Kapı İle İlgili Atasözleri Deyimler Anlamları Açıklamaları İçinde Kapı Geçen

0

İçinde kapı kelimesi geçen kapı hakkındaki atasözlerinin, deyimlerin anlamları. Kapı konulu atasözleri, deyimler, açıklamaları.

Kapı İle İlgili Atasözleri Deyimler

Arka resim kaynak: pixabay.com

Kapı İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları

ATASÖZLERİ

  • *** acemi katır kapı önünde yük indirir
    beceriksiz ve anlayışsız kişi kendisine yaptırılan işi en önemli yerinde bırakır.
  • *** Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar
    işi bozulan kişi umutsuzluğa düşmemeli, Tanrı’nın onu daha iyi bir işe kavuşturacağına inanmalıdır.
  • *** altın anahtar her kapıyı açar
    para olduğunda her güçlük yenilebilir.
  • *** avrat (kadın) malı, kapı mandalı
    bir erkek, karısının malından yararlanmayı düşünmemelidir.
  • *** borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar)
    borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.
  • *** çalma elin kapısını, çalarlar kapını
    kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.
  • *** deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız
    her nesnenin kendisine özgü nitelikleri, kendisinden ayrılmayan özellikleri vardır.
  • *** deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalı
    yüksek makam sahibi kimselerle ilgisi olanlar durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdırlar.
  • *** deveci ile konuşan kapısını büyük açar
    yüksek makam sahibi kimselerle ilgisi olanlar durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdırlar.
Devamı
  • *** kapı arkası bile gurbet
    bir insan evinden pek uzağa gitmese bile evden ayrıldıktan sonra kendini gurbete çıkmış gibi hisseder.
  • *** köpek ekmek veren (yediği) kapıyı tanır
    köpek bile kendisini besleyen yeri bilir, davranışlarıyla duygularını belli eder, insan da bundan ders almalı, gördüğü iyiliği unutmamalıdır.
  • *** mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır
    mart ayındaki şiddetli soğuklarda insanlar ellerine geçen her şeyi yakmak zorunda kalırlar.
  • *** oğlan anası kapı arkası, kız anası minder kabası
    eve gelin geldikten sonra oğlanın anası kapı dışarı edilecek kadar fazla görülür ama kızın anası başköşeye oturtulur.
  • *** ölüm bir kara devedir ki herkesin kapısına çöker
    her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.
  • *** rüşvet kapıdan girince insaf (iman) bacadan (pencereden) çıkar
    işini herkese eşit davranarak yapmak zorunda olan bir görevli, kendisine çıkar sağlayan kimselere ayrıcalık tanıyorsa o kişi hak, adalet, insaf gibi duygulardan yoksun demektir, onun gözü paradan, maldan başka bir şey görmez.
  • *** sitteisevir kapıyı çevirir
    kötü havalarda dışarı çıkmamayı öğütleyen bir söz.
  • *** tembele dediler “kapını ört”, dedi “yel eser örter”
    tembel, kapısının örtülmesini bile rüzgârdan bekler.
  • *** yersen kap açık, yemezsen kapı açık
    sabırlı ol, katlan ve kararını ona göre ver.
  • *** zor kapıdan girerse, şeriat bacadan çıkar
    zorbalığın hüküm sürdüğü yerde din kuralları, kanun emirleri yürümez.

Çalma Elin Kapısını Çalarlar Kapını:

ANAFİKİR: Kötülük yapan karşılığında kötülük bulur.

Advertisement

Başkalarıyla olan ilişkilerde kişinin davranışlarının önemi büyüktür. Davranışlar da düşünceleri yansıtır. Kişi başkası hakkında nasıl düşünürse, aynı düşünceden kaynaklanan davranışı beklemelidir. Çünkü kişinin bekleyişi yaptıklarıyla orantılıdır. Sürekli başkalarının kötülüğünü isteyen bir kişinin iyi davranışlar beklemesi düşünülemez. İyi davranış beklemek için mutlaka iyi davranmak gerekir. Kötülük görmek istemiyorsak, biz de hiç kimseye kötülük yapmamalı hatta hiç kimse hakkında kötü düşünmemeliyiz.

DEYİMLER:

