Masalın Çocuğun Gelişimine Etkisi – Çocuklara Masal Okumanın Yararları

0

Çocuklara masal okumanın gelişiminde etkisi nasıldır? Masalın çocuklar için yararları nelerdir, ne zaman ve nasıl olmalıdır, hakkında bilgi.

Advertisement

Masalın Çocuğun Gelişimine Etkisi

Çocuğunuzu sevimli bir cüceyle tanıştırın ya da sihirli halı üstünde geziye çıkarın. Çocuklar heyecanlı bir masal dinlemenin ve yanınızda olmanın verdiği güven duygusunun çifte coşkusunu yaşamaktan çok hoşlanırlar.

Çocuk masalları, öyküleri inanılmaz boyutlarda bir yelpaze oluşturur. Geleneksel, anne-babalarınızdan duymuş olduğunuz, çağlar boyunca, aktarılagelen masallardan, çağdaş edebiyatçıların her gün yazmayı sürdürdükleri masal ve öykülere kadar, her durumda anlatılmaya uygun, her düşgücünü yakalayan, hattâ en hırçın çocuğu bile, faltaşı gibi açılmış gözleri ağzınıza dikili durumda karşınızda dakikalarca hareketsiz oturtan bir masal ya da öykü vardır.

Kitaplar en yaygın masal ve öykü kaynağıdır ve çocuk kitapları pazarı, günümüzde, olağanüstü geniş bir çeşitliliğe erişmiştir. Sayfaları çoğunlukla güzel resimlerle bezenmiş çocuk kitapları, çocuğunuza zevk verdiği kadar, sizin yüzünüzde de büyük bir olasılıkla gülümseme yaratacaktır.

Advertisement

“ÇİĞNEMEYE DAYANIKLI” KİTAPLAR

Bu kitapların yapımına büyük özen gösterilmekte, dayanıklı kartondan sayfaları kolay kolay yırtılmayan kitapların sayfa uçları kıvrılıp “köpek kulağına” benzemesin diye yuvarlak kesilmekte, bebeğinizin yeni çıkan dişlerini sınama merakına ve oyuncak sandığının dibinde geçireceği yıpratıcı koşullara dayanacak biçimde üretilmektedirler.

Kartondan yapılanlardan daha da dayanıklı olan plastik kitaplar için de aynı şey söz konusudur; üstelik, “banyo zamanı” için de ideal olan bu kitaplar, çoğunlukla, sayfalardan biri arasına yapıştırılmış bir “ciyaklayıcı”yla yayınlanmakta, böylece küçük bir bebeğin henüz anlamayacağı, ama büyüdükçe daha da seveceği birer “oyuncak” oluşturmaktadırlar.

YAŞAM KONUSUNDA BİLGİ EDİNME

Çocuğunuzun bu ilk yılları için hazırlanmış kitaplar, aynı zamanda “eğitici” bir amaç da gözönünde tutularak hazırlanmışlardır ve çocuğun yaşamda karşılacağı hemen her durumla ilgili konuları işlerler. Sözgelimi, evinizden taşınacaksanız, büyük bir olasılıkla, “Ayıcığın Taşındığı Gün”ü anlatan bir kitap vardır ya da oturak eğitimiyle, küçük bir erkek ya da kızkardeşin yakında eve gelmesiyle ilgili bir kitap bulabilirsiniz. Çocuğunuz okul çağına yaklaşınca da, başka ülkelerdeki insanların yaşama biçimlerini, tarih öncesi çağlardaki yaşamı, insanoğlunun dünya çevresinde ya da aya yaptığı yolculuklara ilişkin öyküleri içeren kitaplar seçmeniz, onu ailesinin, akrabalarının ve arkadaşlarının dışında, daha geniş bir yaşama, zorlamadan hazırlamaya yardımcı olacaktır.

“EVDE DOKUNMUŞ” MASALLAR

Çocuğunuzun ilgisini çekecek masal ya da öykülerin, mutlaka bildiğiniz geleneksel masallar ya da kitaplardan okuyacağınız masallar, öyküler olması gerekmez. Kendi uydurduklarınız da, bir yandan bilgi verirken, bir yandan da çocuğunuzun hoş vakit geçirmesini sağlamanın son derece iyi bir yolu olabilir. Sözgelimi, o gün gezmeye çıktığınızda çocuğunuzla birlikte görmüş olduğunuz şeyler -bir köpek, bir kedi, bir çiçek, vb.- konusunda çocuğunuzun belleğini tazeleyecek ya da geniş aileniz konusunda herkesi içine alacak biçimde basit masallar uydurabilirsiniz.

