K Harfi İle Başlayan Müzik Terimleri ve Anlamları

0

K harfi ile başlayan müzik terimleri nelerdir? Müzik terimleri sözlüğü a dan z ye müzik terimleri ve açıklamaları.

KADANS (Fran. Cadence, İtal. Cadenza, Alm. Kadenz) — Latince «düşmek» anlamına gelen «cadere» sözcüğünden. (1) Melodi ve armonide, bir dinlenme noktasına varış. (2) Yorumda, düşüş noktasına, parçanın ana tonalitesine varırken çalınan ya da söylenen süslü, gösterişli geçit; genellikle konçertolarda rastlanır.
KAKIŞMA (Fran. Dissonance) — Geleneksel armoni kurallarına göre uyumsuz sayılan nota bileşimleri.
KAMMERMUSİK (Alm.) — Oda müziği.
KANON (Fran. Canon) — Çokses yazısı türlerinden. Ses girişleri, dizinin türlü katlarında tekrarlama yoluyla birbirini izler.
KANTAT (İtal. Cantata) — Başlangıçtaki anlamına göre, söylemek, «teganni» edilmek için yazılmış parça. Bugünkü anlamına göre, operada olduğu gibi, metni bir olayı bir konuyu anlatan, fakat sahnede oynamak için hazırlanmamış, bir ya da birkaç solo şarkıcı ve orkestra (ve bazı kere de koro) için yazılmış yapıt.
KAPELLMEİSTER (Alm.) — (1) Orkestra yöneticisi. (2) Kilise müziği yöneticisi.
KASSATİON (Alm.) — 18. yüzyılda süitin türlerinden.
KASTANYET — İspanya ve Güney İtalya halk müziğinden yayılan, kestaneye benzeyen, birbirine bağlı iki tahta parçası. Bolero, fandago ve sal tarello gibi halk danslarında süsleyici bir ritm unsuru olarak çalınır.
KEMAN (Fran. Violon, İtal. Violino, Alm. Violine, Geige) — Dört telli yaylı çalgı. İlkel biçimi viol’dur. 1480-1530 arasında hızlıca bir biçim ve yapılış evrimi geçirmiş, o zamandan bu yana pek ufak değişikliklerle günümüze kadar varmıştır. Ortaçağlardan beri, Renaissance boyunca, 17. yüzyılın ortalarına kadar kullanılmış olan violler, bugünün yaylı çalgılarına kıyasla, güçlü ve büyük tınıdan, renk ve ayrıntılardan yoksun çalgılardı. Buluşlar çağının italyası bu alanda da gelişmelere sahne oldu. Brescio’da Gasparo da Salo (1540 – 1209) viollerte kıyaslanamayacak ses özelliği taşıyan keman ve viyololar yaptı. Cremcna’da Andrea Amati (1520 – 1611), iki oğlu. Antonio ve Germino ve torunu Niccolo, bu kentin adını değerli keman, viyola ve viyolonsellerle birleştiren çalgılar yaptılar. Keman yapımında kusursuzluğun sembolü sayılan Antonio Stradivari (1644 – 1737)de Cremona’lıdır. Her ne kadar Stradivari en iyi yaylı çalgılarını 1700’den sonra ortaya çıkarmışsa da 17. yüzyılda ömrü boyunca yaptığı çalgılar da Stradivari işçiliğinin kimliğini taşır.
KLARNET — Tahta borudan yapılmış, ağızlıklı, kamışlı nefes çalgısı. İlkel biçimlerinden birine «chalumeau» adı verilir. Gelişmiş biçimi 1690 yılında Nürenberg’li çalgı ustası Denner tarafından yapılmış, mekanizması 19. yüzyılda Boehm tarafından geliştirilmiştir. Geniş bir ses alanı ve türlü alanlardan dört ayrı tınısı olan bir çalgıdır.
KLASİK (Fran. Classique) — (1) Üzerinden çok zaman geçtiği halde değerinden kaybetmeyen eser ya da sanatçı anlamına; (2) Sanatta kuralcılığı anlatmak için; (3) Eskiden kalma olup gelenekleşmiş kuralları anlatmak için kullanılan terim. Müzikte «klasik çağ» sözü 18. yüzyılın ikinci yarısında, başlıca Haydn ve Mozart gibi bestecilerin kesinleştirdiği besteleme kurallarının tümüne ve o çağda bu prensiplere uygun yapıtlara uygulanır; daha genel anlatımında, bütün sanat müziği için «klasik» terimini kullanmak alışkanlık olmuştur.
KLAVİKORD (Fran. Clavlcorde) — Piyanonun atası sayılan telli, tuşlu ve çiçekli çalgı. Tuşa dokunarak ses yoğunluğunu değiştirme bakımından klavsenden, tuşa bastıktan sonra parmağı oynatarak sesi titretme bakımından piyanodan ayrılır. Çok küçük bir sesi vardır.
