Maksim Gorki Kimdir?

0

Maksim Gorki Kimdir? Maksim Gorki hayatı, biyografisi, eserleri, kitapları ile ilgili bilgi.

maksim-gorki

Maksim Gorki; SSCB’li yazardır (Nizni Novgorod 1868 – Moskova 1936). Asıl adı: Aleksey Maksimoviç Peşkov. Orta yaşlarda yazdığı, dilimize de çevrilmiş olan özyaşamöyküsü dizisi; en sağlam, belgesel, doğru belgelerdir: Çocukluğum (Detstvo) 1913; Ekmeğimi Kazanırken (Vliycedyah) 1915, Benim Üniversitelerim (Moi Üniversitetiy) 1925. Yedi-sekiz yaşlarında düştüğü sokak dünyası, sonradan “yaşam okulu” diye niteleyeceği özelliklerin ilk basamağı oldu. Ekmeğini kazanabilmek için her çeşit iş çevresine girdi; bulaşıkçılık, ayakkabıcı çıraklığı, ikona boyacılığı, fırıncılık, dok işçiliği, gece bekçiliği, bozkır geziciliği yaptı.

Her zaman, her yerde okuma fırsatları bulduğu başıboş ve gezgin yıllar geçirdi, “Acı” anlamına gelen Gorki takma adını edindi. 1889’da Kazan’dan ayrıldı, kuzeyi gezdi, daha sonra güneye indi ve ilk yazısının basıldığı Tiflis’te edebiyata çalışma fırsatları buldu: Makar Çudra (1892), Çelkaş (1895), Konovalov (1897), Vişie Ljudi (Berduşlar) 1898. İlk romanı Foma’dan (Foma Govdeyev) 1899 sonra çok etkili iki oyun yazdı: Ayak Takımı Arasında (Na Dne) 1902, Küçük Burjuvalar (Meşçane) 1902. Kısa zamanda kazandığı ünle aynı yıl Bilimler Akademisi üyeliğine seçildiyse de hükümet bunu bozunca V. Krolenko (1853-1921) ile A. Çehov da (1860-1904) üyeliklerini bıraktılar. 1905 olayları sırasında tutukluluğu kısa sürdü ve Gorki’ye en üstün ve devrimci romanlarından birinin esinini getirdi: Ana (Mat) 1907. 1906-1913 arasında yurtdışına kaldı.

Maxim Gorki Resimi Güzel Sözleri

ABD’yi, İtalya’yı, Almanya’yı görme fırsatını buldu, daha çok Kapri’de yaşadı. 1917 Ekim Devrimi’ne katıldı, Lenin ile mektuplaşması bu dönemdeki tedirgin kişiliğini iyi yansıtır. 1921 sonrasında çektiği verem hastalığının tedavisi için İtalya’ya devletçe gönderildi, 1928’e kadar orada kaldı. 1928′ de yurduna döndü. Sovyet Yazarlar Birliği’nin kuruluşuna katıldı, başkan oldu (1932). Artomonovlar adlı romanında (1925) devrim süresindeki kentsoylu kesimi canlandırdı. Klım Samgin’in Hayatı (1927-1936) ortalama bir Rus aydınının 19. yüzyıl sonuyla devrimi de içine alan 20. yüzyıl başlangıcındaki bireysel ve toplumsal yazgısını canlandırır. Gorki’yi kuşağının en etkili yazarı yapan özellikleri, kendine özgü ayrıntılı gözlem gücü, yalansız gerçekçiliği, en güç yaşam koşullarına bile yenilmeyen insancı iyimserliği ve toplum umudu, ülkesinin yaşam özelliklerini en geniş planda sergileyen özel yaşam enginliği, güçlü üslubu, insan canlandırma yeteneği kabul edilir. 300’den fazla öyküsü olduğu bilinir, toplam eser sayısının 1000’i aştığı söylenir.

Başlıca eserleri: İspoved (İtiraf) 1908, Leto (Yaz) 1909, Jizm Matveya Kozemyekina (M.K.’nin Yaşamı) 1910, Hozyain (Ev Sahibi) 1913. Öyküler: Skazki ob İtalii (İtalya Masalları) 1911, Russkiye Skazki (Rus Masalları) 1912,
Oyunlar: Daçniki (Yaz Konukları) 1905, Defi Salntsa (Güneşin Çocukları) 1905, Vragi (Düşmanlar) 1906, D eti (Çocuklar) 1912, Starik (Yaşlı) 1919.
Anılar: Çehov, Otrivki iz Vospominaii (Çehov, Anılardan Yapraklar) 1905, Vospominanya o Tolstoy (Tolstoy Anıları) 1919, Vremya Korolenko (K. Dönemi) 1923, Zametki iz Drevnika (Günlüğümden Notlar) 1924, Vladimir İliç Lenin (1924).

Benim Üniversitelerim, yazarın özyaşamsal eserlerinin üçüncüsüdür. (Moi Üniversitetiy, 1923). Yetim ve yoksul büyüyen, öğrenim olanakları bulamayan, yaşam sınavlarından geçe geçe kendini yetiştiren, bu bilinçle Gorki (acı) takma adını alan Aleksey Maksimoviç Peşkov, sekiz yaşından başlayarak geçim kavgasına girişti. Tanıdığı nice insanlar ilgili öykü ve romanları bir yana, elli yaşlarına doğru özyaşamını anlatmaya koyuldu. İlk kitap Çocukluğum (Detstvo) 1913, ikincisi Ekmeğimi Kazanırken (V Lyudyah) 1916’da çıktı. Bu üç kitapta da kendisini sevgiyle kollayan, gözeten ve anlayan tek kişi saydığı büyükannesi Akulina İvanovna’ya duyduğu büyük sevgi hemen göze çarpar. Okuma tutkusuyla Gorki, bazı umutlar gördüğü Kazan’a gitti (1884); hiçbir okula girmek olanağı bulamadığı halde yaşamının güç koşullarını yenerek kendisini üstün bir yazarlığa götüren yollarda pişti. Benim Üniversitelerim, yaşam çıkmazlarıyla insanlar arasındaki çeşitli çekişmelerin içinde deneyler kazana kazana çalışmanın, iş ve üretim dünyasında olgunlaşmanın her çeşit kurumsal ve kuramsal bilgiden değerli olduğunu sezdiren bir gözlemler toplamını sergiler. Bir yandan da ilk tanıştığı devrimcilerle (1888 Romas) ilişkisinden yararlanarak gelecekteki tutumunu, halktan yana toplumcu düşüncelerini nasıl kazandığını anlatır.


Leave A Reply