Çocuklara masal anlatmanın yaşı yoktur. Doğdukları günden başlayarak bebekler, bütün duyularını, çevrelerindeki dünyanın bir tablosunu çizmek için kullanırlar: Dinlerler; bakarlar; akıllara durgunluk verecek kadar çabuk öğrenirler.

Advertisement

Yeni doğmuş bebeğin görme yeteneğinin sınırlı olmasına karşılık, işitme duyusu kusursuzdur; bütün ses tonlarını ve sesleri tanıyabilir. Dolayısıyla, anlamasa bile, yanıbaşında oturup masal anlattığınız sırada sesinizden büyük keyif alır.

BAĞLILIK YARATAN KİTAPLAR

Bu erken masal anlatma, birbirinize bağlanmanızda da yardımcı olur; yeni anne ve baba olmuş kişiler ile çocukları arasında yaşam boyu sürecek duygusal bağlılığı oluşturan sürecin bir parçasıdır. Bu erken oluşan bağın sonucunu, çocuğunuz büyüdükçe, sözgelimi, kucağınıza tırmanıp da ona bir masal okumanızı istediği zaman ya da tanıdık birçok büyük arasında, “özel arkadaşı” olarak sizi aradığı zaman görürsünüz.

Çocuğa bir masal, öykü okumak, başka becerilerini geliştirmenin de iyi bir yoludur. Bırakın, becerir becermez, kitabı eline alsın, sayfalarını çevirsin: O birbiriyle uyumsuz parmaklar, hızla beceri kazanacak, en hoşuna giden şeyi size göstermek için, belirli bir sayfayı bulabilecektir.

ANNEYİ DİNLEMEK

Sesinizin perdesini kitabın havasına uydurursanız, çok geçmeden küçücük başının kitaptan size çevrildiğini, sonra gene kitaba döndüğünü, küçük çocuğunuzun bütün gücüyle neler olup bittiğini anlamaya çalıştığını göreceksiniz. Zamanla, kendisi de olaya katılacak, daha hoşuna giden bölümlerde keyifli sesler çıkaracak, ürkütücü bölümlerde, yapma bir dehşetle çığlık atacaktır. Böyle bir katılım, çocuğunuzun iletişim becerilerinin gelişmesine yardımcı olması bakımından son derece değerlidir ve çok geçmeden, dinlediklerini, kendi karşılaştığı durumlara uygulayacaktır.

CANLANDIRICI

Ama etkili olan, yalnızca sesli iletişim yöntemleri değildir. Büyüklere ilişkin incelemeler, söylediğimiz şeylerin etkisinin yarı yarıya, konuşurken yaptığımız el-kol ve yüz hareketlerinden kaynaklandığını ortaya koymuştur.

Bu kuramı deneyden geçirmek, özellikle çocuklarda kolaydır. Aslında çok heyecanlandırıcı bir şeyi, “dümdüz” bir ses tonuyla söylemeyi deneyin: Büyük bir olasılıkla küçük çocuğunuzdan çok az tepki alırsınız. Sesinizi biraz daha heyecanlı kılın: Gösterdiği tepki artar. Aynı şeyi çok canlı bir sesle ve ellerinizi, kollarınız: sallayarak söylerseniz, gerçekten bir “heyecan anaforu” yaratabilirsiniz.

Bundan çıkaracağınız sonuç, çocuğunuzun masallardan, öykülerden zevk alabilmesi için, bunları canlandırıcı bir biçimde okumanın ya da anlatmanın, son derece önemli olduğudur. Bazı anne-babalar, yüksek sesle okumayı biraz “unutmuş” oldukları için, bu işi güç bulabilirler. Bu anne-babalardansanız, söz konusu alışkanlığı yeniden kazanmak için, televizyonda çocuklara masal, öykü anlatan kişileri seyredin. Onların, eğlenceyi çocuklarla paylaşırmışçasına zaman zaman nasıl “görmedikleri” izleyicilerinin gözlerinin içine baktıklarına dikkat edin; her yeni kahramanı konuşturduklarında seslerini nasıl değiştirdiklerine kulak verin. Onların, programa çıkmadan okuma provası yaptıklarını düşünüp, çocuğunuza okuyacağınız kitaba önceden çabucak bir göz atarsanız, neyin ne zaman olup biteceğini önceden bilmeniz, ödülünü verecektir. Kuşkusuz kendinizi, bu konuda bir profesyonele oranla çok daha geride hissedebilirsiniz; ama bunun hiçbir önemi yoktur: Çok geçmeden, en büyük “hayranınızın” vazgeçilmez gözdesi haline geleceksiniz.

