Mantıku’t-Tayr Özellikleri

0

Kuş dili anlamına gelen Mantıku’t-Tayr isimli Gülşehri’ye ait eser ile ilgili bilgilerin yer aldığı sayfamız. Mantıku’t-Tayr özellikleri nelerdir?

Mantıku't-Tayr

Mantıku’t-Tayr

Mantıku’t-Tayr (Kuş Dili) XIII. yüzyıl sonlarında Anadolu’da gelişmeye başlayan Türk edebiyatının dil ve sanat değeri açısından en değerli eserlerinden biridir. 1317’de Gülşehrî tarafından, İran şairlerinden Feridüddin-i Attar (Ölm. 1193? – 1235?)’ın aynı adı taşıyan eseri örnek tutularak yazılmıştır.

Advertisement

Attar’ın bu eserindeki temel düşünce, tasavvuftaki Vahdet-i Vücût felsefesine dayanır. Tasavvuftaki bu inanış, eserde simgesel bir biçimde öykü edilir. Öyküde kuşlar, halkı; Hüdhüd, aklı; Sîmürg de Allah’ı simgeler.

Kuşlar, bir araya gelerek kendilerine bir padişah seçmek isterler. Bu toplantıda Hüdhüd yaratılışın ve Allah’ın sırlarını bildiğini, kendisiyle birlikte gelirlerse gerçek padişahı bulabileceklerini, onun Kafdağı’nın ardında bulunduğunu, adının da Sîmürg olduğunu söyler. Kuşlar sevinerek Hüdhüd’ün etrafında toplanırlar.

Ancak Sîmürg’e giden yol uzun; yol üzerindeki denizler derin, karalar sarptır. Bu zahmetli yolculuk kuşların gözünü korkutur. Sırasıyla bülbül, papağan, tavus, kaz, keklik, hüma, doğan, balıkçıl, baykuş, kuyruksalan, sonra da bütün kuşlar birer neden göstererek mazeretlerini bildirirler. Hüdhüd bunların hepsine birer yanıt verir. Sonunda yola çıkarlar. Hepsi yorgun ve ümitsiz düşünce Hüdhüd; yolun az kaldığını; istek, aşk, marifet, istiğna, tevhid, hayret, fakr, fenâ denilen yedi vadiyi geçtikten sonra Sîmürg’e ulaşacaklarını söyler.

Kuşlar yine yola çıkar; kimi yolda kalır, kimi yem bulmak için sürüden ayrılarak yere iner. Yüzlerce kuştan ancak otuz kuş hasta ve bitkin vaziyette Dergâh’a varırlar. Bir çavuş gelip kapıyı açar, kim olduklarını, amaçlarını sorar. Amaçlarını öğrendikten sonra, geri dönmelerini söyler. Kuşlar büsbütün ümitsizliğe kapılırlar. Sonunda bir başka çavuş gelir kapıyı açar. Bunları içeri alıp her birini birer tahta oturtur, ellerine birer kâğıt verir: “Bunları okuyun.” der. Kuşlar, bütün serüvenlerinin bu kâğıtta yazılı olduğunu görünce büsbütün şaşırırlar. Bu sırada Sîmürg tecelli eder; fakat gördükleri Sîmürg, kendilerinden başkası değildir. Bir ses duyarlar: “Siz buraya otuz kuş geldiniz, bu aynada otuz suret belirdi. Daha çok, yahut daha az gelseydiniz o kadar görünürdünüz.” Sonunda gölgenin güneşte kaybolduğu gibi hepsi Sîmürg’de kaybolurlar.

Advertisement

Attar, bu sembolik öyküsünde, insanın nefsiyle yapacağı çetin uğraş sonucunda Allah’a ulaşacağını, Allah’ın, nefsle ilgili isteklerden temizlenen kalpte tecelli edeceğini anlatmak istemiştir. ‘

Gülşehrî, bu temayı olduğu gibi aktarmamış, buna birtakım öykü ve fıkralar da eklemiştir. Attar’ın Esâr-name’si, Mevlâna’nın Mesnevî’si ve Kelile Dimne ile Kâbusname adlı eserlerden de faydalanmıştır.


Leave A Reply