Kanuni Sultan Süleyman Seferleri

2

Kanuni Sultan Süleyman’ın düzenlediği seferler, savaşları, başarıları. Kanuni dönemi ile ilgili bilgi.

SÜLEYMAN I., Kanuni (1495 – 1566)

Advertisement

Osmanlı padişahlarının 10.’sudur. Yavuz Sultan Selim‘in tek oğludur. Annesi Hafsa Valide Sultan, Kırım Hanı I. Mengli Giray’ın kızıdır.

Kanuni Süleyman babasının sancakbeyi bulunduğu Trabzon’da Kanuni Süleyman doğdu. Babası şehzadeyken «sancağa çıktı», yani vali oldu; büyükbabası olan Kırım Hanı’nın himayesinde Kırım’daki Kefe Sancakbeyliğine getirildi. Babası padişah olunca veliahtlığa yükseldi, babasının uzun İran ve Mısır seferlerinde ona İstanbul’da Edirne’de vekalet etti. 1520’de Yavuz’un beklenmeyen ölümü üzerine 25 yaşında tahta geçti.

Kanuni’nin 46 yıllık saltanatı hemen hemen hep savaşlarla geçmiştir.

Kanuni’nin Seferleri

Advertisement

Belgrad Seferi — Genç hükümdarın ilk büyük çaptaki başarısı Belgrad’ın alınması oldu. Belgrad, Kanuni’nin ataları II. Murat, II. Mehmet (Fatih), II. Bayezit tarafından kuşatılmışsa da, düşürülememişti. Burası Macaristan’ın kilidi, önemli kalesiydi. Şiddetle savunulan şehir, 29 ağustos 1521’de fethedildi. Kanuni, şehirden ayrılmadan, yerli Hıristiyanlar’dan 21.000 işçi kiraladı, şehrin imarını emretti. 5 ay süren bu ilk seferinden 19 ekim 1521’de İstanbul’a döndü. Yemen hükümdarının İstanbul’da bekleyen elçileri Yemen’in de padişaha tabi olduğunu bildirdiler.

Rodos Seferi — 1522’de Kanuni, Fatih ve M. Bayezit zamanlarında ele geçirilemeyen Rodos’u almak azmindeydi. Çok çetin bir kuşatmadan sonra Rodos alındı, buradaki Saint-Jean Şövalyeleri devletine son verildi. Kanuni, 1523’te babasından kalan büyük vezir-i âzam (başbakan) Piri Mehmet Paşa’yı emekliye şevketti ve yerine Makbul İbrahim Paşa’yı getirdi.

Mohaç Seferi — Bu sıralarda V. Karl (Şarlken) Avrupa’da egemenlik kurmak ihtirasındaydı. Almanya İmparatoru ve İspanya Kralı sıfatıyla Avrupa’nın birçok ülkelerini ele geçirmişti. Yakın akrabası olan Macaristan Kralı II. Lajos (Lâyoş)u da Osmanlı İmparatorluğuma karşı kışkırtıyordu. Fransa Kralı I. François’nın İmparator’a esir düşüp Kanuni’ den imdat istemesi üzerine Kanuni 1526’da üçüncü seferine çıktı, Macaristan’ın güney kesiminde, Tuna kıyısında Mohaç denilen yerde, 2 saat içinde, tarihin en kesin sonuçlu örnek meydan savaşlarından birini kazanarak Macar ordusunu yok etti(Mohaç Meydan Savaşı). Böylece genç hükümdar, beş yüzyıldan beri Avrupa’nın büyük devletleri arasında bulunan Macaristan’ı haritadan siliyor, artık Osmanlı devletinin batı sınırı, Viyana kapılarından başlıyordu. Avrupa, Kanuni’ ile V. Karl arasında iki büyük nüfuz bölgesine ayrılmıştı. Bütün Avrupa devletleri, iki taraftan birinin nüfuzuna geçmek zorunda kalacaktı.

Bec (Viyana) Seferi — Mohaç’tan sonra Büyük Macaristan Krallığı parçalanmış, asıl Macaristan’la, Türkler’in «Erdel» dedikleri Transilvanya, Osmanlı devletinin eline geçmişti. Eski Macaristan kırallığına ait topraklar arasında bulunan Bohemya, Moravya, Slovakya, Slovenya, Hırvatistan’ı ise Charles-Quint’in kardeşi Arşidük Ferdinand işgal etmişti. Almanlar, asıl Macaristan’la, Transilvanya’yı almak istiyorlar, hele eski krallığın başkenti Budapeşte’nin Osmanlılar elinde bulunmasını istemiyorlardı. Kanuni’nin 4. seferi bu şartlar içinde açıldı.