Çocuğunuz tarafından “ailenin en iyi masalcılığına” atanmış olsanız da, aile üyelerinden başkalarının -özellikle babasının- da bu işe katılmasını teşvik edin. Her kişi, masal, öykü anlatmaya, okumaya farklı bir yaklaşım getirir ve çocuklar, aynı masalı dinlerken, başka birinin anlatışına oranlayarak, “yanlışlar” bulmayı severler. Eşinizin yanı sıra, annenizin, babanızın, eşinizin anne ve babasının, öbür akrabalarınızın, hattâ arkadaşlarınızın, bu konuda yapacakları bir katkı vardır ve onlar, bunu istemenizden çok büyük zevk duyacaklardır.

BANA GÖRE … YAŞAM!

Çocuklar, çeşitli kişilerden dinleyecekleri bir masalın, öykünün çeşitli biçimlerine, çoğunlukla kendi yorumlarını da katarlar! Masala ya da öyküye, gündelik yaşamlarındaki kişileri katarak, hayranlık uyandırıcı yepyeni bir uyarlama ortaya koyabilirler. Rolleri değişerek, masal anlatma saatinin yarısında dinleyici olup, çocuğunuzun anlatıcı olmasını isteyerek, pek çok şey öğrenebilirsiniz: Gündüzleri içimize çöreklenmiş kaygıların düşlerimize yansıması gibi, çocuklar da yaşamla ve gizli korkularıyla ilgili düşüncelerini dile getirmek için, uydurma öykülerden yararlanırlar.

Advertisement

En iyi arkadaşınız, çocuğunuzun öyküsünde ya da masalında “kötü kadın” ya da “cadı” olursa, kaygılanmayın. Çocuklar fikirlerini bir andan öbür ana değiştirirler ve küçüğünüzü ikinci kez dinleyişinizde, aynı arkadaşınızın “yardımsever kadın”a ya da “iyilik perisi”ne dönüşmesi, yüksek bir olasılıktır.

MASAL SAATİ

Masal ya da öykü saatinin, yatma saatiyle sınırlandırılması için bir neden yoktur; her saati masal saati haline getirebilirsiniz. Her durumda, sözgelimi otomobilin arka koltuğunda alışverişe giderken, otobüs beklerken, masallar, öyküler anlatabilirsiniz. Yalnız, çocuğunuzun sıkıntı belirtilerini gözden kaçırmayın; uykusu geldiği ya da sıkıldığı için dikkatinin azaldığını sezdiğinizde, anlatmayı bırakın. Ayrıca hangi masal ya da öyküyü dinlemek istediğini ona sorarsanız, o andaki ruhsal durumuyla ilgili bilgi edinebilirsiniz.

OKUMAYA BAŞLAMASI

Çocuğunuz, sizin ona masallar, öyküler okumanızı yıllarca seyrettikten sonra, kendisi de size öyküler, masallar okumak isteyecektir. Anne-babaların gözleri, çocukları okumayı öğrenmeye başlayınca kıvançla parlar ve bunda haklıdırlar: Okuma becerisi çocukların çevrelerindeki dünyayı anlamalarını sağlar.

Çocuğunuzun bu aşamasından, kitaplar dünyasındaki bu ilk bocalamalı adımlarından, olduğu biçimiyle zevk alın; yanlışlarının üstünde pek durmayın. Gereksinme duyduğu şey, bu yeni denemesi için sürekli cesaretlendirilme ve övgüdür; bunlarla ne kadar karşılaşırsa, becerisini o kadar hızlı geliştirecektir. Özet olarak, çocuğunuza çok küçük yaşından başlayarak masallar, öyküler anlatmanız ve okumanız, gelecek yıllarda öğretmenleri için yararlı bir temel hazırlamanız anlamına da gelir. Ayrıca bunu yapmakla, ilerde kendi çocukları olduğu zaman, heyecanlı küçük seslerin “masal saati!” diye cıvıldamalarından büyük keyif almasını da, sağlamış olursunuz.


Leave A Reply