Kanuni Sultan Süleyman Hayatı

0
Advertisement

Muhteşem Süleyman olarak bilinen Kanuni Sultan Süleyman Hayatı hakkında bilgi. Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşanan olaylar nelerdir?

Kanuni Sultan Süleyman

Kanuni Sultan Süleyman

Kanuni Sultan Süleyman Hayatı

Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı padişahı (Kasım 1434 Trabzon – 6/7 Eylül 1566 Sigetvar). Padişahlık dönemi: 1520-1566. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi Hafsa Sultan’dır.

İyi bir eğitim gördü, 1509’da Karahisar, sonra Bolu Sancakbeyliği’ne atandı. Amcası Ahmet’in isteği üzerine Kırım’da Kefe Sancakbeyliği’ne gönderildi. Babası Yavuz Sultan Selim’in tahta çıkışından sonra, İstanbul Kaymakamlığı görevinde bulundu. 1513’te Saruhan Sancakbeyliği’ne gönderildi. Çaldıran ve Mısır seferleri sırasında Edirne’de oturdu ve Rumeli’nin güvenliğinden sorumlu tutuldu. 1520’de babası ölünce 26 yaşında Osmanlı tahtına oturdu.

Padişahlık Dönemi Başlıyor

İlk uğraştığı sorun, Memlûklu beylerinden Canberd-i Gazali’nin ayaklanması oldu. Gazali, Halep üzerine yürüdüğü sırada, karşısında üçüncü vezir Ferhat Paşa ile Osmanlı kuvvetlerini buldu. Mastaba’da uğradığı ağır yenilgiden sonra, yakalandı ve öldürüldü, ikinci olarak, Macaristan sorunu ile uğraştı. 1521’de, Belgrad Kalesi’ni kuşattı ve çevredeki Böğürdelen, Zemlin ve bazı başka kalelerle birlikte Belgrad’ı da Osmanlı yönetimine kattı. Savaşa katılmayan Venedikliler ile ticaret serbestliği ağırlıklı bir antlaşma imzalandı. Venedikliler, İstanbul’da ticari ilişkilerden sorumlu bir balyos görevlendirdiler.

Kanuni, Rodos Kalesi’nin fethine karar verdi. Karadan Marmaris’ e geldi, Rodos Adası’na geçerek, kalenin ele geçirilmesi için çaba harcadı. Kale 1522 Aralığında, teslim oldu. Padişah şövalyelerle birlikte halktan da isteyenlerin istedikleri yere gidebileceklerini açıkladı. Bundan sonra, Rodos Adası yakınında bulunan öteki bazı adalar da Osmanlı yönetimine alındı.

Advertisement

Makbul İbrahim Paşa Vezir Oluyor

Rodos’un fethinden sonra, Piri Mehmet Paşa’yı sadrazamlıktan emekliye ayıran Kanuni, Hasodabaşı iken, padişahla yakın ilişki içerisinde olan ibrahim Ağa’yı sadrazamlığa atadı.

Bu sırada, Mısır Valiliği’ni isteyen Ahmet Paşa, Kadızade Mehmet Bey tarafından öldürülünce ayaklanma girişimi sona erdiyse de padişah, yine de Sadrazam İbrahim Paşa’yı buraya gönderdi. İbrahim Paşa, Mısır’da yönetimi yeni bir düzene soktu. Kanuni Sultan Süleyman, sınır sorunlarının giderek ağırlaşması üzerine Macaristan’a yeni bir sefer düzenlemeye karar verdi.

Kanuni Sultan Süleyman harita

Kanuni Sultan Süleyman Döneminde Osmanlı İmparatorluğu

Sadrazam İbrahim Paşa, 100 bin kişilik bir orduyla önden Macaristan’a hareket etti. Kanuni Sultan Süleyman da, arkadan Macaristan üzerine yürüdü. Mohaç Ovası’nda, 29 Ağustos 1526’da yapılan savaş kısa sürdü. Macar Kralı Layoş ve önde gelen komutanları savaş alanında öldürüldü. Yok edilen Macar Ordusu’nun sağ kalanları kaçmaya çalıştılar. Padişah, savaştan sonra, doğru Macaristan’ın başkenti Budin üzerine yürüdü. Segedin ile birçok kale Osmanlıların eline geçti. Kanuni, Macar tahtını Erdel voyvodası Zapolya Janoş’a verdi.