Kanuni 1529 mayısında sefere çıktığı sırada «Bec»i (Viyana’yı) almayı düşünmemişti. Yalnız, Türkler’le meydan savaşında boy ölçüşmeye kalkmanın çılgınlık olduğunu kavrayan İmparator, Kanuni’nin önünden çekildi. Bunun üzerine Kanuni, Viyana’yı kuşatarak Almanlar’ı cezalandırmak istedi (Birinci Viyana Kuşatması). 16 ekimde kuşatma kaldırıldı, Türk akıncıları bütün Orta Avrupa’yı İsviçre’ye kadar taradılar.

Almanya Seferi — 1532’de Kanuni yeniden Almanlar’ın üzerine yürüdü. Padişahın bu 5. seferinde Osmanlı ordusu 200.000 kişiydi, 400 topu vardı. Avusturya’nın ikinci büyük şehri olan Graz alındıktan sonra İmparator’ un ordusu boş yere arandı. Çünkü V. Karl’ın Türkler’e karşı meydan savaşı vermeye niyeti yoktu. Birçok kaleler, 100.000 esir alındıktan sonra, 7 ay süren bu seferden 21 kasım 1532’de İstanbul’a dönüldü.

Advertisement

Irakayn Seferi — Kanuni’nin 6. seferi o devrin Osmanlı İmparatorluğu’ndan sonra dünyanın en güçlü devleti olan İran’a (Türk Safevi İmparatorluğu’na) karşı yapıldı Bu sefere «Irakayn (İki Irak) Seferi» denilmiştir; çünkü, hem Arap Irakı (bugünkü Irak), hem de Acem Irakı (Doğu Iran, Hemedan bölgesi) fethedilmiştir.

Vezir-i âzam Damat Makbul İbrahim Paşa, İran üzerine sefere çıkmak üzere, 23 ekim 1533’te İstanbul’dan ayrıldı. 11 haziran 1534′ te de Kanuni, başka bir ordu ile, ikinci cephe açmak gayesiyle İran üzerine yürüdü. Önce Van’ı, arkasından Yavuz’dan sonra ikinci defa Tebriz’i fetheden İbrahim Paşa, İran’ın bu eski başkentinde Kanuni ile buluştu, iki ordu birleşmiş oldu.

Kanuni, Hemedan’ı, dünyanın en ünlü şehirleri arasında bulunan Bağdat’ı da aldı, Irak’ ta Safeviler’in egemenliğine son verdi. Kuzey Irak daha Yavuz devrinde fethedilmişti. Böylece bütün Irak alınmış, Osmanlılar yeni bir denize, Basra Körfezi’ne de çıkmış oluyordu. Bu sıralarda, 22 ağustos 1534’te, Barbaros’un da Tunus’u aldığı haberi geldi.

Kanuni’nin bu’büyük ve çetin seferi tam 1,5 yıl sürdü. Bu seferle Doğu Anadolu’da İran’ın elinde bulunan son parçalar, Erzurum’ la Van da alındı; Türkiye’nin bugünkü doğu sınırına erişilmiş oldu; Anadolu birliği kesin şekilde gerçekleşti. Irak, bu arada Bağdat, Basra gibi çok önemli merkezler Osmanlı İmparatorluğu’na katıldı. Yalnız, Osmanlı ordusu çekilir çekilmez Safeviler Doğu İran’ı geri aldılar.

Korfu Seferi (İtalya Seferi) — Kanuni, 1536 martında İtalya üzerine sefere çıktı. Bu 7. seferinde V. Karl’ı İtalya’dan vurmaya karar vermişti. Bu arada Venedik’le de savaşmak gerekiyordu. Korfu Adası’na asker çıkarıldı. 3. vezir Damat Lutfi Paşa, Pulya’yı (İtalya’nın topuğunu) Fatih devrinden sonra ikinci defa işgal etti. Barbaros da İtalya ve İspanya kıyılarını yaktı, yüzlerce düşman gemisini ele geçirdi. Kanuni’nin bu seferi 6 ay sürmüştür.

Boğdan Seferi — Boğdan (Moldavya) Romen Beyliği’nin ayaklanması üzerine açıldı. 4,5 ay süren bu seferde, Boğdan’ın topraklarının bir kısmı elinden alındı. Bu seferde Kanuni’nin, düşman toprağında olmalarına rağmen, bir Hıristiyan’ın evini yağmalayan iki Türk askerini idam ettirmesi ünlüdür.

Budin Seferi — Kanuni, Budin’e (Budapeşte’ye) giderek Macaristan’ın idare şeklini kökünden değiştirdi, bir beylerbeyilik (eyalet) olarak İstanbul’a bağladı. Kanuni’nin bu 9. seferi 5 ay sürmüştür.

Estergon Seferi — Bir yıl süren bu seferde, Viyana ile Budin arasındaki en önemli kale olan, Türk akıncılarının bundan böyle başlıca merkezlerinden biri haline gelen Estergon, Almanlar’dan geri alındı. Bali Paşa’nın 24 kasım 1542’de kazandığı bu büyük zafer, Macaristan’ı Alman İmparatoru’nun istilasından kurtarmıştı. Yalnız, Almanlar’ın giriştiği o taarruzun cezasını vermek gerekiyordu. Kanuni’nin bu seferi (1543) maksadı sağladığı gibi, Macaristan’ı Osmanlı İmparatorluğu’na daha sıkı bağlarla bağladı. Bu sıralarda, 1543 yazında, Barbaros da batıdan V. Karl’a (Şarlken)e ağır darbeler vurdu, Nice’i aldı, Roma’ ya 15 km. yaklaştı, Fransa’yı himayesine aldı.

