Kapadokya Gezi Rehberi – Kapadokya’da Gezilecek Yerler ve Bölge Hakkında Bilgi

0

Kapadokya neresidir? Kapadokya’nın özellikleri, coğrafi konumu, bölgenin önemli kentleri ile ilgili bilgi.

Kapadokya Kuzeyde Karadeniz, doğuda Fırat Irmağı, güneyde Antitoros Dağları, batıda da Kızılırmak ile sınırlanmış bölgeye eskiçağda verilen addır. Geniş bir alana yayılmakla birlikte, esas bölümünü, Kayseri de içinde olmak üzere güney bölgesi oluşturur.

Kapadokya

Kuzeydeki bölümüne ise Pontik Kapadokya adı verilir. Bugünkü Kapadokya Bölgesi Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerinin kapladığı alandır. Bölgenin en önemli yükseltisi Erciyes Dağı’dır. Sert bir karasal iklime sahip olan bölgede tahıl ve meyveciliğin yanı sıra hayvancılık da yapılırdı. Orman yönünden fazla zengin sayılmayan Kapadokya’nın, ancak Erciyes Dağı çevresi ormanlarla kaplıydı. Ülkeye zenginlik sağlayan bir başka doğal kaynak, eskiçağ dünyasına Sinope (bugün Sinop) limanı aracılığıyla gönderilmiş olması nedeniyle Sihopis (Snoplu) adı verilen aşı boyasıydı.

Kapadokya Gezi Rehberi

Çok eski bir tarihe sahip gizemli topraklara yolculuk için hazır mısınız? Hazırsanız toplayın çantaları, Kapadokya sizi bekliyor.

Sohbaharla birlikte son şansınız da geldi, havalara kışa dönmeden atlayıp bir yerelere gitmek için son birkaç haftanız, sonrası yağmur, çamur, kıyamet. Şehriye’nin son fırsatları değerlendirmek isteyenlere öneriyor, en güzel mevsimini yaşayan Kapadokya’nın gizemli toprakları sizi bekliyor. Derinlerdeki sığınaklar, binlerce yıllık taş tapınaklar ve dünyada eşi az bulunur doğa harikası peri pacaları; Kapadokya’nın hazinelerini görmenin tam zamanı…

Kapadokya Haritası

Kapadokya Haritası

Tarihi

Bugün Nevşehir’a bağlı olan Kapadokya bölgesinin bilinen tarihi milat öncesine kadar uzanıyor. Çeşitli toplumlar farklı dönemlerde bu topraklar üzerinde hakimiyet sürmüşler, sırasıyla Asurlar, Hititler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve son olarak bize miras bırakan Osmanlı İmparatorluğu Kapadokya topraklarına hükmetmişler.

Bölgenin en önemli kenti, önceleri Mazaka adını taşıyan Kaisareia (bugün Kayseri) idi. Kapadokya’nın en büyük kenti, İÖ 1, Yüzyılda Roma İmparatoru ya da Kaisar’ı Augustus’un onuruna Kaisareia adını aldı. Doğu sınırındaki en önemli merkezi ise Melitene idi. Fırat Irmağı’nın batı kıyısı yakınlarındaki bu kent günümüzde Eski Malatya adını taşır. Genelde Bereketli toprakları sınırlı olan bölgenin en verimli yöresini Malatya ve çevresi oluşturur. Eskiçağda her çeşit meyvenin yetiştiği bu kent ve civarı zeytinyağı ve şaraplarıyla ünlüydü. Bölgenin güneye doğru bir başka önemli yerleşme yeri Tyana’dır (bugün Uluborlu). Toros Dağları’nın eteklerinde geniş bir ovada kurulmuş olan bu kent, Podandus’a (bugün Pozantı) 34 Roma mili, Kayseri’ye ise eskiçağ ulaşım olanaklarıyla üç günlük uzaklıktadır.

Toprak yapısı kayalık olduğu için pek tarımla uğraşılmamış, daha çok ticaret merkezi olarak gelişmiş. Bugün için ise gelirinin büyük bir kısmını turizm ve el sanatlarından sağlamakta, az miktarda yapılan tarım önemli bir gelir getirmiyor.

Kapadokya’nın tarihi o kadar geniş bir döneme ait ki, özetleyip anlatmak için bile ayrı bir yazı yazmamız gerekir, bu nedenle tarihten günümüze kalan izleri görmek için bizzat kendiniz gitmelisiniz.

Kapadokya

Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan otoyolu kullanarak Çamlıca’dan Kaynaşlı’ya kadar ilerliyorsunuz, daha sonra Bolu Dağı’nı çıkmak için kısa bir süre ayrıldıktan sonra otobana geri dönüyorsunuz. Ankara çevre yolu üzerinden Kırıkkale ve Kırşehir’i geçerek Nevşehir-Hacıbektaş’a geliyorsunuz, burada duraklayıp Hacıbektaş Külliyesi’ni gezebilirsiniz, daha sonra yedi saatlik bir yolculuk ile Avanos’a ulaşıyorsunuz. İstanbul-Nevşehir arası 730 km ve yaklaşık 9-11 saatlik bir yolculuk yapmanız gerekiyor.

Kapadokya Sevgi Vadisi

Kapadokya Sevgi Vadisi

Peribacaları

Kapadokya’nın en önemli simgesi peribacaları adı veriler kayalıklardır, bölgenin dört bir yanı aşınma yoluyla şapkalı birer baca şeklini almış bu kayalıklarla kaplı bulunuyor. İnsan yapımı heykelleri andıran peribacalarının şapkalarının oluşma nedeni o katmanda bulunan taşların farklı bir sertlikte olduğu için daha az aşınmasından kaynaklanıyor. Peribacası isminin ise, bir peri kızı ile insan arasındaki aşk yüzünden çıkan savaştan geldiği söyleniyor.

