Koltuk Nedir? – Sözlük Anlamı

0
Advertisement

Koltuk ne anlama gelir? Koltuk kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

1. Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
“Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı.” – H. E. Adıvar
2. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
“Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı.” – Y. K. Karaosmanoğlu
3. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
“Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, koltuk yapılmıştı.” – H. C. Yalçın
4. Yapıcılıkta yan destek
5. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip
6. Koltuklama veya koltuklanma
“O koltuktan hoşlanmaz.”
7. Kayırma, destek
“Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez.”
8. Yüksek mevki, makam
“Koltuk kavgası.”
9. Genelev
“Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur.” – H. R. Gürpınar
10. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler
11. Kenar, tenha yer
desteklemek
aldığı görevi tam olarak başarabilecek yetenekte bulunmak
“Ercüment, memurluk hayatında her oturduğu koltuğu doldurmuş.” – Y. Z. Ortaç
kendine veya yakınlarına yapılan övgüden kıvanç duymak
“Memnun oldu, koltukları kabardı, sevinçle gözlerimin içine baktı.” – E. İ. Benice
1. Kolun omuzla birleştiği yerin altındaki çukurluk

2. Kayırma

Sürgün ve genç dalların yaprak saplarının koltuğunda bulunan tomurcuk
Üçlü, ikili ve tekli oturma birimleri olan mobilya takımı
“İki ayrı koltuk takımının birden nasıl yerleştirilebileceği sorusu akla ziyandı.” – E. Şafak
Berber dükkânında bulunan, hareketli, oynar başlıklı özel koltuk
Diş hekimi muayenehanesinde bulunan, aşağı, yukarı ve geriye hareket eden, birtakım donanımlara sahip özel koltuk
Salonun arka ve yan taraflarında özel bölmelerde yer alan ve ücreti farklı olan koltuk
Evlerde büyük kapıdan başka küçük hizmet kapısı
Otomobillerde koltuğun sırt bölümünün üstüne takılan ve ani darbelerde boynun veya başın zarar görmesini önleyen başlık
başkasının konuğu olup kendi masraf etmemek
koltuğunun altına sığınmak
evlenmek
“Nihayet sonbaharın yağmurlu, serin bir günü koltuğa giriyorum.” – Ö. Seyfettin
birinin koruyuculuğuna sığınmak
“Ben de aç duracak değilim ya! Bizim orada senin gibi bir ağa yok ki koltuğunun altına sığınalım.” – M. Ş. Esendal
1. Ayak ve bacakları sakat olanların yürürken koltuklarıyla dayandıkları uzun değnek
“Büyük kapıdan kucak kucak koltuk değnekleri çıkardılar.” – A. H. Müftüoğlu

2. Başkalarına destek olan kişi

Mesleğinden veya yaptığı işten çok, bulunduğu makamı gözeten (kimse)
İşlek semtlerde, yol üzerinde bulunan, az mezeyle ayaküstü içki içilen ucuz meyhane
Bir makama oturmak için kişilerin birbirleriyle yaptıkları mücadele
Tekerlekli sandalye
Taşıtlarda kullanılan, gerektiğinde arkalığı geriye doğru yatan koltuk, pulman
Taşıtlarda sürücünün oturduğu ön koltuk
Odanın veya salonun köşesini kaplayan koltuk
“Ailevi bir laubalilikle genç adam, köşe koltuğuna kuruldu.” – P. Safa

İLGİLİ RESİMLER

Advertisement

Leave A Reply