Kabahat İle İlgili Cümleler – Kabahat Gerçek ve Mecaz Anlamı ile

0

Kabahat ile ilgili cümleler. Kabahat kelimesi içeren “Kabahat” kelimesinin kullanılmış olduğu örnek Türkçe cümlelerin yer aldığı sayfamız.

kabahat

Advertisement
Kabahat Kelimesiyle Gerçek, Mecaz ve Yan Anlamların Kullanıldığı Cümleler
  • Bütün kabahati Sevim’e atmanız hiç de adil değil.
  • Bu konudaki kabahatliyi bulmakta çok zorlanacağız gibi görünüyor nitekim kimse yorum dahi yapmıyor.
  • Ne kabahatin varsa bize söyle yoksa işler daha fazla karışır.
  • Sen içini ferah tut, evi terk etmesinde senin hiçbir kabahatin yok.
  • Öğretmene yapılan eşek şakasının kabahatini kimse üzerine almayınca tüm sınıf ceza aldı.
  • Kabahat takımda değil, yanlış taktik veren antrenörde.
  • Kabahat kürk olsa kimse giymezmiş.
  • Ne kabahatin varsa bize söyle yoksa işler daha fazla karışır.
  • Kabahat sana inanıp, bunca yol gelende.
  • Ablam, küçükken her kabahatimi üzerine alır, benim cezalandırılmama dayanamazdı.
  • Yaptığı kabahati biliyor, yüzüme dahi bakamıyordu.
  • Ufaklık ne zaman kabahat işlese, sesi çıkmaz.
  • Kabahatimin ne olduğunu hala anlamış değilim.
  • Senin en büyük kabahatin yanından geçerken bile selam vermeyip, yüz çevirmen.
  • Anneler çocuklarının kabahatleri ne olursa olsun affederler.
  • Kabahat bende ki sana inanıp yola çıktım.
  • Tüm kabahati arkadaşına yıkıp bu işten nasıl sıyrıldı anlayamadım.
  • Kimse kabahati üstüne almaz, kürk olsa bile giymek istemez.
  • Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin
    tanımlarda sadece idari para cezası öngörülmüşse, en ağır idari para cezası verilir.
  • Benim en büyük kabahatim ona aşık olmak ve güvenmekti.
  • Suçları, ağırlıkları bakımından, «cürüm» ve «kabahat» diye ikiye ayıran ceza kanunları da vardır.
  • kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez.
  • … kazanır, çünkü normlar, bir yaptırımlar düzeniyle (suç, ayıp, kabahat v.b) kendine uyumu sağlayan buyurucu ve yasaklayıcı bir düzenlemedir.
  • Ne soru sorarlar, ne de kusur, kabahat bulurlar.
  • bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.
  • Korku ve kaygı içinde saraya gelen adam: “Acaba nasıl bir kabahat işledim ki?” diye düşünmeye başlamış.


Leave A Reply