data-full-width-responsive="true">

Marmara Bölgesi İle İlgili Şiirler

6

Ülkemizin yedi bölgesinden bir olan Marmara Bölgesi ve Marmara Denizi konulu şiir örnekleri. Marmara, Marmara Bölgesi hakkında şiirler.

Marmara Bölgesi İle İlgili Şiirler

Marmara Bölgesi İle İlgili Şiirler

MARMARA TÜRKÜSÜ

Marmara benim gölümdür,
Dalgalı deli gönlümdür,
Büyülü, mavi gülümdür,
Açmış vatanın dalında.

Kıyısında at sulamış,
İstanbul’da gönlü kalmış.
Kaleler kurup da almış,
Dedem tarihin yolunda.

Karlı Uludağ sislenmiş,
Kıyılar renk renk süslenmiş,
Süleymaniye yaslanmış
Yatar zamanın gönlünde.

Kiraz bahçesi, zeytinlik,
Uçsuz bucaksız zenginlik,
Karşıda kıyılar silik.
Uyur güneşin altında.


Marmara

Bölgenin yüksek zirvesi Uludağ,
Bağlarıyla ün salmıştır Tekirdağ,
İstanbul’a hâkim tepe Alemdağ
Her tarafa giden yolları sanki ağ

Trakya boydan boya ayçiçeği
Bursa ovasında ipekböceği
Endüstride ülkenin geleceği
Ne hoştur ıstrancaların çiçeği

Tarih şahit Çanakkale geçilmez
İstanbul’a asla paha biçilmez
Kirlidir Meriç’in suyu içilmez
Serhattır Edirne ondan göçülmez

Taşın toprağın altındır İstanbul
Köyünden sana göçmek ister her kul
Ülkeme kültürde olmuşsun okul
Minarelerin Hakka giden ekol

Bir iç denizdir ki güzel Marmara
Bilecik’te güzün gazel Marmara
Endüstride yerin özel Marmara
Sırrına erilmez ezel Marmara

Güreşleriyle ünlü Kırklareli
Körfezin incisidir Kocaeli
Gemlik, Balıkesir zeytin güzeli
Mor menekşeyle bağları bezeli

Haliç’in adı da altın boynuz
Kültürüne kalma hiçbir zaman yoz
Yunan’ın Bizans emellerini boz
İstanbul Çanakkale Boğazı koz

Patateste lider Adapazarı
Tahtakale Türkiye’nin pazarı
Çoktur Marmara’nın okuryazarı
Kıskançların değmesin hiç nazarı
05.04.1996

Tarık Torun


YILDIZ DAĞI

Yükseğinde yavru şahin beslenir
Yıldız dağı niçin kalkmaz dumanın
Alçağında dudu kumru beslenir
Yıldız dağı niçin kalkmaz dumanın

Yükseğinde büyük namlı karın var
Alçağında mor sümbüllü bağın var
Yardan mı ayrıldın ahuzarın var
Yıldız dağı niçin kalkmaz dumanın

Gelen geçen seyran eder meşesin
Beline kondurmuş beyin paşasın
Haramiler bekler herbir köşesin
Yıldız dağı niçin kalkmaz dumanın

Yine çevrilip eğrilmiştir beli
Rumeli Acem’de söylenir yeli
Kadı mısın serdar mısın kümbeli
Yıldız dağı niçin kalkmaz dumanın

Her taşlardan çok boyalı taşın var
Şahin yuva yapmış öter kuşun var
Kerem gibi ne belalı başın var
Yıldız dağı niçin kalkmaz dumanın


BURSA’DA ZAMAN

Bursa’da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar…
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinden gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi.

Bir zafer müjdesi burda her isim:
Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
Hala bu taşlarda gülen rüyanın
Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,

Muradiye, sabrın acı meyvası,
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camileri eski bahçeler,
Şanlı hikayesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengamelerin
Nakleder yadını gelen geçene.

Bu hayalde uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtısından
Billur bir avize Bursa’da zaman,

Yeşil Türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk Bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur’an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.

İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayal içinde… ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevi ahenk.
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
Belki de rüyası büyük cetlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin.
AHMET HAMDİ TANPINAR




6 yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?