Kanuni Sultan Süleyman Dönemi

0
Advertisement

Osmanlı İmparatorluğunun en parlak dönemini yaşatmış olan Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşanan olaylar, savaşlar ve fetihler ile ilgili maddeler halinde bilgiler.

Kanuni Sultan SüleymanKANUNİ DÖNEMİ (1520 – 1566)

Kanuni son derece elverişli koşullarda tahta geçti.

a. Saltanatta hak iddia edecek şahzade yoktu.

b. Hazine ağzına kadar altınla doluydu.

Advertisement

c. Güçlü bir donanma oluşturulmuştu.

d. Yeniçeri birlikleri mükemmel denecek durumdaydı.

e. Osmanlı Devleti hem doğuda hem Batıda rakipsiz bir statejik konuma kavuşmuştu.

f. Memlûkler tarih sahnesinden silinmiş, Safeviler ve Venedikliler sindirilmişti.

Advertisement

g. Avrupa’daki Osmanlı topraklarına komşu durumda güçlü bir rakip henüz yoktu.

Bu nedenle Kanuni devri, Osmanlıların en parlak dönemidir.

Osmanlı Devleti’nde, Fatih’ten sonra geniş kanunlaştırma hareketleri I. Sultan Süleyman zamanında gerçekleştirildiğinden kendisi Kanunî olarak adlandırılmıştır.

İÇ İSYANLAR

Advertisement

Kanuni Sultan Süleyman, son derece elverişli bir ortamda tahta geçmesine rağmen, ilk yıllarında bazı iç isyanlarla uğraşmak zorunda kaldı.

Kanunî’nin karşılaştığı isyanların başlıcaları şunlardır:

Canberd Gazali İsyanı

Canberd, Memlûk komutanlarındandı. Mısır seferi sırasında Yavuz’a sığınınca Şam valiliğine atanmıştı.

Yavuz’un ölümü üzerine Canberd, Şam’da bağımsızlığını ilan etti. Mısır’ı almak istediyse de isyanı bastırıldı (1527).

Ahmet Paşa İsyanı

Advertisement

Ahmet Paşa, divanda 2. vezirdi. Usul gereğince kendisinin sadrazam olması gerekiyordu. Oysa Kanuni, boşalan sadrazamlığa İbrahim Ağa’yı getirdi. Ahmet Paşa’yı da Mısır valiliğine atadı.

Buna kızan Ahmet Paşa, Mısır’a varır varmaz bağımsızlığını ilan etti. Fakat padişaha bağlı komutanlar ve yeniçeriler Ahmet Paşa ile mücadele ederek onu öldürdüler (1525).

Baba Zünnun İsyanı

Yozgatlı (Bozoklu) olan Baba Zünnun bir vergi işinden dolayı isyan ederek Yozgat’ı işgal etti.

Üzerine gönderilen birkaç paşayı yendiyse de sonunda yakalanarak idam edilince taraftarları dağıldı.

Kalenderoğlu İsyanı

Advertisement

Hacıbektaş soyundan gelen Kalenderoğlu, Yavuz zamanından beri sinmiş olan Şiîleri etrafında toplamıştı.

Bir vergi işinden dolayı ayaklanma başladı. Yavuz Selim zamanında dirliklerine el konulan Dulkadirli sipahilerin de katılımıyla ayaklanma oldukça büyüdü.

Birkaç Osmanlı paşasını yenen Kalenderoğlu, sonunda Sadrazam ibrahim Paşa kuvvetlerine yenildi ve öldürüldü (1527).

Celali ayaklanmaları içinde dinsel içerikli son ayaklanmadır.