Kapadokya

Kapadokya

Nereleri Görmelisiniz?

Kapadokya’da görülecek o kadar çok yer var ki, bir hafta sonunda her yeri gezip görmek aslında mümkün değil, ancak yapılan iki üç günlük turlarda çok büyük keyif alıyor ve bir daha gelmek için kendi kendinize söz vererek ayrılıyorsunuz.

Göreme Tarihi Milli Parkı

Göreme Tarihi Milli Parkı

Göreme

Bir zamanlar Hıristiyan misyonerler dinlerini yaymak için Göreme’yi kendilerine kale olarak seçmişler ve Kayseri merkezinden ayrılarak Kapadokya bölgesine yerleşmişler. O dönemlerden kalan 450 adet kilise ve şapel olduğu biliniyor ancak bunların yalnızca 360 tanesi ortaya çıkarılmış durumda. Kapadokya geziniz boyunca Göreme Vadisi’nde bunların en önemli olanlarını görme fırsatı bulabilirsiniz.

Göreme’de bulunan Tokalı Kilise, Yılanlı Kilise, El Nazar Kilisesi, Saklı Kilise, Meryem Ana Kilisesi ve Kılıçlar Kilisesi görmeniz gereken yerlerin başında geliyor, bu kiliseler içinde bulunan yüzlerce yıllık fresklerin büyüsü gözlerinizi kamaştıracak.

Ihlara Vadisi

Ihlara Vadisi

Ihlara Vadisi

Melendiz Çayı’nın içinden aktığı 10 km uzunluğundaki Ihlara Vadisi sert kayaların oluşturduğu bir kanyon. Kayaların bütün sertliğine rağmen oyularak inşa edilmiş 100 kadar kilise insanı gerçekten şaşkına çeviriyor. Ihlara Vadisi’nin diplerinde bulunan kiliselerin bazılarını gezmek mümkün(Yılanlı Kilise, Kokar kilise ve Ağaçaltı Kilisesi) ancak bunun için yaklaşık 180 basamak inip çıkmanız gerekiyor, tahmin edeceğiniz gibi inerken iyi de çıkarken işler biraz zorlaşıyor…

Ürgüp

Ürgüp

Ürgüp

Tarih boyunca Kapadokya’nın en önemli merkezlerinden birisi olmuş, gidince Aziz Theodore Kilisesi’ni ve Pancarlık Kilisesi’ni görmeyi ihmal etmeyin.

Hacı Bektaş

Burada görülmesi gereken en önemli yer elbette ki Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi’dir. Müze olarak ziyarete açılan yer aslında Hacı Bektaş Veli’nin külliyesidir ve kendisiyle beraber Balım Sultan’ın türbeleri burada bulunmaktadır. Müzeyi gezerken karşınıza çıkacak olan üstün birer sanat ürünü işlemeler ve yazmalar görülmeye değer.

Derinkuyu

Derinkuyu

Kaymaklı ve Derinkuyu Yeraltı Şehirleri

Kaymaklı’nın Nevşehir’e olan uzaklığı 19 km, Derinkuyu’nun ise 29 km. Bu iki şehirde kayaların yerin diplerine doğru oyulması sonucu meydana getirilmiş. Oda oda oyulan birer labirent olan bu iki şehirden Derin kuyu 85 m. derinliğe kadar iniyor. Yeraltı şehirlerinin hâlâ bir kısmı gezilebiliyor. Eğer kapalı kalma korkunuz varsa fazla derinlere inmemenizi tavsiye ediyoruz çünkü basık ve dar koridorlarda içiniz daralabilir. İçeride kaybolma riskine karşı her yere aşağıya ve yukarıya giden yolları işaret eden oklar yerleştirilmiş.

Derinkuyu ve kaymaklı şehirleri dışında Mazı, Tatlarin ve Özkonak isminde üç yeraltı şehri daha bulunuyor.

Çömlek Atölyeleri ve Onyx

Kapadokya çömlek yapımı konusunda ülkemizin en önemli merkezi. Bölgeye girdiğiniz andan itibaren her yerde çanak çömlek atölyeleri görmeye başlıyorsunuz, yapılan ürünlerden almak ve nasıl yapıldığını görmek için bunlardan birine girmeniz yeterli.

Nevşehir’in çanak-çömlek dışında başka bir önemli ürünü de onyx taşı. Dünyada sadece bu bölgede bulunan ve mermere banzeyen bu yeşil taş işlenerek çeşitli şekillere getirilebiliyor.

Testi Kebabı

Testi Kebabı

Ne Yenir?

Aslında Kapodakya bölgesinin çok özel yiyecekleri yok ancak testi kebabı ve güveçte kuru fasulye yemeden de gelmeyin. Testi kebabı, ağzı hamur topuyla kapatılmış bir testinin içinde kuzu eti ve sebzenin tereyağıyla pişirilmesi ile hazırlanıyor ancak odun ateşinde yaklaşık 6 saatte yavaş yavaş pişiriliyor. Güveçte kuru fasulye ise bildiğimiz kuru fasulyenin lezzetli bir şekilde güveçte pişirilmesinden ibaret. gitmişken Kapadokya şaraplarından içmeyi de unutmayın.

Konaklama

Kapadokya son derece turistik bir yer olduğu için kalacak yer konusunda sıkıntı çekmiyorsunuz.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?