Karbonhidratların Sınıflandırılması ve Özellikleri

0

Karbonhidrat nedir? Karbonhidratların yapısı, özellikleri, sınıflandırılması, sindirimi hakkında bilgi.

karbonhidratlarKarbonhidratlar;karbon, hidrojen ve oksijen atomlarının birleşmesinden oluşan organik bileşikler grubudur. Bu grubu oluşturan maddelere, bir karbon atomuna karşılık bir su (dihidrat) molekülü içerdikleri için karbonhidrat adı verilmiştir. Canlıların enerji kaynağı olan bu maddeler, insanların büyük bir ölümünün beslenmesinde geniş bir yer kaplar. Dünyadaki karbonhidratların ilk ve en temel sentez bölgesi yeşil bitkilerdir. Bitkiler klorofilleri sayesinde güneş ışınını enerji olarak kullanarak yapraklarına gelen karbondioksit ve sudan önce glikoz nişastaya çevrilir. Ayrıca glikozdan değişik hücrelerdeki değişik enzimlerin yardımıyla çeşitli karbonhidratlar sentezlenebilir.

Advertisement

Karbonhidratlar basitten, karmaşığa doğru molekül büyüklüğüne göre sıralanırsa üç ana grup görülür. En basitler monosakkaritlerdir. İkinci grup- iki monosakkaritin birleşmesinden oluşmuştur ve bu nedenle disakkarit adını alırlar. Üçüncü grubu oluşturan polisakkaritler ise birçok monosakkaritin birleşmesinden oluşurlar.

Monasakkaritler de kendi içlerinde taşıdıkları karbon atomu sayısına göre değişiklikler gösterirler. Bunların karbon sayısı 3 ile 6 arasında değişebilir. Beslenme açısından en önemli olanlar altı karbon atomlu hegsozlardır. Hegsozların en çok tanınan halk arasında üzüm şekeri olarak adlandırılan glikozdur (dekstroz). İnsan kanında dolaşan ve hücrelerin solunum olaylarında kullandığı karbonhidrat da glikozdur. Bitkilerde üzüm dışında serbest olarak bulunmaz. Ticarette nişastadan elde edilir. Suda kolayca erir ve tatlılık verir. Fakat ev şekerinden daha az tatlıdır. Bir başka hegsoz ise früktoz yani meyve şekeridir. Buna levüloz adı da verilir. Glikozdan biraz daha tatlıdır. Vücutta glikoza çevrilerek kullanılır. Bazı meyvelerde en çok balda serbest biçimde bulunur. Bir başka hegsoz biçiminde laktozun (süt şekeri) yapısında bulunan galaktozdur. Monosakkaritlerin içindeki beş karbonlu şekerler canlı beslenmesinde önemli bir yer tutmazlar. Bunlardan riboz ve deoksiriboz nükleik asitlerin yapısına girerler. Ayrıca arabinoz ve ksiloz da beş karbonlu şekerlerdendir.

Disakkaritler de günlük yaşamımızda önemli yer tutarlar. Çünkü günlük yaşamda en çok kulandığımız sofra şekeri yani sukroz (sakkaroz) bir disakkarittir. Bir molekül glikozun grüktoz ile birleşmesinden oluşmuştur. Şekerkamışı ve şekerpancarından elde edilir. Oldukça ucuz ve organizmada çok kolay kullanılan enerji kaynaklarından biridir. Laktoz sütte bulunan disakkarittir. Glikoz ve glaktozun birleşmesinden oluşmuştur. Erişkinlerde (özellikle ülkemizde) bu şekeri parçalayan laktoz enziminin yetersizliği sıklıkla görülür. Bu kişiler bu nedenle süt içtiklerinde rahatsız olurlar. İki glikozun birleşmesindense maltoz disakkariti oluşur. Arpadan malt yapılırken açığa çıkabilir.

Polisakkaritler nişasta, glikojen ve selülozdur. Nişasta bitkilerin besin depo eden bölümlerinde bulunur. Nişasta soğuk suda erimez, ısıtılınca erir. Yeniden soğutulduğunda pelte haline gelir. Pişmiş nişastanın sindirimi kolaydır. Sindirimleri ağızda ve on iki parmak bağırsağında gerçekleşir, en küçük yapı taşlarına incebağırsakta ayrılarak ürünleri buradan emilir. Glikojen, nişastanın hayvansal hücrelerdeki özdeşidir, nişastanın tersine suda erir. Kana serbest glikoz verir. İnsanda çoğu karaciğer ve kasta olmak üzere 350 gr glikojen vardır. Hayvan karaciğerleri ve kabuklu deniz hayvanları en zengin glikojen kaynaklarıdır. Bitkilerin hücrelerinin çeperlerini oluşturan nişasta da bir polisakkarittir. Selüloz da, nişasta gibi yalnızca glikoz moleküllerinin birleşmesinden oluşmuştur. Fakat nişasta insan vücudunda enzimler tarafından sindirilip yapı taşlarına yarıldığı halde, selüloz insan sindirim sisteminde parçalanmaya uğramaz. Dolayısıyla yapı taşları kana karışmaz ve insanlar tarafından enerji kaynağı olarak kullanılamazlar. Selüloz ot yiyen hayvanların sindirim sistemlerinde mayalanmaya uğrayarak yapı taşlarına kana karışabilir. Günlük diyetimizde 10-15 gr kadar selüloz bulunur. Bu selüloz bağırsak hareketlerinin düzenli olmasına katkıda bulunur.

Advertisement

Karbonhidratların sindirimleri ağızda başlar. Örneğin nişastanın bir bölümü ağızda tükürük amilazı ya da pityalin denen bir enzimle etkilenirler. Pankreas amilazı ve incebağırsaklardaki disakkaritin enzimlerinin etkileriyle sürer. İncebağırsakta her disakkarit kendi enzimi tarafından parçalanır ve monosakaritlere ayrılır. Monosakaritler de incebağırsaktan kana karışırlar. Kandaki karbonhidrat olan glikozun, düzeyini gün içinde çok az oynamalar gösterir. Kandaki glikoz düzeyinin bu kadar düzenli olmasının en önemli nedeni, pankreasın salgıladığı insülin ve glukagon hormonları tarafından sağlanır. İnsan vücudunda en önemli görevleri enerji sağlamak olan karbonhidratların 1 gr’ı 4 kalori verir. Buna göre çeşitli besinlerin içindeki karbonhidrat oranlarına göre verdikleri enerji miktarları değişir. Örneğin 85 randımanlı bir dilim ekmek (40 gr) 15 gram karbonhidrat içerir ve 60 kalori verir. 1 tabak (150 gram) pişmiş makarna 45 gram karbonhidrat yani 180 kalori enerji içerir.


Leave A Reply