Advertisement

BATIDA GELİŞMELER MACARİSTAN SEFERİ

Nedenleri

1. Macaristan’ın, Balkanlardaki milletleri Osmanlılara karşı kışkırtması

2. Kutsal Roma Germen İmparatoru Şarlken’e güvenen Macaristan’ın, Osmanlılara vermesi gereken vergiyi yollamaması

Advertisement

3. Osmanlıların gönderdiği elçinin Macarlar tarafından öldürülmesi

Kanuni Sultan Süleyman önce Tuna yoluyla Belgrat üzerine bir donanma gönderdi. Arkasından, bir ordu ile Macaristan’a girdi (1521).

Belgrat’ın alınmasından sonra dolaylarındaki bazı kaleler de (Karlofça, Salankamen, Ösek) alındı. Belgrat, bundan sonra Avrupa’ya yapılan seferlerin önemli bir üssü oldu.

Mohaç Meydan Savaşı (1526)

Nedenleri

Advertisement

a. Macar Kralının Osmanlılara karşı, Şarlken’den ve Avusturya Arşidükası’ndan destek sağlayarak bir cephe oluşturması

b. Şarlken’e esir düşen Fransa Kralı I. Fransuva’nın Kanuni’den yardım istemesi

c. Kanuni’nin Fransuva’yı yanma çekerek Avrupa Hristiyan birliğini parçalamak istemesi

Sonuçları

a. Kanunî Mohaç Ovası’nda, Macar Ordusunu ağır bir yenilgiye uğratarak Macaristan’ın başkenti Budin’e (Budapeşte) girdi.

Advertisement

b. Macaristan’ın bir bölümü, doğrudan doğruya Osmanlı Devletine bağlandı.

c. Bir kısmında ise Osmanlı Devleti’ne bağlı Erdel Beyliği kuruldu.

(Böylece, Osmanlı Devleti ile Kutsal Roma Germen imparatorluğu arasında tampon bir bölge oluşturuldu.)

I. VİYANA KUŞATMASI (1529)

Advertisement

• Osmanlı müttefiki Yanoş’un krallığını istemeyen Macar soyluları, Avusturya Arşidükası Ferdinand’ın yardımını istediler.

• Bunun üzerine Ferdinand Yanoş’a savaş açarak Budin’e girdi.

• Kanuni tekrar Macaristan seferine çıkmak zorunda kaldı. Budin’i geri aldı. Yanoş’u tekrar Macar krallık tahtına oturttu.

• Kanuni, Ferdinand’la bir meydan savaşı yapmak istiyordu. Bu nedenle Ferdinand’ı izlemeye karar verdi.

Advertisement

• Viyana önlerine geldi. Kenti derhal ku-şattıysa da çok iyi korunmuş olan Viyana’yı alamadı.

Alman Seferi

Viyana seferinden sonra Ferdinand bir yandan istanbul’a elçiler göndererek Macar Kralı olarak tanınmasını istedi, isteği kabul edilmeyince Budin’i kuşattı.

Bunun üzerine Kanuni tekrar sefere çıktı. Budin kurtarıldı.

Advertisement

Ferdinand, Andrea Dorya aracılığıyla Akdeniz’de bazı girişimlerde bulunduysa da bir sonuç elde edemedi ve Osmanlılardan barış istemek zorunda kaldı.

İstanbul Antlaşması (1533)

1. Ferdinand, Kanuni’nin üstünlüğünü kabul etti. Avusturya Arşidükası protokol bakımından Osmanlı sadrazamına eşit sayılacaktı.

2. Ferdinand, Macar topraklarından elinde kalan yerler için yıllık vergi vermeyi kabul etti.

Advertisement

3. Ferdinand, Yanoş’un Macar krallığını tanıdı.

4. Barış süresi Avusturya’nın arzusuna bırakıldı.

Kanuni; Ferdinand, barışı bozmadıkça bu antlaşmanın yürürlükte kalacağını bildirdi.

Macaristan’ın Osmanlı Ülkesine Katılması

Macar Kralı Yanoş öldükten sonra Ferdinand antlaşmayı bozup Macaristan’ı işgal etti.