KLAVSEN — (Fran. Clavecin; İng. Harpsichord; ital. Clavicembalo, ya da Gravicembalo) — 18. yüzyıl sonlarına kadar genellikle kullanılan telli ve klavyeli çalgı. Tuşa basılınca harekete geçen bir manivelanın kımıldattığı mızrabın teli çekmesiyle ses verir ve mekanizması tellere vuran çekiçlerle kurulmuş olan piyanodan ayrılır. Piyano ile klavsen arasında tını bakımından ve klavsende tuşa dokunuşun ses zenginliğini etkilemesi bakımından da ayrılık vardır. 19. yüzyıl boyunca piyano kullanılışta klavsenin yerini almış, 20. yüzyılda klavsenin yeniden, 18. yüzyıl sonuna kadar klavsen için yazılmış yapıtların piyano ile değil de, yazıldıkları çalgı için sunulması amacıyla kullanılmaya başlanmıştır.
KOLORATURA (İtal. Coloratura) — Çalgılarda ve insan sesinde süslü geçitler. Terim genellikle, bu türlü geçitleri ustalıkla söyleyebilen lirik sopranolar için kullanılır.
KONÇERTO (İtal. Concerto) — Genellikle tek, bazen de birden çok çalgı için, orkestra eşliğiyle yazılmış beste. Concerto grosso: Küçük bir çalgı grubunun (concertino), orkestranın geri kalan çalgılarıyla (ripieno) karşıt durumda olduğu yapıt.
KONSER (Fran. Concert) — Halk önünde müzik yorumu. 18. yüzyıldan önce halkın para vererek girip dinlediği konserler yok denecek kadar azdı. Müziği soylular saraylarında, halk ise kiliselerde dinlerdi. Bugünün konserlerine benzeyen ilk konserler. 18. yüzyıl başında, başta Almanya ve İsviçre olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde düzenlenmeye başlanmış, 19. yüzyıl ortalarına dek konser için «Akademi» deyimi kullanılmıştır.
KONSERVATUVAR (Fran. Conservatoire, İtal. Conservatorio. Alm. Konservatorium) — Müzik öğrenimi için kurulmuş büyük okullar. İlk konservatuvar Napoli’deki San Maria di Loreto’dur. (1537).
KONTRABAS, KONTRABASSO (Fran. Contrebasse, İng. Double bass) — Yaylı çalgıların en pes seslisi. Terim ses alanı, normal pes çalgıdan bir oktav daha aşağıdan başlayan çalgılar için kullanılır; kontrabas tuba, kontrabas fagot gibi.
KONTRALTO (İtal. Contralto) — En pes kadın sesi.
KONTRAPUNTA (¡tal. Contrapunta, Fran. Contrepoint, Alm. Kontrapunkt, İng. Counterpoint) — Birden çok sesi birleştirme kurallarının tümü. Armoniyle yakından ilgilidir.
KONZERTMEISTER (Alm.) — Senfoni ya da opera orkestrasında baş kemancı. Yalnız kemanlardan ve öbür yaylı çalgılardan değil, yöneticiden sonra bütün orkestranın çalışma beraberliğinden sorumlu kişi.
KORNET — Ağızlıklı, pistonlu, madenden yapılma nefes çalgısı.
KORNO (Fran. Cor, ing. French horn, İtal. Como). — Pirinçten yapılma, ağızlıklı nefes çalgısı. En ilkel biçimi, koç boynuzundan yapılan Yahudi çalgısı «şofar»dır. 18. yüzyıl başında orkestraya girmiş, 19. yüzyılda piston eklenmesiyle gelişmiştir. Çalgının Fronsız kurallarınca avlarda kullanılması İngilizce konuşulan ülkelerde «Fransız kornosu» adıyla tanınmasına sebep olmuştur.
KORO (Lat. Chorus) — Çok sesli bir müzik parçasını söyleyen, genellikle soprano, alto, tenor ve basso seslerden kurulmuş şarkıcılar topluluğu. Yalnız bir tür sesten kurulmuş, ya da tek sesli müzik söyleyen ses topluluğuna da koro adı verilmektedir.
KSİLOFON (Fran., İng. Xylophone) — Tahta çubukların üstüne tokmaklarla vurularak çalınan çalgı.
KUARTET (Fran. Quatuor) — Dört çalgı, ya da dört ses için müzik. Dört çalgı tık, ya da dört seslik topluluk. En yaygın dörtlü çalgılaması, iki keman, viyola ve viyolonselden kurulan topluluktur ve bu ortam için sayısız yapıt verilmiştir.
KUİNTET, KENTET (Fran. Quintette). — Beş çalgı, ya da beş ses için müzik. Beş çalgılık ya da beş seslik topluluk.

Advertisement

Leave A Reply