Ayaklanmalar

Anadolu’da görülen ayaklanmalar, Diyarbakır Beylerbeyi Husrev Paşa tarafından bastırıldı, ayaklananlar cezalandırıldı. Kanuni Sultan Süleyman bu kez Viyana üzerine sefer düzenledi. Erdel voyvodasının Osmanlı desteğiyle Macar kralı ilan edilmesi üzerine, Avusturya-Alman imparatoru olan Ferdinand, Macaristan’a giderek Erdel voyvodası olan Zapolya Janoş’u yenilgiye uğratmıştı. Zapolya’nın Kanuni’den yardım istemesi üzerine, 200 bin kişilik bir ordu ve 300 kadar savaş topuyla İstanbul’dan hareket eden padişah, Budin’i yeniden ele geçirdikten sonra, Avusturya topraklarına girdi. Ferdinand, topraklarını çiğneyen Osmanlı kuvvetlerinin karşısına çıkamadı.

Advertisement

Kanuni, Eylül 1529’da Viyana’yı kuşattıysa da sonuç alınamadı. Osmanlı Ordusu’nun dönmesinden sonra, Avusturyalılar yine sınırda olaylar çıkarmaya ve zaman zaman Macaristan topraklarına girerek Budin’i kuşatmayı sürdürdüler. Kanuni, yeni bir sefere çıkmaya karar verdi. 1532’de 100 bin kişilik bir orduyla Egezseg ve Şikloş kalelerini teslim aldı. Belovar ve Berzence kaleleri de savaşla teslim alındı. Alınan kalelerin sayısı 125’i buldu. Yine meydan savaşı yapılamadan dönüldü. Bazı uç kalelerin verilmesine karşılık Avusturya Kralı Ferdinand’ın Osmanlı Devleti’ne vergi vermesi karşılığında yapılan barışla Ferdinand, Zapolya’nın Macar krallığını kabul etti.

Bu arada İran’da önemli gelişmeler gözleniyordu. Sefere karar veren Kanuni, 1534 Haziranında Üsküdar’da geçti. Önden giden Sadrazam İbrahim Paşa ile Hoy yakınlarında birleşti, Derbent, Kasrışirin ve Hemedan üzerinden Bağdat’a geldi. İranlılar kenti terk ettikleri için, Bağdat kolayca ele geçirildi (Aralık 1934).

Kanuni Sultan Süleyman, Fransa Kralı I. François’nin gönderdiği elçi Forest ile ilk kapitülasyonları Fransa’ya vermiş oldu (1536). Aynı yıl Kanuni, aralıksız 13 yıl sadrazamlık yapan Damat İbrahim Paşa’yı (Makbul sonra Maktul) idam ettirdi. Yerine Ayas Paşa sadrazam oldu.

Denizlerdeki Hakimiyet

Osmanlı yönetimine Cezayir gibi büyük bir ülkeyi kazandıran Barbaros Hayrettin Paşa, Osmanlı Donanması ile 1538’de, Preveze’de büyük bir Haçlı donanmasına komutan eden ünlü denizci Andrea Doria‘yı büyük bir yenilgiye uğrattı.

Advertisement

Osmanlı Devleti’ni, Akdeniz’in tek egemeni durumuna getirdi. Osmanlı Donanması, Preveze’de bu deniz zaferini kazanırken, Kanuni Sultan Süleyman da, Boğdan’dan başarı ile döndü. Aynı yıl Mısır Valisi Hadım Süleyman Paşa, komutasındaki bir donanmayla Hindistan’a bir sefer düzenledi. Çünkü bu dönemde Hint Okyanusu’nda etkinlik gösteren Portekizlilere karşı, Gucarat Hükümdarı Bahadır Şah’ın yardım isteğine bir donanma ile yanıt vermek istendi. Ancak daha sonra Bahadır Şah’ın Portekizlilerle anlaşması, Hadım Süleyman Paşa’nın seferini sonuçsuz bıraktı.