Advertisement

Bunun üzerine Kanuni, Macaristan’a yeni bir sefer yapmak zorunda kaldı.

Sonuçta Macaristan üç parçaya bölündü.

a. Bir kısmı doğrudan doğruya Budin Beylerbeyliği adıyla Osmanlı Devleti’ne bağlandı.

b. Bir kısmı Yanoş’un oğluna Erdel Beyliği olarak bırakıldı.

Advertisement

c. Kuzey Macaristan ise Avusturya’nın elinde kaldı.

1551’de Ferdinand’ın Erdel işlerine karışması üzerine Osmanlı-Avusturya savaşları yeniden başladı. Bu savaşlar Kanuni’nin ölümüne kadar sürdü.

OSMANLI-FRANSIZ İLİŞKİLERİ

Osmanlı-Fransız ilişkileri, Fransa kralının Kanunî’den yardım istemesiyle başladı.

Advertisement

Kanunî, Fransızları Avrupa birliğinden uzaklaştırmak amacıyla onlarla 1535’te bir dostluk ve ticaret anlaşması imzaladı.

Bu antlaşma ile Fransızlara kapitülasyonlar diye bilinen birçok ticarî imtiyazlar verildi.

Kapitülasyonlarla Fransız tüccarlarına gümrük indirimleri, vergi ayrıcalıkları ve hukuksal güvenler sağlanmıştır.

Kapitülasyonlar Niçin Verildi

Advertisement

Daha önce de I. Murat’tan itibaren yabancı tüccarlara bu tür ayrıcalıklar verilmiş, Fatih de Venediklilere bazı ticari haklar tanımıştı.

O dönemde, yabancı tüccarlara bu tür ayrıcalıkların verilmesi son derece olağandı.

Kanunî, bu kapitülasyonları vermekle,

• Sönmeye başlayan Doğu Akdeniz ticaretini canlandırmayı,

Advertisement

• Yabancı tüccarlara ayrıcalıklar tanıyarak onları Dogu Akdeniz’e çekmeyi amaçlıyordu.

Kapitülasyonlar Nasıl Zararlı Hale Geldi?

Kanuni, Fransızlara bu ayrıcalıkları verirken bu ayrıcalıkların, “anlaşmayı imzalayan hükümdar sağ kaldığı sürece geçerli olacağını” belirtmişti. Nitekim Fransızlar, her padişah değiştikçe, yeni padişaha ve önemli devlet adamlarına hediyeler vererek bu imtiyazları yeniden aldılar.

1740’ta kapitülasyonlar birçok devlete daha verildi ve sürekli hale getirildi. Osmanlı Devleti’nin, ekonomik yapının ve dönemin gereği olarak, Avrupalılara kapitülasyonlar vermesinde hiçbir sakınca yoktu. Tersine birçok yarar vardı.

Advertisement

Ekonomik yapı değişip, ayrıcalık verme politikası artık geçerliliğini kaybedince bu tür uygulamalara başvuran Avrupa ülkeleri, verdikleri ayrıcalıkları kaldırdılar.

Osmanlılarda ise gelişmeler bunun tersine oldu. Giderek güçlenen Avrupa ülkeleri, Osmanlı Devleti üzerindeki siyasal ve ekonomik baskılarını artırdılar.

Sonuçta Osmanlı ülkesi, Avrupalı devletlerin bir açık pazarı haline geldi ve yarı sömürge durumuna düştü.

DOĞUDA GELİŞMELER

Advertisement

Şah ismail’in ölümünden sonra yerine geçen ogiu, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki en büyük düşmanları olan

– Alman imparatoru Şarlken ve

– Avusturya Arşidükü Ferdinand

ile ittifak kurdu.

Advertisement

Bunun üzerine Kanuni, İran üzerine üç sefer düzenledi :

– Birinci seferde Bağdat alındı (1534).

