Kaba Nedir? – Sözlük Anlamı

0
Advertisement

Kaba ne anlama gelir? Kaba kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

1. Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı
“Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı.” – Ö. Seyfettin
2. Taneleri iri
“Kaba çakıl.”
3. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse)
“Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar.” – R. H. Karay
4. Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli
“Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum.” – H. R. Gürpınar
5. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer
6. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü
“Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı.” – O. C. Kaygılı
1. biçim verilecek bir maddenin gereksiz yerlerini gidermek
2. bir yeri veya bir şeyi gelişigüzel, üstünkörü temizlemek
Sazangillerden, ırmak ve göllerde yaşayan, eti kılçıklı küçük bir balık (Chondrostoma nasus)
Kıç
“Kimi azık torbasını, kimi yanındakinin kaba budunu yastık yapmıştı kafasına.” – R. Enis
1.Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan kimse
“Ramazan, sertliği, zulmü ile ün salmış bir kabadayı idi.” – H. E. Adıvar
2. Yürekli
“Doğrusu kabadayı çocuktur.”
3. Bir şeyin en iyisi, başta geleni
“Bunun en kabadayısı yüz bin lira.”
1. Şöyle böyle, üstünkörü yapılan iş
2. Çalgıları pes seslere akort etme işi
Bir şey sarmak için kullanılan kalın kâğıt
Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma (I)
“Her ikisi de şimdiye değin kabakulak geçirmemiş olduklarından, uzak durmaları gerekiyordu kardeşimden.” – E. Şafak
Filme son biçimini vermek üzere seçilen çekimlerin, senaryodaki sıralanışa göre birbirine eklenerek oluşturulan ilk kurgusu
Öğleden bir iki saat önceki zaman
Bir amaca ulaşmak için zorbalık yaparak veya güç kullanarak tutulan yol
1. Görgüsüz
“Bir kaba saba, utangaç köy delikanlısının gözlerini yumarak öptüğü eller arasında benimki de vardı.” – R. N. Güntekin
2. Özensiz
3. Görgüsüz bir biçimde
“İnsanların kaba saba davranabildiklerini görmüştü görmesine de, bir şehrin küstahlığına ilk kez tanık oluyordu.” – E. Şafak
Gür ve geniş sakallı
İnce sıvadan önce duvarlarda bulunan pürüzleri doldurup kapatmak için yapılan sıva
Dinî kuralları yanlış yorumlayarak ibadet ve düşüncede aşırılığa kaçan kimse
“Kaba sofular bir zamanlar uygarlık düşmanlığını, yabancı dil düşmanlığı ile birleştirmişlerdi.” – H. Taner
Kireçli, içilemeyen ve sabunu köpürtmeyen su
Kabakulak
Bir şeyin ayrıntılarına girmeden ana çizgilerini belirten
“Biz burada sadece tekâmül seyrine göre kabataslak bir tasnif denemesi yaptık.” – A. K. Tecer
Denizde seyretmeye, sefere uygun olmayan tekne
Bir binayı dış etkenlere karşı koruyup ayakta tutan temel, ana duvar, kiriş, çatı vb.nden oluşan asıl gövde


Leave A Reply