data-full-width-responsive="true">

Korsan Çıkmazı Kitap Özeti – Nezihe Meriç

0

Nezihe Meriç’in Korsan Çıkmazı adlı kitabı konusu, yorumlar, kısa özeti, tanıtımı. Korsan Çıkmazı kitabı ile ilgili bilgi.

Korsan Çıkmazı Kitap ÖzetiKorsan Çıkmazı Kitap Özeti

Korsan Çıkmazı Kitap Özeti – Nezihe Meriç

Kitabın Adı:Korsan Çıkmazı
Kitabın Yazarı: Nezihe Meriç

Kitabın Özeti:

Korsan Çıkmazı’nda belirli bir sürece göre gelişen bir olay yoktur. Anılara, çağrışımlara, duygulara, yaşantılara, içkonuşmalara yaslanan olaycıklar vardır. Bundan ötürü, konu bir doğrultuda yürümez, geri dönüşler ve ileri sıçrayışlarla yavaş yavaş belirir. Kaba bir özetleme yapmak gerekirse, şunlar söylenebilir :

ÖZETİN VİDEOSUNU DİNLE:

Meli çok yorulmuştur. Kırk beş dakikadır durakta otobüs beklemektedir. Beyoğlu’ndaki evine gidecektir. Evi «Korsan Çıkmazı» adlı sokaktadır. Kendi katlarının üstünde Berni’nin dairesi bulunur. İşe giderken kızı Su’yu onun yanına bırakmıştır. Berni şimdi otuz yaşındadır. Meli’nin çocukluktan beri arkadaşıdır. Bora adlı küçük bir oğlu vardır. Kocası Turan mimardır.

Meli otobüste eski arkadaşı avukat Ahmet’le karşılaşır. Sevinir. Berni’den, geçmişten konuşurlar. Meli bir an çocukluğunu düşünür : Berni’nin babası subaydır, kendisininki ise memur. Babaları gibi onlar da arkadaştırlar. Birlikte büyümüşler, oynamışlar, okumuşlardır…

Otobüsten inerler.

Ahmet’le biraz yan yana yürürler. Akşam yemeğini birlikte yemeği kararlaştırırlar. Meli kocası Adnan’a telefon eder, onu da çağırır. Denize bakan bahçeli bir lokantaya otururlar. İçmeye başlarlar. Sohbete dalarlar. Ahmet evlenmeyi düşünmüştür, ama aradığını bulamamıştır. Bir ara Meli bahçede tanıdığı şoför Sabir’i görür. Yanlarına çağırır. Sabir Adnan’ı getirmeye gider. Adnan gelir, yeri pek beğenir. Lokanta’dan çıkınca Taksim’e doğru yürürler. Sonra Ahmet ayrılır. Yolda giderlerken Meli’ye üç sarhoş sarkıntılık etmeye yeltenirler. Adnan birini tokat tekme yere serer. Öbürleri gerilerler. Meli «imdat» diye bağırır. Polisler gelir. Birlikte karakola giderler. Sarhoşlar Adnan’ın tabanca çektiğini öne sürerler. Oysa Adnan arka cebinden piposunu tabanca gibi çekmiş, sarhoşlar da öyle sanmışlardır! Komiser güler, Adnan’ı salıverir.

Bu sırada Berni evde Meli’yle Adnan’ı merakla bekler. Su’yu yatırır. İçinde bir sıkıntı vardır. Geçmişi anar : O yıllarda Mahir amcası ile Neyyire halasının yanında kalmaktaydı. Meli de oradaydı. İkisi de öğrenci idiler. Liseyi okumak için küçük bir doğu ilinden orta Anadolu’nun büyük bir iline gelmişlerdi. Birbirlerini çok severler, ama arasıra takışmaktan da geri durmazlardı… Birlikte oynarlar, birlikte gezerlerdi, dans ederlerdi, çay içerlerdi, ders çalışırlardı, kıkır kıkır gülerlerdi… Amca da, hala da ne iyi, ne unutulmaz insanlardı!..

Berni kocasıyla pek anlaşamaz.

O düzenli, onurlu, özverili, duygulu, inançlı bir kadındır. Turan ise biraz akılcı, alaycı, inançsız, bireyci bir erkektir. Bu yüzden arada sırada tartışırlar. Ama kocası Berni’yi sever yine de.