– İkinci seferde, Kanunî’nin Avusturya seferinden yararlanarak Safevilerin ele geçirdiği yerler (Tebriz, Nahcivan, Van) geri alındı. ,

Üçüncü Seferde meydan savaşı yapılacak bir kuvvetle karşılaşılamadı. Erivan, Nahcivan, Karabag fethedildi.

Advertisement

Bu savaşlar her iki taraf için de zararlı oluyordu.

Bunun üzerine İran Şahı elçi göndererek barış istedi.

Amasya Antlaşması (1555)

İranlılarla yapılmış olan bu ilk resmî antlaşmaya göre; Bağdat, Tebriz ve Dogu Anadolu Osmanlılarda kalacaktı.

DENİZLERDE GELİŞMELER

Advertisement

Rodos’un Alınması (1522)

Rodos Adası, Akdeniz’in deniz yolları üzerinde önemli bir üs durumundaydı. Burada örgütlenmiş olan Sen Jan Şövalyeleri ticaret gemilerine her fırsatta saldırmaktaydılar.

Şarlken ve Ferdinand’m desteklediği bu korsanlar birliği Osmanlıların Akdeniz’deki ticari çıkarlarını her fırsatta zedeliyorlardı.

Kanuni, Rodos üzerine büyük bir donanma gönderdikten başka kendisi de büyük bir ordu ile adaya geçti.

Advertisement

Karada ve denizde çok şiddetli çarpışmalardan sonra şövalyeler adayı boşaltmak zorunda kaldılar (1522).

Şarlken bu şövalyelere Malta Adası’nı vererek onların dağılmalarını önledi.

Akdeniz’de Egemenlik Mücadelesi

Kanuni’nin Avrupa içlerine kadar nüfuz etmesi üzerine Şarlken, Osmanlıları Akdeniz’den vurmak istedi.

Advertisement

Osmanlılar o dönemde karada çok kuvvetliydiler. Bu nedenle Şarlken, Kanuni ile doğrudan doğruya karşı karşıya gelmekten kaçınıyordu.

Ancak, Osmanlılar denizde henüz karadaki kadar kuvvetli değildiler.

Şarlken; Venediklileri, Papa’nın güçlerini, İspanya ve Malta şövalyelerini bir araya getirdi. Bu birlik bir yandan Mora kıyılarına saldırırken, öte yandan Osmanlı ticaret gemilerini vuruyordu.

Bu durum karşısında Kanuni, Akdeniz’in ünlü denizcilerinden Barbaros’u Kaptan-ı Der-ya’lığa getirdi. Ayrıca kendisine Cezayir Beylerbeyliği verildi.

Advertisement

Barbaros, Adalar Denizi’ndeki hemen hemen bütün adaları ele geçirdi, italya ve ispanya kıyılarını vurdu, bazı adaları aldı.

Preveze Deniz Savaşı (1538)

Akdeniz’deki bu egemenlik mücadelesi kaçınılmaz olarak, büyük bir hesaplaşmaya yol açtı.

Venedik, Ceneviz, Malta, ispanya ve Portekiz’in birleşik donanması Preveze Körfezi önlerinde Osmanlı Donanması ile karşı karşıya geldi.

Advertisement

Barbaros, kendisinden üstün olan bu birleşik güce karşı büyük bir zafer kazandı. Zaferin kazanılmasında Turgut, Murat ve Salih reislerin de büyük katkıları oldu. Birleşik Donanmaya da Andrea Dorya komuta ediyordu.
Şiddetli bir deniz savaşından sonra Osmanlılar üstün geldiler.

Sonuçları

1. Venedikliler, Akdeniz’deki ticarî çıkarlarını sürdürebilmek için Osmanlılarla anlaşma yolunu seçtiler.

2. Venedikliler ağır bir savaş zarar ödentisi vermeyi kabul ettiler.

Advertisement

3. Bu büyük zafer, Osmanlılar’a Orta Akdeniz’de üstünlük sakladı. Bu üstünlük İne-bahtı Savaşı’na (1571) kadar devam etti.

