Eminem, Lose Yourself Çevirisi

0
Advertisement

Eminem Lose Yourself Çevirisi, şarkı sözleri, lyrics. Eminem Lose Yourself şarkısının Türkçe sözleri. İngilizce Türkçe şarkı çevirileri.

eminem

Kaynak: commons.wikimedia.org

Eminem – Lose Yourself Çevirisi

  • Look, if you had, one shot; or one opportunity
    Bak, eğer tek bir atışın olsaydı; ya da tek bir fırsatın
  • To seize everything you ever wanted, in one moment
    İstediğin her şeyi bir dakikada kapmak için
  • Would you capture it, or just let it slip
    Onu yakalar mıydın? Yoksa kayıp gimesine izin mi verirdin?
  • yo; His palms are sweaty, knees weak arms are heavy
    hey; Avuçları terli, dizleri güçsüz, kolları ağır
  • Theres vomit on his sweater already, moms spaghetti
    Kazağında şimdiden kusmuk var, annesinin spagettisi
  • Hes nervous, but on the surface he looks calm and ready to drop bombs
    Gergin, ama görünüşte sakin ve bombaları bırakmaya hazır
  • But he keeps on forgetting what he wrote down
    Ama yazdıklarını unutmaya devam ediyor
  • The whole crowd goes so loud
    Kalabalık çok ses çıkarıyor
  • He opens his mouth but the words wont come out
    Ağzını açıyor ama sözcükler dışarı çıkmıyor
  • Hes chokin how, everybodys jokin now
    Tıkanıyor, şimdi herkes nasıl da dalga geçiyor
  • The clocks run out, times up, over, bloah!
    Saat işliyor, zaman doldu, bitti, bloa!
  • Snap back to reality, oh, there goes gravity
    Şak diye gerçeğe geri dönüyor, oh, yerçekimi gidiyor
  • Oh, There goes rabbit he choked, hes so mad but he wont, Give up that easy
    Oh, Tavşan gidiyor, tıkandı, çok kızgın ama bu kadar kolay pes etmeyecek
  • No, he wont have it he knows
    Hayır, ona ulaşamayacağını biliyor
  • His whole backs of these ropes
    Sırtı iplerle bağlı
  • It dont matter hes dope
    Önemli değil, o yetenkli
  • He knows that but hes broke
    Bunu biliyor ama o meteliksiz
  • Hes so stagnant that he knows
    Ama o çok durgun, bunu biliyor
  • When he goes back to this mobile home
    Tekrar seyyar evine gittiği zaman
  • Thats when its back to the lab again, yo,
    Yine labaratuarına geri dönüyor, hey,
  • This whole rap shit he better go capture this moment And hope it dont pass him
    Bütün bu rap zımbırtısı, iyisimi bu anı yakalamalı ve onu atlamamasını ummalı
  • You better lose yourself in the music
    İyisimi kaybet kendini müziğin içinde
  • The moment, you own it, you better never let it go
    O ana sahipsin, asla bırakmasan iyi edersin
  • You only get one shot do not miss your chance to blow
    Tek bir atışın var bu şansı boşa harcama
  • This opportunity comes once in a life-time
    Bu fırsat hayatta bir kere gelir
  • Yo, you better lose yourself in the music
    Hey, iyisimi kaybet kendini müziğin içinde
  • The moment, you own it, you better never let it go
    O ana sahipsin, asla bırakmasan iyi edersin
  • You only get one shot do not miss your chance to blow
    Tek bir atışın var bu şansı boşa harcama
  • This opportunity comes once in a life-time
    Bu fırsat hayatta bir kere gelir
  • Yo, his souls escaping, through this hole that is gaping
    Hey, ruhu açılmakta olan bu deliğin içinden kaçıyor
  • This world is mine for the taking, make me king
    Bu dünya almam için beni bekliyor, beni kral yapacak
  • As we move towarda, new world orda
    Yeni bir dünya düzenine doğru ilerlerken
  • A normal life is boring but superstardoms
    Normal bir yaşam sıkıcıdır ama süperstar olmak
  • Close to postmortum it only grows harder, only grows hotter
    Otopsiye yaklaşırken sadece daha zorlaşır, daha sıcaklaşır
  • He blows its all over, these hoes is all on him
    Herşeyi tamamen batırıyor, bu fahişeler onun üzerinde
  • Coast to coast shows hes known as the globetrotter
    Kıyıdan kıyıya şovlar, o dünyayı gezen biri olarak bilinir
  • Lonely roads god only knows
    Yalnız yollar, sadece tanrı bilir
  • Hes grown farther from home hes no father
    O evden uzakta büyüdü, baba değil
  • He goes home and barely knows his own daughter
    Eve gidiyor ve kendi kızını zar zor tanıyor
  • But hold your nose cause here goes the cold water
    Ama burnunu tıka çünkü burdan soğuk su geçiyor
  • These hoes dont want him no mo hes cold product
    Bu kadınlar onu istemiyor hayır anne, o soğuk nevale
  • They moved on to the next shmoOnlar diğer herife gittiler
  • Who flows he nose dove, and sold nada
