Laikliğin Kabulü İle İlgili Bilgi

0

Laiklik ne zaman ve neden kabul edilmiştir? Laikliğin anlamı, amaçları nedir? Laiklik konusunda atılan adımlar ve kabulü hakkında bilgi.

Laiklik

Laikliğin Kabulü

Osmanlı devleti dinsel bir devletti. Padişah, aynı zamanda Müslümanların da en büyük temsilcisi sayılıyordu. Bu durum birçok sakıncalar doğuruyordu. Çünkü Osmanlı toplumunu oluşturanlar yalnız Müslümanlar değildi. Azınlıklar bu yönetimden hoşnut değildi. Bu nedenle devlet içinde birlik ve bütünlük sağlamak zorlaşıyordu.

Devletin dinsel kurallara göre yönetilmesi, Avrupa’daki yeniliklerin yurdumuza girmesini engelliyordu, örneğin matbaanın gelişi, “gâvur icadı”dır diye 270 yıl gecikmiştir. Dar görüşlü birtakım din adamları, padişahı etkileri altına alarak bunun gibi pek çok yeni buluşu uzun yıllar yurdumuza sokmamışlardır. Bu nedenle Avrupa devletleri hızla ilerlerken Osmanlı toplumu geri kalmış, yoksullaşmıştır.

Aynı durum Ortaçağda Avrupa’da da yaşanmıştır. Ne var ki Avrupalılar dinle devlet işlerini birbirinden ayırarak, yani laikliği benimseyerek kurtulmuşlardır. Osmanlı devleti gerilerken, Avrupa devletlerinin hızla kalkınmalarının nedeni budur.

Laiklik

Cumhuriyet yönetimi, özgürlüğe dayanan bir yönetimdir. Bu durum elbette böyle devam edemezdi. Dinle devlet işleri birbirinden ayrılmalı, herkes inancında özgür olmalıydı. Din, bir sömürme aracı, halkı aldatma konusu olmaktan çıkarılmalıydı.

Laiklik konusunda ilk adım Anayasa’daki bir maddenin değiştirilmesiyle yapıldı. Anayasa’da yer alan «Türkiye Devletinin dini, İslam dinidir» maddesi 9 Nisan 1928’de kaldırıldı.

Laiklik konusunda atılan ikinci önemli adım, «Eğitim ve öğretim Birliği»nin sağlanmasıdır. Çıkarılan bir yasa (3.3.1924) ile din eğitimi yapan «mahalle okulları» ve «medreseler» kapatıldı. Tüm eğitim ve öğretim işleri devletin denetimi altına alındı.

Laiklik, Atatürk devrimlerinin başında gelir, özgür düşünce, laikliğin kabul edilmesiyle gelişebilmiş; kültür ve sanatımız bundan sonra canlanabilmiştir.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?