Yeniden Macaristan

Avusturya Kralı Ferdinand’ın Alman askerlerinin desteğiyle Budin’i kuşatması üzerine Kanuni 1541’de, yeni bir Macaristan seferine çıktı, Budin ile Peşte’yi doğrudan Osmanlı Devleti’ne bağlandı. Budin bir eyalet merkezi haline getirildi ve 12 sancağa ayrıldı. Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı Donanması Fransa Kralı I. François’ya yardıma giderken Kanuni de Avusturya üzerine sefere çıktı. Estergon Seferi olarak bilinen bu sefer sonunda, Şikloş, Estergon ve İstolni-Belgrad kalelerini ele geçirdi.

Daha sonra Avusturyalılar, 300 bin duka altın ödemeyi kabul ederek barış istediler. Kanuni doğuda girişeceği sefer yüzünden bu öneriyi kabul etti. Osmanlı topraklarına giren Şah Tahmasb’ın üzerine sefer yapmaya karar veren Kanuni, 1548’de Tebriz’i yeniden ele geçirdi. Tahmasb yine ortaya çıkmadı. Ertesi yıl, Erzurum beylerbeyini görevlendiren Kanuni, İranlılarla işbirliği yapan Gürcülerin bazı kalelerini ele geçirdi. Kendisi de İstanbul’a döndü. 1552’de, Kanuni Edirne’deyken İranlılar yeni bir başkaldırı düzenleyerek, Van, Erciş, Ahlat ve Adilcevaz kalelerini yıkıma uğrattılar.

İran Seferi

Bunun üzerine, 1554’te Kanuni, yeniden İran seferine çıktı. Tahmasb yine karşı çıkmaya cesaret edemeyince Amasya’da İranlılarla bir anlaşma yapıldı (1555). Tebriz, Doğu Anadolu ve Irak’ın Osmanlıların olduğu kabul edildi. Bu sefer sırasında, Şehzade Mustafa’nın öldürülmesinden sonra, Selim ve Bayezit arasında çıkan şehzadeler kavgasında, Bayezit yenilip İran’a kaçmak zorunda kaldı.

Advertisement

1565’te, Turgut Reis’in önderliğinde Malta Adası kuşatıldıysa da, Turgut Reis’in öldürülmesi üzerine kuşatma sonuçsuz kaldı. 1564’te Avusturya Kralı I. Maximilian’ın Osmanlı Devleti’ne gereken vergiyi ödememesi üzerine, Kanuni Sultan Süleyman, 1565’de Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın diretmesi üzerine, hasta olmasına karşın sefere çıktı. Bu seferde Sigetvar Kalesi kuşatıldı. Kalenin ele geçirilmesinden bir gün önce, kalenin alındığını göremeden Kanuni öldü (6 Eylül 1566).

Süleymaniye Külliyesi

Süleymaniye Külliyesi

Muhteşem Süleyman

Cenazesi İstanbul’a getirilerek, Süleymaniye Camisi avlusundaki türbesine gömüldü. Kanuni Sultan Süleyman, 46 yıl süren saltanatı ile en uzun tahtta kalan Osmanlı padişahıdır. Muhteşem Süleyman adıyla tüm dünyaca tanınır. Politikada olduğu kadar kültürel ve toplumsal alanlarda da Kanuni’nin saltanat dönemi, Türk karakterini ortaya koyar. Bu durum, 1987 yılının dünyada Kanuni Çağı olarak belirlenmesi ve bunun sergilerle ortaya konulmasıyla büyük bir anlam kazandı. Kanuni Sultan Süleyman, yaptığı yasalarla Kanuni unvanını aldı. İstanbul’da yaptırdığı Süleymaniye ve Şehzade camileriyle de anılır. Biri Farsça olmak üzere Muhibbi mahlasıyla divanları vardır.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?