Kaptan-ı Derya Nedir? Osmanlı Devleti’nde Kaptan-ı Deryanın Görevleri

0
Advertisement

Kaptan-ı Derya nedir, kime denir? Osmanlı Devleti’nde Kaptan-ı Derya’nın özellikleri, görevleri nelerdir, hakkında bilgi.

Kaptan-ı Derya Nedir? Görevleri Nelerdir?

Kaptan-ı Derya Nedir? Görevleri Nelerdir?

Kaptan-ı Derya; Osmanlı İmparatorluğu’nda deniz kuvvetleri komutanına (amirallerin en büyüğüne) “kaptan-ı derya”, ya da “kaptan paşa” denirdi. XVI. yüzyıl sonlarına kadar rütbesi beylerbeyi (oramiral), bu tarihten başlayarak vezir (büyükamiral) idi. Mesela Barbaros, hiçbir zaman büyükamiral rütbesini taşıyamamıştır. Beylerbeyi derecesinde bir değil, birkaç amiral vardı.

Kaptan-ı derya vezir rütbesindeys’e Divan-ı Hümayun‘a, yani kabineye katılır, değilse kabine dışında kalır, Divan’ın emirlerini yerine getirirdi. Önceleri Gelibolu’da oturan kaptan paşa, sonraları İstanbul’da Kasımpaşa’ya getirildi. Kasımpaşa’nın güvenliğini sağlamak da ona aitti. Dünyanın her milletinden esirlerle dolup taşan bu çevrede her hangi bir sızıntıya meydan vermemek ince bir dikkat İşiydi. Tersane’deki esir miktarı 30.000’den aşağı düşmezdi. Her gece bu semtte 300 azab (deniz piyadesi) nöbet beklerdi. Kaptanlardan 35’i de gece nöbeti tutardı; bunların uyuması kesin olarak yasaktı.

kaptani-derya

Advertisement

Türk donanmasına Fatih, II. Bayezit, Yavuz o derecede önem vermişlerdi ki, Kanuni devrinde, artık bütün Avrupa devletlerinin birleşik donanmasının açık deniz meydan savaşında bile Türk Donanması’nı yenmesi imkansız bir hale gelmişti. Yavuz, kısa saltanatındaki o kadar büyük işler arasında 150 savaş gemisini kızaktan indirmişti. O sıralarda hiçbir devletin 150 savaş gemisi yoktu.

Osmanlı İmpartorluğu’nda bazı eyaletler “bahrî” (deniz eyaleti) idi; Cezayir, Tunus, Trablus, Cezâir-i Bahr-i Sefîd (Akdeniz Adaları) eyaletleri böyleydi; yani idareleri kara paşalarına değil, amirallere verilirdi. Sonuncu eyalet, doğrudan doğruya kaptan paşanın şahsına bağlıydı; 14 sancağı (vilâyeti) vardı: Gelibolu, Çanakkale, İzmit, Korfu, Midilli, Rodos, Sakız, Ağrıboz, Kiklad Adaları, İzmir, Karlıeli, İskenderiye, Modon. Bunların başında bahriye sancakbeyleri (tümamiraller) bulunurdu. 30.000 km2 olan bu eyalet devlete 2.804 deniz askeri vermek zorunda bulunurdu. Kaptan paşa’nın bu eyalet için aldığı yıllık tahsisat 13 milyon T. L. kadardı.

Kaptan-ı derya’nın “tersane emini” denen bahriye müsteşarı asker değil, sivil olurdu. Donanma’nın her türlü masrafından sorumlu en büyük amirdi. Yanında liman kaptanları, yüzlerce sivil ve asker bulunurdu.

Bahriye sancakbeyleri (tümamiraller) beylerbeyleri (oramiraller), vezirleri (büyükamiraller) asa taşırlar, asâlarının rengiyle birbirlerinden ayrılırlardı. XIX. yüzyıla kadar başka hiçbir devlette tuğgeneral, korgeneral rütbeleri yoktu.

Advertisement

Tanzimat’tan sonra “kaptan-ı derya” unvanı az kullanıldı; yerine geçen şahsa “bahriye nazırı” denildi.


Leave A Reply