Kısmet İle İlgili Deyimler ve Anlamları

0
Advertisement

İçinde ve anlamında kısmet, nasip kelimeleri geçen deyimler ve anlamları. Kısmet hakkında deyimler ve açıklamaları.

evlenmeyi, evleneceği kimseyi beklemek: “Şimdi genç değil, şöyle kırkını, kırk beşini aşmış, efendiden, ağırbaşlı bir kısmet bekliyor.” -H. Taner.
evlenme teklifi almak: “Zavallı kızın kısmeti çıkmış, kendine sormadan, danışmadan hemen vermişler.” -Ö. Seyfettin
1) kazancı artmak, bolluğa ermek; 2) kendisiyle evlenmek isteyen biri çıkmak.
beklenmeyen bir nedenle kazançlı bir durumla karşılaşmak.
istediği hâlde evlenememek.
1) kazancı azalmak; 2) kendisiyle evlenmek isteyen biri çıkmamak.
daha önceden kendisine nasip olan bir şey artık nasip olmamak: “Çöp tenekeleri modernleşip metal sandıklara dönüşünce bu zavallıların çöp tenekelerinden de kısmeti kesildi.” -A. Boysan.
kazancına veya evlenmesine engel olmak.
kavuşacağı iyi bir durumu, değerini bilmeyerek istememek.
bir inanışa göre büyü ile evlenmesine engel olmak.
güzel, hoşa giden bir şeyden kısa bir süre de olsa yararlanmak, sebeplenmek: “Herkes ondan haz veya hüzün, kendi nasibini alırdı.” -A. Ş. Hisar.
1) Bektaşilikte tarikata girme töreni yapılmak; 2) yararlanmak, kısmetine düşeni elde etmek: “Konaktaki hamamlardan halayıklar, hizmetçiler de nasiplerini alırmış.” -S. Birsel.
o yere gitmesi kısmet olmak.
çok şanslı, kısmetli kimseler için söylenen bir söz.


Leave A Reply