Kızılderililer Kimlerdir? Nerede ve Nasıl Yaşarlar? Tarihleri ve Özellikleri

3

Kızılderililer nerede ve nasıl yaşamaktadırlar? Kızılderililerin yaşamları, tarihleri, özellikleri hakkında bilgi.

Kızılderili

Advertisement

Kızılderililer; Amerika’nın yerlileridir. Derileri kızıla çaldığından “Kızılderili” adı verilmiştir. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı deniz yolculuğunda Amerika’ya ayak basınca burasını Hindistan sanmış, yerli halka “Hintliler” adını vermişti. Bu yüzden, Hindistan’la ilgileri olmadığı halde, Kızılderililere bugünkü Amerikalılar da “Indian” (Hintli) derler.

Kızılderililerin tarihi henüz iyice aydınlanamamıştır. Arkeoloji bilginleri, tarihçiler bu konu üzerinde çalışmakta, onların yaşadıkları yerlerde kazılaç yaparak geçmişlerini incelemektedirler. Kazılarda elde edilen iskelet kalıntıları, kemikler, taşıllar (fosiller), taş âletler, kamp yerlerinde yakılmış kömür artıkları, Kızılderililerin tarihini, kısmen de olsa, aydınlatmaya yaramaktadır. Kızılderililerin çözülmesi güç olan geçmişlerine ait bugüne kadar edinilmiş bilgiler şunlardır:

Kızılderili Kıyafetleri

Kızılderili Kıyafetleri

Eski Dünya’dan Yeni Dünya’ya Geçiş

Bundan 15-20 bin yıl önce, insanlar Eski Dünya’nın birçok bölgelerinde yayılmaya başladıkları zaman, Yeni Dünya henüz bilinmeyen bir ülkeydi. Dünya, Kuzey Kutbu’ndan, Amerika kıtasının doğu yörelerine, bugünkü Wisconsin’e kadar buzlarla kaplıydı. Yalnız, kıtanın batısında bazı yöreler, dağlarla kuzeye karşı korunduğundan, buzulsuzdu. Buralarda, bugünkü Nebraska’dan, Kanada’daki Mackenzie vadisine, Alaska’daki Yukon’a kadar uzanan bölgede vâdiler yer almaktaydı. Bu vâdiler ise bir yerde, Sibirya’yı kaplayan vâdilerle birleşiyordu, çünkü o zamanlar, Sibiryayı, Alaska’dan ayırmakta olan Bering Boğazı henüz açılmamıştı.

Eski Dünya ile Yeni Dünya birbirlerinden denizle ayrılmıyorlardı. Böylece hayvanlar, Asya’daki vadilerin otunu bitirince yollarını uzatarak Yeni Dünya’daki vâdilere ot aramaya gidiyorlardı. Alaska’da yapılan birçok kazılarda, bu sırada yaşamış olan hayvanlardan, tüylü bir file benzeyen mamutların dişleri bulunmuştur. Ot aramak için Eski Dünya ile Yeni Dünya arasında gidip gelerek kendilerine bir yol açan hayvanların arasında, mamutlardan başka büyük geyikler, yaban sığırları da vardı Bu hayvanlar tek başlarına değil, sürüler halinde göç ederlerdi. Asya’dan Yeni Dünya’ya göç etmiş olduğu sanılan Kızılderililer de belki bu hayvan sürülerinin açmış oldukları yollardan geçmişler, ya da onların peşinden giderek Yeni Dünya’ya varmışlardı.

Advertisement

Kızılderililer

Yeni Dünya’ya göç edenlerin, Eski Dünya’ da yaşamış ırklardan hangisine mensup olduklarını bulmak çok güçtür, çünkü bunlar zamanla birçok değişmelere uğramışlardır. Belki de bunlar değişik ırkların birleşmesinden meydana gelmişlerdi. Yalnız, Kızılderililerin en çok Moğol ırkına benzemeleri, Yeni Dünya’ya göç eden insanlardan çoğunu Moğolların meydana getirdiği fikrini ortaya koymaktadır. Kızılderililerin de, Moğollar gibi, koyu siyah saçları, kahverengi derileri, çıkıntılı elmacık kemikleri vardır.

Yıllar geçtikçe, buzulla kaplı ülkelerdeki buzlar yavaş yavaş çözülmeye başladı. Kuzey Amerika, ırmakların aktığı, göllerin ve ormanların meydana geldiği verimli bir yöre halini aldı. Günümüzden aşağı yukarı 10 bin yıl önce, Asya ile Kuzey Amerika’yı birleştiren toprakları sular kapladı. Böylece Eski Dünya’dan ayrılan Yeni Dünya’ya artık hiç kimse geçemez oldu.

Kızılderili

Kızılderililerin Yaşayışı

Her Kızılderili topluluğunun az çok ayrı bir dili varsa da, genel olarak hepsi, bir şey anlatmak için kelime, ya da cümle değil, tek tek kelimelerin birleştirilmesiyle türetilen bileşik kelimeler kullanırlar. Meselâ, “o kadın çizgili bir elbise giyiyordu” cümlesinin yerine “kadın – çizgi – elbise” derler.

Kızılderililer bir tek tanrıya, cennete, cehenneme inanmazlar. Onlara göre dünyaya “Kuvvet” hakimdir. Bu kuvvet bütün canlı varlıklarda kendini gösterir. İyi kullanılırsa, bu kuvvet iyilik doğurur; kötü kullanılırsa, kötülük doğurur. İyi yaşayabilmek için insanların bu kuvvete erişmeleri, ona yaranmaları gerekir.

Advertisement

Amerika’nın keşfi, Beyazların buraya yerleşmeleri sırasında Kızılderililerin birçoğu ölmüştür. Yalnız, hayat şartları gittikçe düzeldiğinden sayıları gene de artmaktadır. Kuzey Amerika’daki Kızılderililer, Amerika hükümeti tarafından Amerikan vatandaşı olarak kabul edilirler. Bunlar, kendileri için açılmış özel okullarda okuyabilirler; hükümetin sahibi olduğu topraklarda yaşayıp çalışabilirler. Başlıca işleri, çiftçilik, hayvan yetiştiricilik, fabrika ve maden işçiliğidir.

Kızılderili

Kızılderililer, Maya, Inka, Aztek devletleri gibi gelişmiş devletler kurmuşlar, kendilerine öz medeniyetler yaratmışlardır. Meselâ XV. yüzyılın son yıllarında şimdiki Meksika’ daki Aztek imparatorluğunun nüfusu o zamanki İngiltere’nin nüfusundan, başkentleri olan bugünkü Mexico’nun nüfusu Londra’dan çoktu. Kızılderililer, İspanyollar ve Anglo-Saksonlar tarafından Kuzey ve Güney Amerika’da sistemli şekilde hayvan avlanır gibi imha edilmişler, birçok ırkları ortadan kalkmıştır. Komançi ve Siu gibi ünlü ırklar bunların arasındadır. Melez Kızılderililer, tamamen İspanyollaşmıştır; İspanyolca konuşurlar, Katolik’tirler. Safkan olanlar arasında da Hristiyanlık ve Batı dilleri yayılmaktadır.


3 yorum

  1. Kemal çelik on

    Batı dünyası Kızılderililere karşı acımasızca bir soy kırımı uygulamıştır.Bence bu insanlara hiç acımamışlardır.

Reply To Anonim Cancel Reply