Lokman Suresi Hakkında Bilgi

0

Lokman Suresi nedir? Lokman Suresi ne zaman ve nerede indirilmiştir, kaç ayetten oluşur? Lokman suresinin konusu ve anlamı hakkında bilgi.

Lokman Suresi

Lokman Suresi Hakkında Bilgi

Lokman Suresi; Kuran’ı Kerim’ in 31. sûresidir. 34 ayetten oluşur. Mekke’de inmiştir. 27-28. ayetlerin Medine’de indiğini ileri sürenler de vardır. Elif, lam, mim ile başlayan sûrelerin üçüncüsüdür. Lokman adındaki Habeşliden söz ettiği için bu adla anılır.


Surede başlıca, Lokman’a verilen gizemli bilgi (hikmet), Lokman’ın oğluna öğütleri, tevhid, peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve haşr konularına yer verilerek kıyamet günü için hazırlıklı olunması öğütlenmektedir.

Lokman Suresi Anlamı

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

1- Elif, Lam, Mim.

2- Bunlar hikmetli Kitab’ın ayetleridir;

3- Muhsin olanlara bir hidayet ve bir rahmettir.


4- Onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler. Ve onlar kesin bir bilgiyle ahirete inanırlar.

5- İşte onlar, Rab’lerinden bir hidayet üzerindedirler ve felah bulanlar da onlardır.

6- İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisizce Allah’ın yolundan saptırmak ve onu bir eğlence konusu edinmek için sözün ‘boş ve amaçsız olanını’ satın alırlar. İşte onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.

7- Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak (müstekbirce) sırtını çevirir. Artık sen ona acı bir azap ile müjde ver.

8- Gerçekten iman edip salih amellerde bulunanlar ise; onlar için nimetlerle-donatılmış cennetler vardır.

9- Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah’ın va’di haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.


10- O, gökleri dayanak olmaksızın yaratmıştır, bunu görmektesiniz. Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada her canlıdan türetip yayıverdi. Biz gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik.

11- Bu, Allah’ın yaratmasıdır. Şu halde, O’nun dışında olanların yarattıklarını Bana gösterin. Hayır, zulmedenler, açıkça bir sapıklık içindedirler.

12- Andolsun, Lokman’a “Allah’a şükret” diye hikmet verdik. Kim şükrederse, artık o, kendi lehine şükreder. Kim inkar ederse, artık şüphesiz, Ganidir, Hamiddir.

13- Hani Lokman oğluna -öğüt vererek- demişti ki; “Ey oğlum, Allah’a şirk koşma. Şüphesiz şirk, gerçekten büyük bir zulümdür.”

14- Biz insana anne ve babasını tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla taşımıştır. Onun ayrılması, iki yıl içindedir. “Hem Bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız Banadır.”

15- Bununla birlikte, onların ikisi hakkında bir bilgin olmayan şeyi Bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünyada onlara iyilikle sahiplen ve Bana ‘gönülden-katıksız olarak yönelenin’ yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, böylece Ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.

16- “Ey oğlum, gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yerde bulunsa bile, Allah onu getirir. Şüphesiz Allah, latif olandır, haberdardır.”


17- “Ey oğlum, namazı dosdoğru kıl, ma’rufu emret, münkerden sakındır ve sana isabet edene karşı sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir.

18- “İnsanlara yanağını çevirip ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme. Çünkü Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.”

19- “Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir.”

20- Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Allah, göklerde ve yerde olanları emrinize amade kılmış, açık ve gizli sizin üzerinizdeki nimetlerini genişletip-tamamlamıştır. İnsanlardan öyleleri vardır ki, hiçbir ilme dayanmadan, bir yol gösterici ve aydınlatıcı bir kitap olmadan Allah hakkında mücadele edip durur.

21- Onlara; “Allah’ın indirdiklerine uyun” denildiğinde, derler ki; “Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.” Şayet şeytan, onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı?

22- Kim ihsanda bulunan olarak yüzünü Allah’a teslim ederse, artık gerçekten o kopmayan bir kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allah’a varır.

23- Kim de inkar ederse, artık onun inkarı seni hüzne kaptırmasın. Onların dönüşü Bizedir, artık Biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.


24- Biz onları az olarak metalandırıp yararlandırırız, sonra onları ağır bir azaba katlandırırız.

25- Andolsun onlara; “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan, tartışmasız; “Allah” diyecekler. De ki; “Hamd Allah’ındır.” Hayır, onların çoğu bilmezler.

26- Göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Şüphesiz Allah, Ganidir, Hamiddir.

27- Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- mürekkep olsa, yine de Allah’ın kelimeleri tükenmez. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

28- Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz yalnızca tek bir kişi gibidir. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.

29- Görmüyor musun ki, gerçekten Allah, geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar. Güneş ile ayı emre amade kılmıştır. Her biri, adı konulmuş bir süreye kadar akıp gider. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

30- İşte-böyle; şüphesiz Allah, O, Hak olandır ve şüphesiz O’nun dışında taptıkları ise, batıldır. Şüphesiz Allah, Yücedir, büyüktür.

31- Görmüyor musun ki, size ayetlerinden göstermesi için, gemiler Allah’ın nimetiyle denizde akıp gitmektedir! Hiç şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden için gerçekten ayetler vardır.


32- Onları kara gölgeler gibi dalgalar sarıverdiği zaman, dini yalnızca O’na ‘halis kılan gönülden bağlılar’ olarak Allah’a yalvarıp yakarırlar. Böylece onları karaya çıkarıp-kurtarınca, artık onlardan bir kısmı orta yolu tutuyor. Bizim ayetlerimizi gaddar, nankör olandan başkası inkar etmez.

33- Ey insanlar, Rabbinizden korkup-sakının ve öyle bir günün azabından çekinip-korkun ki, bir baba, çocuğu için bir karşılık veremez ve bir çocuk da babası için bir şeyi verebilecek değildir. Şüphesiz Allah’ın va’di haktır. Artık dünya hayatı sizi aldatmaya sürüklemesin ve aldatıcı da sizi Allah ile aldatmasın.

34- Kıyamet saatinin bilgisi, şüphesiz Allah’ın Katındadır. Yağmuru yağdırır; rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse de, hangi yerde öleceğini bilmez. Hiç şüphesiz Allah bilendir, haberdardır.



Bir Yorum Yazmak İster misiniz?