Trablusgarp’ın Fethi ve Cerbe Savaşı

1. Trablusgarp, Malta Şövalyelerinin elindeydi. Turgut Reis, burayı kuşatarak ele geçirdi (1551) ve buraya beylerbeyi olarak atandı.

2. Malta Şövalyelerinin hazırladığı Haçlı donanması bu sefer, Cerbe adası önlerinde Turgut Reis’in komutasındaki donanmayla çatıştı ve büyük kayıplar verdi. Cerbe Savağı, Preveze’den sonra kazanılmış en önemli deniz zaferidir.

Advertisement

3. Bu savaştan sonra Batı Akdeniz ve Kuzey Afrika’da Osmanlı üstünlüğü tartışılmaz hale geldi.

Malta Adası’nın Kuşatılması (1565)

Rodos’un alınmasından sonra şövalyeler Malta Adası’na yerleşmişlerdi. Burası hem Osmanlı ticareti hem de Osmanlıların Kuzey Afrika’daki toprakları için bir saldırı üssü haline getirilmişti.

Bunun üzerine Kanuni, adanın alınmasına karar verdi.

Advertisement

Kale kuşatıldı. Ancak çarpışmalar esnasında Turgut Reis’in şehit düşmesi ve adanın alınamayacağının anlaşılması üzerine kuşatmaya son verildi.

HİNT SEFERLERİ

Portekizliler, Ümit Bumu yoluyla Hindistan’a varmışlardı. Daha sonra bu yolu geliştirip tekellerine aldılar ve Müslüman tüccarların ticaretini engellemeye başladılar.

Bunun sonucunda Süveyş, İskenderiye, Basra, Halep, Tripoli ve İran Körfezi’ndeki ticaret merkezlerinin yolu kapandı. Buralarda büyük bir ticarî bunalım başladı. Osmanlılar buna seyirci kalamazdı.

Advertisement

Kanuni, saltanatının ilk yıllarında genelde Avrupa’yla ve Akdeniz’e yöneldi. Portekizlilerin Hint Okyanusu’ndaki varlığını fazla önemsemedi. Ancak bölgeden günden güne sesler yükselince buraya da yönelmek zorunda kaldı.

Kanuni; Batı Hindistan’daki Gücerat hükümdarından yardım isteği de alınca Hint Seferleri başlatıldı.

Hint Seferleri 1538^de başladı ve 15 yıl devam etti.

Hadım Süleyman Paşa (Mısır Valisi), Piri Reis, Murat Reis, Şeydi Ali Reis gibi ünlü komutanlar Hindistan’a sırasıyla dört büyük sefer yaptılar.

Advertisement

Sonuçları

Bu seferlerden beklenen sonuç elde edilemedi. Bunun en önemli nedeni Osmanlıların; Hint Okyanusu’nda, Portekizlilere karşı güçlü bir donanma oluşturamamaları ve Portekizlilere üstün gelememeleridir.

Yardım isteyen Müslümanların Osmanlılara yardım etmemesi de başarısızlıkta etkili olmuştur.

Bu başarısızlığa rağmen;

Advertisement

a. Yemen ve Aden alındı.

b. Basra Körfezi ve Kızıldeniz nispeten denetim altına alındı.

c. Arap Yarımadası ve Habeşistan Osmanlı denetimine girdi.

Kanunî’nin Ölümü

Advertisement

Kanunî, son seferini Avusturya üzerine yaptı. Zigetvar Kalesi kuşatıldı. Kuşatma devam ederken Kanuni öldü. Kanunî’nin ölümü kale alındıktan sonra açıklandı.

Kanuni Sultan Süleyman Döneminde Osmanlı İmparatorluğu

Kanuni Sultan Süleyman Döneminde Osmanlı İmparatorluğu


Leave A Reply