Küçük İle İlgili Deyimler ve Anlamları

0
Advertisement

İçinde küçük kelimesi geçen deyimler ve anlamları. Küçük hakkında deyimler ve açıklamaları.

***beğenmeyen kızını (küçük kızını) vermesin
bir durumun beğenilmemesi karşısında, beğenmeyenin umursanmadığını anlatan bir söz.

***büyükle büyük, küçükle küçük olmak
her yaş ve durumdaki kişilere karşı dostça, arkadaşça davranmak.

***büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpmek
saygı ve sevgi göstermek: “Buralara kadar zahmet ettiniz, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim.” -H. Taner.

***küçük abdesti gelmek
idrar yapma ihtiyacı duymak.

Advertisement

***küçük dağları ben yarattım demek
çok böbürlenmek, kibirlenmek: “Aslarda o küçük dağları ben yarattım diyen heybet … varken … o güdük, o boynu bükük konçinalar onlara bir türlü el kaldıramıyorlar.” -H. Taner.

***küçük dilini yutmak
şaşırmak, donakalmak: “Kadıncağız beni bu hâlde görünce az kalsın küçük dilini yutacaktı.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

***küçük düşmek
değeri veya onuru sarsılmak: “Kimsenin yanında küçük düşmeni istemem.” -R. N. Güntekin.

***küçük düşürmek
değerini veya şerefini sarsmak: “Handan’ı küçük düşürdüğünü, asıl suçun da bu olduğunu kabul etmişti.” -T. Buğra.

Advertisement

***küçük görmek
değer, önem vermemek: “Bütün bu fânilikleri küçük görerek bunları ancak gönül oyalayıcı şeyler diye telakki ettiklerini gösteriyordu.” -A. Ş. Hisar.

***küçük köyün büyük ağası
büyüklük taslayanlar için söylenen bir söz.

***küçük oynamak
kumarda az para ile oynamak.

***küçükle küçük, büyükle büyük olmak
1) her yaştaki kişilere karşı dostça, arkadaşça davranmak; 2) her makam ve durumdaki kişilere karşı dostça ve anlayış göstererek davranmak: “Protokol kaidelerini, çok zaman, bir yana atıp küçükle küçük, büyükle büyük olmasını biliyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

Advertisement

Leave A Reply