Meli kocasıyla eve geç gelir. Berni’ye olanları anlatır. O da kocasıyla tartışmalarından söz açar. Bir süre dertleşirler, anılarını tazelerler : İkinci Dünya Savaşı’nın sıkıntılı günlerini Mahir amcanın yanında geçirmişlerdir. Sonra İstanbul’a gelmişlerdir. Çatı katında bir odaya yerleşmişlerdir. Berni Konservatuar’a, Meli Edebiyat Fakültesi’ne yazılmıştır. Mahmut ve Sahir’le arkadaş olmuşlardır…

Fakülteyi bitirince, Meli öğretmenliğe atanır. Okuttuğu çocukları düşünmeye alıştırmak ister. Atatürk’ü, devrimlerini coşkuyla anlatır. Çevresiyle arası açıktır. İleri görüşlü, açık yürekli ve içtenliklidir. Bir gece odasını polisler basar. İçeride hükümetçe aranan bir avukat ile semtin kötü tanınmış kadınlarından biri bulunur. Hepsi karakola götürülür. İfadeleri alınır. Kadınlar bırakılır, avukat orada tutulur. Eğitim Bakanlığı işe el koyar, müfettiş gelir. Avukatın serbest bırakılması üzerine Meli kurtulur. Ama bu olay onu çok sarsar. Dar görüşlü çevresinin, özellikle de dayısının ayıplayıcı davranışına kızar…

Evinde yakalanan avukat, Ahmet’tir. Çocukluk arkadaşı Sahir tanıştırmıştır ona kendisini. Zamanla arkadaş olmuşlardır. Okuyan, düşünen, neşeli, dürüst, devrimci bir halk çocuğudur. Hukukta öğrencidir. Okulu bitirince birkaç yıl görüşememişlerdir. Meli ancak bir hafta önce onu Taksim’de uzaktan seçer gibi olmuştur. Sonra bir akşam Ahmet evine gelmiştir. Hastadır, ateşi yükselmiştir. O sırada Meli’nin arkadaşı, lekeci Sofia içeri girmiştir. İkisi bir olarak Ahmet’i yatırmışlardır. Aradan bir iki saat geçmiştir. Birden polisler baskın yapmışlardır…

Berni Konservatuar’a giderken bir gün yolda Turan’la karşılaşır. Tam ayağı kayıp da düşecekken delikanlı onu kolundan tutmuştur. Böylece tanışırlar. Gitgide birbirlerini sevmeye başlamışlardır. Okulu bitirince evlenmişlerdir.

Berni’nin evlenişinden sonra Meli kendini yalnız hisseder. Bir gün dişçide Adnan’a rastlamıştır. Adnan Berni’nin çocukluk arkadaşıdır. Yakışıklıdır. Meli’yi de tanır. Dişçiden çıkınca bir yere gidip oturmuşlardır. Tatlı tatlı konuşmuşlardır. Sonunda evlenmişlerdir. Su adında bir kızları olmuştur. Şimdi Korsan Çıkmazı Sokağında arkadaşı Berni’yle aynı evde kalmaktadırlar.

Kitap Hakkında Yorumlar ve Yargı

«Korsan Çıkmazı’nda, özlemini duyduğumuz, öylesine gerçek bir insan sıcaklığı, dünyaya ve insanlara açık, seven bir yürek ve öylesine usta bir anlatım, saygılı bir dil çabası var ki kişi okurken ‘Şu roman bitmese…’ diyor. Korsan Çıkmazı’nın gücü de, güçsüzlüğü de burada, bence. Yaşamanın, roman düzeninden daha ağır basmasında. Bütün ilk romanların kaderi bu mudur, bilmiyorum. Ama Nezihe Meriç de, bu ilk romanında, bir roman düzeni kurmaktan, gerçek yaşamadan gelenleri bu düzen içinde romanlaştırmaktan çok; yaşantılarını, gümrükten mal kaçırırcasına, her birinin üzerine titreyerek, ilk romanına serpiştirmek yolunu tutmuş. Biçimdeki değişik anlatışlar, zoraki bir biçim yeniliği kaygısının değil, yaşamanın roman düzeninden önde gelmesinin sonuçları : anılar, günlükler, mektuplar, değişik kişilerin ağzından anlatmalar…» (Fethi Naci).




Bir Yorum Yazmak İster misiniz?