Külah İle İlgili Deyimler ve Anlamları

0
Advertisement

İçinde külah kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları. Külah hakkında deyimler ve anlamları.

1) uzun bir çekişmeden sonra, çekişe çekişe: “Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık.” -A. İlhan. 2) aralarındaki senli benli ilişkiyi sürdürerek.
birinden aldığını öbürüne, bir başkasından aldığını da ona vererek işini yürütmek.
hile ile, oyunla aldatmak.
” gerçekte iyi olmadığı hâlde iyi gibi görünen kimseler için kullanılan bir söz” anlamında kullanılan bir söz.
aldatmak, kandırmak.
esk. ordudan veya resmî görevden çıkarılmak: “Askerde, vüzera, rical dairelerinde ‘keçe külah olmak’ kıyafeti soyulup tardedilmek demek idi.” -A. Rasim.
düzen, dalavere ile bir işin başına geçmek: “Hatta bunlar arasında öyleleri vardır ki zamana ayak uydurmak, göze girmek ve külah kapmak için gâvur mukallitliğinde birbiriyle âdeta yarışa girişmişlerdir.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
yalan ve dolanla bir işin başına geçmeye çalışmak.
hile ile, oyunla kandırıp parasını almak: “Önüme gelene külah takacaktım. Külah takacağım kimseler de mutlaka benim gibi olanlardı.” -Halikarnas Balıkçısı.
“söylediklerine inanamıyorum, beni kandıramazsın” anlamında kullanılan bir söz: “Anlat sen benim külahıma! Ah, ben hükûmette olsam size gık dedirtmem!” -Ö. Seyfettin.
pek çok sevinmek.
tehdit ederek bozuşmak: “Dükkânda çalışırken ters bir iş tutarsa yeniden külahları değişebilirlerdi.” -O. Kemal.
çok kurnaz olmak: “Fakat aynı zamanda, şeytana külahı ters giydirecek kadar açıkgöz ve kurnazdı.” -R. N. Güntekin.
bir şeyi işine geldiği gibi gösterenler veya yorumlayanlar için söylenen bir söz.


Leave A Reply