Mephisto Bir Kariyerin Romanı – Klaus Mann Konusu Tanıtımı Hakkında

0
Advertisement

Klaus Mann’in Mephisto Bir Kariyerin Romanı isimli kitabının konusu, kısaca özeti ve kitabın tanıtımı. Mephisto Bir Kariyerin Romanı hakkında bilgi.

Mephisto Bir Kariyerin Romanı

Mephisto Bir Kariyerin Romanı – Klaus Mann

Konusu

Gerçek kişileri anlatan, ama sorun çıkmaması için bunları şifreleyen örtülü bir roman. Yine de bu konuda ancak bir yere kadar başarılı olabiliyor, çünkü gerçek kişilerin kim olduğu oldukça açık bir biçimde anlaşılıyor. Bu nedenle kimin kim olduğu, aşağıda parantez içinde belirtiliyor.

Olay örgüsü 1920’li yıllardan 1936’ya kadar uzanıyor. Bu dönemde HENDRIK HÖFGEN (Gustaf Gründgens) taşra oyunculuğundan süperstarlığa kadar yükseliyor, ama bunu ruhunu Nazilere sattığı için başarıyor.

Daha en başından belli, HÖFGEN yükselmek istiyor. Çok çalışıyor ve Hamburg Künstlertheater’deki (Hamburger Kammerspiele tiyatrosu) diğer oyuncuları baskı altına alıyor. Koyu tenli JULIETTE ile sevgili, ama danışma meclisi üyesi BRUCKNER’in (Thomas Mann) kızı BARBARA BRUCKNER (Erika Mann) ile evleniyor, ama bu onu JULIETTE ile buluşmaya devam etmekten alıkoymuyor.

Advertisement

HÖFGEN Berlin’e gidiyor, giderek daha ünlü oluyor ve BARBARA’dan ayrılmış olmasına rağmen JULIETTE ile gizlice buluşmaya devam ediyor. Ve hayatının rolünü, yani Goethe’nin FAUST’unu oynuyor (Çift anlamlı! Ruhunu satıyor!). HÖFGEN için işler 1933’te zorlaşıyor. Adı Nazilerin kara listesinde yer alıyor, yani mesleğini icra etmesi yasaklanabilir.

Ama HÖFGEN Nazileri aptal bulmasına rağmen bir kadın meslektaşının onun için LOTTE LINDENTHAL (Emmy Göring) ile görüşmesini sağlıyor. Bundan sonra kayırılanlar listesinin en başında yer alıyor ve kariyerine devam edebiliyor. Ve giderek vicdansızlaşıyor.

Gerçi eski bir dostuna yardım ediyor, ama JULIETTE’i ihbar ediyor ve ülkeyi terk etmesine neden oluyor. Koyu tenli bir sevgiliye ilişkin dedikodular HÖFGEN’in hiç işine gelmeyeceği için, ne olur ne olmaz diye eski bir arkadaşı olan NICOLETTA (Pamela Wedekind) ile evleniyor.

Ama mutlu değil. HAMLET’i kötü biçimde oynamasına rağmen epey övgü aldıktan sonra izleyicilerin onun yeteneğini değil, gücünü alkışladığını fark ediyor.

Advertisement

Kitap Hakkında

Roman, Naziler tarafından tabii ki hemen yasaklandı ve sürgündeki bir yayınevinden çıktı. 1945’ten sonra da Almanya’daki hiçbir yayınevi kitabı basmaya cesaret edemedi, herkes dava açılmasından endişe ediyordu. MEPHISTO 1956’da, Doğu Berlin’deki Aufbau yayınevi tarafından yayınlandı. Kitap, 1966’da Batı Almanya’da yasaklandı. Gründgens’in üvey oğlu dava açmıştı.

Yine de roman, 1981’de Batı Almanya’da yayınlandı. Ama Gründgens’in varisleri yeni bir dava açmadı, muhtemelen onlar da başarılı olamayacaktı.

Klaus Mann, romanının örtülü bir roman olmadığını hep vurguladı. Belli bir insanın öyküsünü anlatmak istemediğini, kişilerin yalnızca figürlerden ibaret olduğunu söyledi.

Roman kolay okunabiliyor ve Klaus Mann’ın eserlerine giriş yapmak için kesinlikle en iyi yol. Daha da kolayını isteyenler, Klaus Maria Brandauer’in HENDRIK HÖFGEN’i oynadığı film uyarlamasını izleyebilir.

Advertisement

Klaus Mann

Yazar Hakkında

Klaus Mann, Thomas Mann’ın en büyük oğlu ve bu bile onun işini zorlaştırmaya yetiyor. Babası çok büyük bir otorite, sert, mesafeli. Hassas Klaus’un kendine bir yol çizmesi zor. Sürekli babasıyla kıyaslanıyor, babasına iyi olduğunu kanıtlamak istiyor, ama hiçbir zaman yeterli olamayacağı duygusuna kapılıyor.

Klaus Mann, düzgün bir babanın ancak reddedebileceği bir yaşam sürerek direniyor; alkol, uyuşturucu, çılgın partiler, kız kardeşi Erika ile tanımlanmamış bir ilişki. Sonunda da eşcinsel olduğunu açıklıyor; bu, o zamanlar suç sayılan bir durum!

Huzursuz bir dönemde huzursuz bir yaşam sürüyor. Klaus Mann önce tiyatro oyunları yazıyor. ANJA UND ESTHER adlı oyunu 1925’te Hamburg Kammerspiele tiyatrosunda sergileniyor. Başrollerde kendisi, sevgilisi Pamela Wedekind, kız kardeşi Erika ve onun müstakbel kocası Gustav Gründgens var. Konusu, lezbi-yen bir ilişki, yani skandal.

Advertisement

DER FROMME TANZ’ın yaymlanmasıyla bir skandal daha patlıyor. Konu, eşcinsellik, insanlar dehşete kapılıyor, ama Thomas Mann’ın oğlunun neler yazdığına da epey ilgi duyuyorlar.

Yıl 1933. Hitler, Reich şansölyesi oluyor. Klaus Mann ülkeyi daha o yıl terk edip Fransa’ya gidiyor ve kısa sürede sürgündeki en önemli yazarlardan biri oluyor. 1938’de göçmenlerin umutlarım, gündelik yaşam savaşlarını ve yıkılan hayallerini ustalıkla anlattığı romanı DER VULKAN yayınlanıyor. Mann bir yıl sonra ABD’ye göç ediyor ve orada yabancı bir dilde ve kültürde kendini kanıtlamayı hayranlık uyandırıcı bir biçimde başarıyor, ikinci otobiyografisi THE TURNING POINTi İngilizce yazıyor, konuşmalar yapıyor ve 1941’de Amerikan ordusuna katılıyor.

Yine de huzur bulmayı başaramıyor. Uyuşturucu, depresyon, sürekli yeni ve büyük hayal kırıklıkları; özellikle de savaşın ardından Almanya’da başarı sağlayamayınca büyük hayal kırıklığı yaşıyor. 1949 yılının Mayıs ayındaki intiharı ne yazık ki sürpriz olmuyor.

Advertisement

Leave A Reply