19 haziran 1547’de Almanya – İspanya ile barış yapıldı; V. Karl, en ağır şartları kabul zorunda kaldı; Osmanlı devletine yıllık haraç vermeyi bile taahhüt etti. Avrupa’da Osmanlı İmparatorluğunun nüfuzu şahikasına çıktı, Habsburglar’ın itibarı azaldı. Lehistan, Rusya, Fransa, bazen İngiltere ile Venedik, Osmanlı devletinin nüfuzuna girdiler. Venedik, Rusya ve Lehistan Osmanlılar’a yıllık vergi veriyor, Fransa, Osmanlı devletinden büyük para, silah yardımı görüyordu.

İran Seferi — Artık Kanuni için, yeniden Doğu’ya, İran’a dönmek kalıyordu. 27 temmuzda Tebriz’i alarak üçüncü defa Safeviler’e baş eğdirdi.

Bu sıralarda Salih Paşa, Fas’ı Osmanlı imparatorluğuna bağlarken, Turgut Paşa da Libya’yı, Korsika’yı alıyordu. Hint Okyanusu’nda Portekizlilerle de büyük savaşlara girişilmişti. Piyale Paşa, Akdeniz’de Osmanlı egemenliğini devam ettiriyor, büyük deniz zaferleri kazanıyordu.

Advertisement

Nahcuvan Seferi — Kanuni, 1553’te üçüncü defa İran üzerine yürüdü. Karabağ’ı, Nahcuvan’ı aldı. İki yıla yakın süren bu 12. seferinden dönerken Kanuni, 35 yıl içinde Osmanlı İmparatorluğu’nu 7,3 milyon km2’den 13,7 milyon km2’ye çıkarmış, hemen hemen iki kat büyütmüş bulunuyordu.

Zigetvar Seferi — 1565’te Malta kuşatmasından bir sonuç alınmaması üzerine Kanuni, yeniden savaş durumuna geldiği Almanya üzerine yürüdü. Kuzey Macaristan’da Almanlar’ın elinde çok önemli bir kale olan Zigetvar’ı almak üzere 1 mayıs 1566’da sefere çıktı. 5 ağustosta kale kuşatıldı. 29 ağustosta ihtiyar padişah, etrafındakilerin ağlayarak yalvarmalarına rağmen, hasta hasta atına binip askerlerini teftişe çıkmak ihtiyatsızlığını gösterdi. Hastalığının şiddetlenmesi üzerine gene yatmayı kabul etmedi, kuşatma işleriyle uğraştı. 2 eylülde dış kale düşürülmüş, 3 eylül sabahı iç kaleye çepçevre ateş verilmişti. Kanuni Sultan Süleyman 6 eylül 1566 gecesi öldü. 71 yaşındaydı. 46 yıldan beri tahtta idi ki, bu, Osmanlı padişahlarının en uzun saltanat süresidir.

Vezir-i âzam Sokullu Mehmet Paşa, Kanuni’nin ölümünü ordudan gizledi. Padişahın hayatta bulunan tek oğlu Şehzade Selim (II. Selim) Belgrad’a gelinceye kadar da gizlilik devam etti. İstanbul’a getirilen cenaze, Süleymaniye Camisi’ndeki türbeye gömüldü.

Kanuni’nin Kişiliği

Kanuni, Osmanlı tarihinin en büyük hükümdarlarından biridir. Bütün Osmanlı tarihinde devletin onun devri derecesinde haşmet ve şevketin zirvesine ulaştığı görülmez. Avrupalılar’ın «Magnifique», «Magnificent» (Muhteşem), Türkler’in adaletinden, yaptırdığı kanunlardan dolayı «Kanuni» dedikleri bu hükümdar, imparatorluğu büyük bir refah ve mutluluğa kavuşturmuştu. Osmanlı hükümdarları içinde Fatih’ten sonra en büyük devlet ve siyaset adamı, Fatih ve Yavuz’dan sonra da en büyük asker olan Kanuni, bilgin ve sanatkardı. «Muhibbî» mahlasiyle yazdığı büyük divan, XIX. yüzyılda torunlarından II. Mahmut’un şair kızı Adile Sultan tarafından bastırılmıştır. «Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi – Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi» beyti, Kanuni’nindir.


2 yorum

  1. budapeşte estergon rehber on

    Budapeste harika bir sehir. Atalardan kalan Budin kalesinden sehre bakarken duygulanacaksiniz kesin. Budapesteye kadar gelmisken kesin estergon kalesine gidin.
    Herkesin birgun buralari gormesi dileklerimle

Leave A Reply