buldu. 1609 yılında “Yeni Astronomi” adlı bir kitap yayınlayarak buluşlarını bu eserde topladı. Sonra dikkatini öbür gezegenler üzerine çevirdi ve Mars için bulduğu gerçeklerin bu gezegenler için de doğru olduğu sonucuna vardı. Bu çalışmaları sırasında aynı zamanda, gezegenler güneşin etrafında dolanırken geçen zamanın, bu gezegenlerin güneşe olan uzaklıklarıyla doğru orantıda olduğunu da keşfetti.

Önemli başarısı: Gezegenlerin hareketinin yasalarını formüle eden ilk kişi 1619

Advertisement

Kepler Kanunları:

1- Her gezegen güneş etrafında odaklarından birinde güneş bulunan bir elips çizer.
(Bu kanundan gezegen ile güneş arasındaki uzaklığın her an değiştiği anlaşılır)
2- Alanlar Kanunu: Her gezegeni güneşe birleştiren yarıçap vektör eşit zamanlarda eşit alanları süpürür.
(Bu kanundan her gezegenin güneşe yaklaştıkça hızının arttığı, uzaklaştıkça hızının azaldığı anlaşılır)
3- Gezegenin yıldızıl devirleri için geçen zamanların kareleri, güneşe olan ortalama uzaklıklarının küpleri ile doğru orantılıdır.
(Bu kanun gezegenlerin güneşe uzaklıklarını bulmak için faydalıdır)

Kepler’in bu yeni astronomi kanunlarını bulması onun, gezegenlerin gökyüzünde hangi günde ve hangi saatte nerede olacağını önceden hesaplayabilmesine imkan vermiştir.

Optik bilimle de ilgilenen Kepler, teleskopun bugünkü gelişmiş durumuna gelmesine yardım etmiştir. Optik bilim hakkında yazdığı ve 1611’de yayınladığı “Dioptrice” adlı eseri, bu konuda yazılmış ilk bilimsel kitaptır.


Kepler

Advertisement

KEPLER YASALARI

Johannes Kepler her şeyde kalıplar bulmaya çalışırdı. Mars’ın gökyüzünde yaptığı ilmekli hareketi sayılara döken astronomi tablolarını incelerken, gezegenlerin yörüngelerini açıklayan üç yasayı keşfetti. Kepler gezegenlerin yörüngelerinin elips olduğunu ve uzaktaki gezegenlerin Güneş’in çevresinde daha yavaş döndüğünü açıkladı. Kepler’in yasaları hem gökbilimi dönüştürmüş hem de Newton’ın kütleçekim yasasının temellerini atmıştır.

Yörüngeler

Kepler ilk yasasında gezegenlerin eliptik, yani elips şeklindeki yörüngelerde ilerlediğini ve Güneş’in bu elipsin iki odağından birinde yer aldığını söyler. Kepler’in ikinci yasası, bir gezegenin yörüngesinde ne kadar hızlı döndüğünü söyler. Gezegen yörüngesinde ilerlerken eşit zaman aralıklarında eşit alanlar tarar. Birer pasta dilimini andıran bu alanlar, Güneş ile gezegenin iki konumu kullanılarak (AB ya da CD) çizilen açıyla ölçülür. Yörünge elips şeklinde olduğundan, gezegenin Güneş’e yakın olduğu dönemde uzak olduğu dönemdeki kadar alanı taraması için daha uzun mesafe katetmesi gerekir. Bu yüzden gezegen Güneş’e yakınken daha hızlı ilerler. Kepler’in ikinci yasası, gezegenin hızıyla Güneş’e olan uzaklığını ilişkilendirir. Kepler o zamanlar farkına varamamış olsa da, bu davranış, kütleçekimin gezegeni Güneş’e daha yakın olduğunda daha hızlı ivmelendirmesinden kaynaklanır.

Kepler’in üçüncü yasası

Kepler’in üçüncü yasası bir adım daha ileri gider ve Güneş’ten çeşitli uzaklıklarda ve farklı büyüklüklerdeki elips yörüngelerin periyotlarının nasıl değiştiğini söyler. Bu yasa, yörünge periyodunun karesinin, eliptik yörüngenin uzun ekseninin küpüyle ters orantılı olduğunu belirtir. Eliptik yörünge büyüdükçe periyot, yani bir turun tamamlanması için geçen süre uzar. Güneş’ten uzaklığı Dünya’nın iki katı olan bir gezegenin bir tur atma süresi, Dünya’dan sekiz kat daha uzundur. Dolayısıyla daha uzak olan gezegenler daha yavaş turlar. Mars’ın Güneş’in çevresinde bir tam turu, yaklaşık 2 Dünya yılı sürer. Bu süre Satürn için 29 Dünya yılı, Neptün içinse 165 Dünya yılıdır.

Bu üç yasayla Kepler, Güneş Sistemi’mizdeki tüm gezegenlerin yörüngelerini tarif etmeyi başarmıştır. Bu yasalar Güneş Sistemi’mizdeki kuyrukluyıldızlara, asteroitlere ve uydulara uygulanabildiği gibi, başka bir gökcisminin yörüngesinde dönen herhangi bir cisme, örneğin yıldızların çevresinde dönen gezegenlere ve hatta Dünya’nın etrafında vızır vızır dolaşan uydulara da aynı şekilde uygulanabilir. Kepler, ilkelerini geometrik yasalarla ifade etmede başarılı olmuştu ama bu yasaların neden geçerli olduğunu bilmiyordu. O bunların, doğanın temelinde yatan geometrik örüntülerden kaynaklandığına inanıyordu. Bu yasaları evrensel bir kütleçekim kuramı olarak birleştiren kişi Newton oldu.

Advertisement

4 yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?