    O akıp gidiyor, başaşağı daldı ve hiçbir şey satamadı
  • So the soap operas told it unfolds
    Pembe dizi böyle anlatılır ve açıklar
  • I suppose its old partner
    Sanırım o eski partner
  • But the beat goes on da da dum da da dum datta
    Ama tempo devam eder da da dum da da dum dara
  • You better lose yourself in the music
    İyisimi kaybet kendini müziğin içinde
  • The moment, you own it, you better never let it go
    O ana sahipsin, asla bırakmasan iyi edersin
  • You only get one shot do not miss your chance to blow
    Tek bir atışın var bu şansı boşa harcama
  • This opportunity comes once in a life-time
    Bu fırsat hayatta bir kere gelir
  • Yo, you better lose yourself in the music
    Hey, iyisimi kaybet kendini müziğin içinde
  • The moment, you own it, you better never let it go
    O ana sahipsin, asla bırakmasan iyi edersin
  • You only get one shot do not miss your chance to blow
    Tek bir atışın var bu şansı boşa harcama
  • This opportunity comes once in a life-time
    Bu fırsat hayatta bir kere gelir
  • Yo, no more games, Ima change what you call rage
    Hey, daha fazla oyun yok, moda dediğiniz şeyi değiştireceğim
  • Tear this mother fuckin roof off like 2 dogs caged
    Bu lanet çatıyı kafeslenmiş 2 köpek gibi parçalayacğım
  • I was playin in the beginning, the mood all changed
    Başlangıçta rol yapıyordum, ruh halim tamamen değişti
  • I been chewed up, and spit out and booed off stage
    Çiğnendim, tükürüldüm ve sahneden yuhalanarak indim
  • But I kept rhymin and step writin the next cypher
    Ama kafiye yapmayı sürdürdüm ve sonraki şifreyi yazmaya geçtim
  • You best believe somebodys payin the pied piper
    Bazıları parayı verip düdüğü çalıyor, inansan iyi edersin
  • All the pain inside amplified by the, fact that I cant get by with my nine to five
    İçimdeki tüm acı, dokuz-beş çalışmamla geçinemediğim gerçeğiyle artıyor
  • And I cant provide the right typea Life for my family
    Ve aileme düzgün bir yaşam tarzı sağlayamıyorum
  • cause man, these goddamn food stamps dont buy diapers
    Çünkü dostum, bu allahın belası yemek markalarıyla bebek bezi alınmıyor
  • And its no movie, theres no Mekhi Phifer
    Ve bu bir film değil, burda Mekhi Phifer yok
  • This is my life and these times are so hard
    Bu benim hayatım ve bu zamanlar çok zor
  • And its getting even harder tryin to feed and water my seed
    Ve tohumumu beslemeye ve sulamaya çalışırken daha da zorlaşıyor
  • Plus Teetertotter caught up between bein a father and a prima donna Baby
    Artı, Tahterevalli baba olmakla nazlı bir bebeğin arasında sıkışıyor
  • Mama dramas screamin on and Too much for me to wanna stay in one spot
    Anne dramı çığlık atıyor ve bunlar bu noktada kalmak istemem için çok fazla
  • Another day of monotony Has gotten me to the point, Im like a snail
    Yeni bir tekdüze gün beni salyangoza benzediğim bi noktaya getirdi
  • Ive got to formulate a plot fore I end up in jail or shot
    Hapse düşmeden ya da vurulmadan önce bir plan geliştirmeliyim
  • Success is my only motherfuckin option, failures not
    Başarı benim tek lanet olası seçeneğim, başarısızlık değil
  • Mom, I love you, but this trailers got to go
    Anne seni seviyorum ama bu karavandan gitmeliyim
  • I cannot grow old in Salems lot
    Salemin arsasında yaşlanamam
  • So here I go its my shot, feet fail me not
    İşte gidiyorum bu benim denemem, ayaklarım yüzümü kara çıkarmayın
  • This maybe the only opportunity that I got
    Bu sahip olduğum tek fırsat olabilir
  • You better lose yourself in the music
    İyisimi kaybet kendini müziğin içinde
  • The moment, you own it, you better never let it go
    O ana sahipsin, asla bırakmasan iyi edersin
  • You only get one shot do not miss your chance to blow
    Tek bir atışın var bu şansı boşa harcama
  • This opportunity comes once in a life-time
    Bu fırsat hayatta bir kere gelir
  • Yo, you better lose yourself in the music
    Hey, iyisimi kaybet kendini müziğin içinde
  • The moment, you own it, you better never let it go
    O ana sahipsin, asla bırakmasan iyi edersin
  • You only get one shot do not miss your chance to blow
    Tek bir atışın var bu şansı boşa harcama
  • This opportunity comes once in a life-time
    Bu fırsat hayatta bir kere gelir
  • Yo, you can do anything you set your mind to man
    Hey, kafana koyduğun herşeyi yapabilirsin, dostum


Leave A Reply