  • *** açık kapı bırakmak
    gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak.
  • *** arka kapıdan çıkmak
    okuldan başarısızlık nedeniyle ayrılmak.
  • *** at çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak
    iş işten geçtikten sonra önlem almaya kalkışmak.
  • *** aynı kapıya çıkmak
    sonuç bakımından fark etmemek, aynı sonuca varmak: “Talihin aşırısı da insanı eninde sonunda aptallaştırdığından, sonuç aynı kapıya çıkardı.” -E. Şafak.
  • *** bir kapıya çıkmak
    aynı sonuca varmak.
  • *** (bir şeyden) kapı açmak
    1) bir şeyin sözünü etmek veya bir işe başlamak; 2) pazarlığa çok yüksek bir fiyatla başlamak.
  • *** (bir şeyin) girdabına kapılmak
    etkisinde kalmak, o şeyin çekiciliğinden kurtulamamak.
*** (bir yeri) komşu kapısı yapmak
sık gidilen yer hâline getirmek.
  • *** (bir yeri) komşu kapısına çevirmek
    yakın olmadığı ve sık sık uğranılması gerekmediği hâlde bir yere çok sık gitmek.
  • *** (birinin) kapısını aşındırmak
    yanına çok sık gitmek: “Sabahtan akşama kadar belki kapısını aşındıranlar elli altmışı bulur.” -E. İ. Benice.
  • *** (birinin) kapısını çalmak
    birine başvurmak: “İskele memurluğu isteyen işçiler hep benim kapımı çalıyorlar.” -M. Ş. Esendal.
  • *** çat orada çat burada çat kapı arkasında
    çok çabuk yer değiştiren bir şeyin durumunu anlatan bir söz: “Sizin sevgili bir yerde durmaz, çat orada çat burada çat kapı arkasındadır.” -O. C. Kaygılı.
  • *** dış kapının mandalı
    1) uzak akraba; 2) önemsiz, değersiz.
  • *** doksan kapının ipini çekmek
    içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.
  • *** ikisi bir kapıya çıkmak
    aynı sonuca varmak, aynı sonucu doğurmak.
  • *** kapı almak (yapmak)
    tavla oyununda bir haneye üst üste iki pul getirmek ve o hanenin karşı oyuncu tarafından kullanılmasını engellemek: “Altı bir geldi mi köşeyi kapacaksın, kapıları almayı asla unutmayacaksın.” -T. Uyar.
  • *** kapı aralamak
    bir konuya giriş yapmak, karşısındakini hazırlamak.
  • *** kapı aramak
    ev ziyareti yapmak istemek.
Devamı
  • *** kapı baca açık
    korunmaya alınmamış.
  • *** kapı dışarı etmek (atmak)
    kovmak, dışarı atmak: “Sizin hepinizi kapı dışarı edecekler. Çünkü kaçak işçiye memlekette iş yok.” -M. İzgü.
  • *** kapı gibi
    1) iri vücutlu (kimse); 2) dayanak noktası güçlü, sağlam olan: “İçlerinden biri atından inerek celladın burnuna kapı gibi bir fermanı dayadı.” -İ. O. Anar.
  • *** kapı kadar
    çok enli ve uzun olan.
  • *** kapı kapı aramak
    her yeri aramak.
  • *** kapı kapı dolaşmak (gezmek)
    1) ev ev gezmek; 2) bir yerlere sürekli girip çıkmak: “Elbette öyle ama sen böyle panik hâlinde kapı kapı dolaşırsan, teşkilatta muhalefet var sanıp gerçekten de bir temizliğe başlayabilirler.” -A. Ümit. 3) iş aramak için her yere başvurmak.
  • *** kapı komşusu yapmak (etmek)
    bir yere sık gidip gelmek.
  • *** kapı yapmak
    1) bir şey istemek veya söylemek için karşısındakini önceden başka sözlerle hazırlamak: “Rumeli’de bıraktığı çiftlikleri de anlattıktan sonra yaptığı kapıyı kâfi gördü. İşlere geçti.” -Ö. Seyfettin. 2) ev gezmesi yapmak; 3) kapı almak.
  • *** kapıda kalmak
    içeri girememek: “Anahtar bendedir. Onlar sonra kapıda kalırlar.” -M. Ş. Esendal.
  • *** kapıdan çevirmek
    geri döndürmek, kabul etmemek: “Fakat görücüleri de kapıdan çevirmeyi doğru bulmuyordu.” -H. E. Adıvar.
  • *** kapıdan kovsan bacadan düşer
    yüzsüz, arsız kimseler için söylenen bir söz.
  • *** kapılar yüzüne (üzerine veya üstüne) kapanmak
    istenilen şeye ulaşma imkânı verilmemek.
  • *** kapıları açık tutmak
    herhangi bir konuda ilişkiyi kesmeden anlaşma ortamını sürdürmeye çalışmak.
  • *** kapıları kapamak
    bütün ilişkileri kesmek veya anlaşma ortamını ortadan kaldırmak.
  • *** kapısına kilit vurmak
    1) girilip çıkılmasını önlemek için bir yeri kapamak; 2) bir yerin çalışmasına son vermek.
  • *** kapıya dayanmak
    1) gelip çatmak: “Kış kapıya dayandı, daha kömür alamadık.” -R. N. Güntekin. 2) bir şey elde etmek için bir yeri, bir kimseyi zorlamak, göz korkutmak: “Bereket versin ki padişahın cellatları kapıya dayanmadılar.” -İ. O. Anar.
  • *** kapıyı açmak
    1) bir işe veya bir konuya öncelikli olarak başlamak; 2) bir işte başkalarına örnek olmak.
  • *** kapıyı büyük açmak
    çok masraflı bir işe girişmek veya hesapsız harcamak.
Devamı
  • *** kapıyı göstermek
    kovmak, uzaklaştırmak.
  • *** kendini kapının dışında bulmak
    kovulmak, işten atılmak, bir yerden istenmeden uzaklaştırılmak: “Bir gazeteci gelsin de bizden bir haber alsın. Haberi veren ertesi günü kendini kapının dışında bulurdu.” -M. Ş. Esendal.
  • *** kırk kapının ipini çekmek
    içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.
  • *** masraf kapısı açmak
    para harcamayı gerektiren bir işe girişmek.
  • *** o kapı (mahalle) senin bu kapı (mahalle) benim
    sürekli gezip dolaşmayı anlatan bir söz: O kapı senin bu kapı benim, akşamı eder.
  • *** seksen kapının ipini çekmek
    içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak: “Ama şimdi, bir çift lastik için seksen kapının ipini çekiyoruz.” -R. Enis.
  • *** şöhret kapısı açılmak
    meşhur olmaya başlamak.
  • *** yağlı kapıya konmak
    rahat, sıkıntısız bir yere girmek, geçimini başkasının üstüne yıkmak: “Kondu, namussuz, yağlı kapıya, diye, hasedini belli ediyordu.” -H. Taner.
  • *** yanlış kapı çalmak
    isteğinin yapılmayacağı, yersiz sayılacağı bir yere başvurmak.
  • *** yumurta kapıya dayanmak (gelmek)
    yapılacak iş için zaman çok daralmak.


Yorum yapılmamış

Leave A Reply