Kara İle İlgili Cümleler, Kara Gerçek ve Mecaz Anlamları, Örnek Cümleler

0

Kara nedir, sözlük anlamları, gerçek ve mecaz anlamları nelerdir? İçinde kara kelimesinin bulunduğu cümle örnekleri, örnek cümleler.

Karanlık Madde

Advertisement
Kara Kelimesiyle Gerçek, Mecaz ve Yan Anlamların Kullanıldığı Cümleler
  1. * Kara kedinin uğursuzluk getirdiğine inanılır.
  2. * Babamın ölüm haberini böyle kara bir gecede aldım.
  3. * Kara gözleri ile bana bakıyor, yardım etmem için adeta yalvarıyordu.
  4. * Kara sevdaya tutulduğunu iddia ediyor ama kız için yağmurda ıslanmayı bile göze alamıyor.
  5. * Ve korsanlar bağırdı: Kara göründü.
  6. * Bu gemide çalışmaya başladığımdan beri karaya ayak basmam pek mümkün olmuyor.
  7. * Yurdumuzun Doğu Anadolu Bölgesinde batıya göre sert olan kara iklimi görülür.
  8. * İnsanlara kara çalmak bu kadar kolay olmamalı.
  9. * Kısa boylu, zayıf, kara bir çocuktu.
  10. * Bunca borcun altından nasıl kalkacağım diye kara kara düşünüyordu.
  11. * Akvaryumun ana teması, havada, karada, ırmaklarda, göllerde ve denizlerde yaşayan tüm canlıların suya gereksinim duyduktandır.
  12. * Demiryoluyla birbirine bağlanan bu merkezler aynı zamanda önemli kara ve su yollarının buluştuğu yerlerdir.
  13. * Pinetown, Pietermaritzburg’a giden ulusal kara ve demir yolunun üzerindedir.
  14. * Atina ve Sparta’ya karşı yürütülen savaşlarda seçkin bir kara ve deniz komutanı olarak sivrildi.
  15. * Hükümetin açıkladığı verilere göre hazine içerisinde kara bir delik var ve her şey yutuyor.
  16. * Malum, sonbaharın ardı da kara kış.
  17. * Bej kadar trikolar da önümüzdeki kara kışın vazgeçilmezi olacak.

Kara Nedir? Sözlük Anlamı

  • Kara
    Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak:
    “Kurbağa karada da soluk alır, suda da.” – Nazım Hikmet
  • kara (2. Anlamı)
    1. isim En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı.
    2. sıfat Bu renkte olan:
    “Kara gözlüm efkârlanma gül gayri / İbibikler öter ötmez ordayım” – Bekir Sıtkı Erdoğan
    3. isim Esmer.
    4. sıfat, mecaz Kötü, uğursuz, sıkıntılı.
    5. isim, mecaz Yüz kızartıcı durum, leke.
    6. isim, mecaz İftira.
  • karada ölüm yok
    `bundan sonra herhangi bir sıkıntı ile karşılaşma ihtimali yok` anlamında kullanılan bir söz.
  • karaya ayak basmak
    1. deniz, göl vb.nden karaya çıkmak.
    2. deniz taşıtından karaya çıkmak.
  • karaya çıkarmak
    göl veya denizden karaya çıkmasını sağlamak:
    “Sizi kaptan bir filika ile karaya çıkarır.” – Feridun Fazıl Tülbentçi
  • karaya düşmek
    deniz içinde bulunan bir şey akıntı veya dalga ile kıyıya atılmak.
  • karaya oturmak
    gemi denizin sığ bölümüne saplanıp kalmak:
    “Olan olmuş, bizim teknenin bir yanı, pamuk şiltelere serilir gibi karaya oturmuş.” – Bedri Rahmi Eyüboğlu
  • karaya vurmak
    1. karaya çarpmak:
    “Loşluklar içinde bana, sandalımız ikide bir karaya vuruyor gibi geliyordu.” – Refik Halit Karay
    2. denizdeki bir cisim kendini karaya atmak:
    “Ağzımı, karaya vurmuş bir balık gibi sonuna kadar açıyorum ama soluk alamıyorum.” – Ahmet Ümit
  • kara çalmak
    birine iftira etmek, kara sürmek:
    “Allah için güzel kapışıyoruz, birbirimize kara çalmakta üstümüze yok.” – Haldun Taner
  • kara kara düşünmek
    çok üzüntülü olmak, düşünceye dalmak:
    “Kara kara düşünmeye başladım; böyle bir toplantıyı kim, hangi kurum destekleyecekti?” – Melih Cevdet Anday
  • karalar bağlamak (veya giymek)
    yas tutmak:
    “Bütün yaşamı karardı, sokağa çıkamaz oldu, karalar bağladı.” – Hıfzı Topuz
  • kara sürmek
    kara çalmak:
    “Gericiliği, insanlara kara sürme suçlamalarını kabul etmedi.” – Kemal Tahir


Leave A Reply