Kur’an-ı Kerim Hakkında Bilgiler

0

İslamiyetin, Müslümanların kutsal kitabı olan ve Peygamber Efendimizin en büyük mucizesi olan Kur’an-ı Kerim ile ilgili genel ve temel bilgiler.

Kur'an-ı KerimKURAN, Müslüman dininin kutsal kitabıdır. «Kur’ân» kelimesi Arapça’da «yazıyla tespit edilmiş vahiylerin bütünü» anlamına gelir. Yalnız, bu anlamla Kuran’ın kendisinde geçmez. Kuran’da, Hz. Peygamber’e indirilen kutsal kitaba en çok mutlak anlamı ile «el-Kitâb» (Kitap) denir.

Kuran’ın ilk âyetinin Hz. Peygamber’e vahyi, İslam dinînin başlangıcı sayılır. Bu tarih, 610 yılına rastlar. Kuran, Hz. Peygamber’in ölümüne kadar (632) parça parça vahiy ve nâzil olmuştur. Hz. Peygamber, bir elçiden ibarettir. Kuran’da söyleyen, konuşan Allah’ın kendisidir. Kuran «kelâmu’llaah» (Allah’ ın sözü) dür. Çok defa Hz. Peygamber’e hitap edilir, ona tutması gereken yol gösterilir.

Âyetler, taklidine imkân olmayan ve olmamış mükemmellikte bir Arapça ile nazil olmuştur. Bu ayetler «Mekkî» ve «Medenî» diye ikiye ayrılır. Mekkîler, Mekke’de 622′ den önce vahyedilmiş olanlardır; daha çok İslâm dininin ruhundan bahseder. Medenîler, Hicret’ten (622’den) sonra Medine’de inmiş olanlardır; daha çok İslâm toplumunun, devletinin düzeninden, kanunlarından bahseder.

Hz. Peygamber okuyup yazma bilmezdi. Vahyolunan âyetler hafızasına âdeta kazılırdı, Muhammed bunları, bir daha unutmaz, yıllarca sonra, bir hecesini değiştirmeden, tekrar ederdi. Vahyolunan âyetleri Müslümanlar ezberlerler, yazmasını bilenler de yazılı hale koyarlardı.

Kuran, sonradan âyetler bir araya getirilerek, 114 «sûre» şeklinde toplanmış, her sûreye, konusuna göre bir ad verilmiş, sıraya dizilmiştir. Başta açılış sûresi olan «Fatiha» vardır. Sonra en uzun sûre olan «Bakara» (İnek) sûresi gelir. Genel olarak, en kısa sûreler sona, uzunlar başa konmuştur. «İhlâs» gibi İslâm dininin özünü belirten birkaç âyetlik kısacık sûreler sondadır. Kuran, bugünkü şekliyle Hz. Osman devrinde (644-656) düzenlenmiştir.

Kuran’ın ilk âyetinin indiği geceye «Kadir Gecesi» denir, ramazanın 27. gecesidir. İslâm dininin en kutlu, en kutsal gecesi sayılır, böylece kutlanır. O gece her türlü günahtan uzak durulur; Allah’a ibadetle vakit geçirilir.

Kuran, Müslümanlar’ca büyük hürmet görür, üzerine yemin edilir. Hele Türkler Ku-ran’a saygıyı millî geleneklerinin başında tutarlar. Abdestsiz Kuran’a dokunmaz, Kuran dinlemezler.

Kuran’ı baştan başa ezberleyene «hafız» denir. Yalnız hafızların büyük bir kısmı Kuran’ı ezbere okurlarsa da anlamını, hele tefsirini (yorumunu) bilmezler. Tefsirini bilenlere «müfessir» denir; bunlar din bilgililerinden sayılırlar. Kuran, Türkler’de makamlı okunur. Ünlü hafızlar Kuran’ı çok ustaca makam geçişleriyle okurlardı. Hafız Samî, son devrin en büyük Kuran okuyucularındandır.

Kuran, her vesileyle okunabilir. Mevlût törenlerinde, «bahir» lerin arasında Kuran okumak âdettir. Topkapı Sarayı’nda Yavuz’ un Mısır ve Hicaz’dan getirdiği Emânât-ı Mukaddese’nin bulunduğu dairede, 1517’den 1924’e kadar 407 yıl, bir tek dakika ara verilmeden Kuran okunmuştur. Bu işi 24 hafız aralarında paylaşırlardı.

Kuran’ı okuma ilmine «tecvîd» denir. «Kur’ân-ı Kerîm» şeklinde saygıyla anılan, peygamberine Allah’dan nâzil olduğu gibi aynen muhafaza edilen tek semavî kitabı teşkil eden Kuran’ı yanlış okumak günah sayılır. Onun için daima harekeli olarak basılır; «hereke» denen sesli harf işaretleri olmaksızın Arapça’yı doğru okumak, ancak klâsik Arap dilini pek iyi bilmekle mümkündür, bu ise zor bir şeydir .

Kuran, çok eski zamanlardan başlayarak, en küçük dillere, diyeleklere defalarca çevrilmiş, binlerce kere basılmıştır. Dünyada en çok basılan, başka dile çevrilen, okunan kitaplardandır; bu konuda onunla ancak Tevrat-İncil kıyas edilebilir. Kuran gene çok eski çağlardan beri Türkçe’ye çevrilmiştir. Bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından tüm masrafları karşılanarak kur’an-ı Kerim Türkçe’ye çevrilmiştir.

Kuran, gerçek bir güzel sanatlar kolunun da ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Türlü yazı çeşitleri, bezemelerle yazılıp süslenen, ciltlenen Kuran’lar vardır. Bazılarının değerine baha bîçilemez olan bu eserler, dünya müzelerinin baş köşelerinde saklanır. Hele hat sanatını zirvesine çıkaran Türkler tarafından yazılıp bezenmiş Kuran’lar pek emek verilmiş sanat eserleridir.


Yorum yapılmamış

Reply To Anonim Cancel Reply