Mikroplar Hayvan mıdır? Mikroplar Nasıl Beslenirler, Yaşarlar ve Ölürler?

0

Mikroplar da hayvan mı? Bu ufacık yaratıklar nasıl beslenir, yaşar, ölürler? Mikrobun yapısı ve mikropların beslenmesi ile ilgili bilgiler.

Çeşitli Mikroplar

Mikropların kimisi, bakteriler gibi, birer bitkiyse, geri kalanlar da ufacık birer hayvandır, diyebiliriz. Bu, ilk bakışta, garip kaçarsa da, bir gerçektir; çünkü mikroplar da birer canlıdır; ürerler, yaşarlar, ölürler. Yalnız, çok küçük, çok ilkel birer canlı oldukları için, bizim bildiğimiz hayvanların yapısında değillerdir.

Mikroplar gözle görülemeyecek kadar ufacık, canlı varlıklardır. Birtakımı zararsız, hatta faydalıysa da birçoğu ayrı ayrı hastalıkları meydana getirirler.

Bütün mikroplar, bünye bakımından, tek hücreli bir organizma halinde bulunurlar. Her mikrop bu tek hücre içinde bütün yaşama kudretine sahip ufacık bir varlıktır. Her gün, her dakika toprakta, havada, suda, bütün eşyada o kadar çok sayıda mikrop üreyip yaşamakta, ömrünü tamamlayıp ölmektedir ki, bunu yalnız düşünmek bile akıllara durgunluk verir. En ufak bir su damlası, küçücük bir diş çürüğü, basit bir bitkinin kökü milyonlarca mikrobun yaşama, üreme yeri, evi, barkıdır. Bu tutundukları yerlerde elverişli şartlar bulurlarsa kolaylıkla, hızla üreyip çoğalırlar. Bir yandan sayısız derecede ürerken, bir yandan da, ya ömürlerini doldurarak, ya da dış etkilerle ölürler. Böylece mikroplar başı, sonu olmayan bir zincir gibi, birbirleri ardı sıra sürüp giderler.

Dört bir yanımızı bu kadar çok mikrop sarmış olmakla birlikte içlerinde hastalık yapanlar ötekilere göre çok azdır. Yalnız, hastalık yapanlar insanlar, hayvanlar, bitkiler için o kadar büyük tehlikeler yaratırlar ki, hekimlikte bunlar çok önemli bir konu olarak incelenir.

MİKROBUN YAPISI

Mikrop tek bir canlı hücredir. Bu hücrenin bir «protoplâzma»sı, bir de çevresinde «zar»ı vardır. Bunlar, mikroskop altında görülür. Her hücre gibi mikrobun da çekirdeği olması gerekir. Yalnız, bunu mikroskopta göremeyiz. Onun için, mikrop hücresi çekirdeğinin protoplâzma içinde toz halinde dağılmış olduğu sanılıyor.

Birtakım mikropların çevresinde zardan başka, bir «mahfaza» (kapsül) tabakası vardır. Bu gibi mikroplar hayatlarının bir kısmında bu mahfazayı kaybederler. Mahfaza, mikrobun bir çeşit savunma organıdır; onun için mikroplar insan, hayvan vücudunda bulunurlarken bu mahfaza durur, dışarı çıkınca, suni üretme sırasında mahfaza kaybolur. Zatürre mikrobu bu çeşit mahfazalı mikroplardandır.

MİKROPLAR NASIL BESLENİRLER?

Mikropların ağızları, burunları, elleri, ayakları olmadığı için, bulundukları ortamın içindeki besinleri vücutlarına çekerek, bunları emerek beslenirler. Onların da, bizim gibi, kendilerine göre, hoşlandıkları, hoşlanmadıkları besinler vardır. Et suyu, süt, yumurta akı ve sarısı, kemiklerden çıkarılan «jelâtin», «jeloz» denilen bir çeşit yosun, kan, serum mikropların en çok sevdikleri besinlerdir.

Mikroplar rutubetli, karanlık yerleri severler. Yaşamaları için en elverişli sıcaklık 30-37° arasıdır. Soğukta, buz içinde ölmezlerse de üremeleri durgunlaşır. Elverişli bir sıcaklık ve rutubet bulurlarsa birkaç tanecik mikrop 24 saat içinde birkaç milyara çıkacak kadar hızla ürer. Hele «mikrop yemi» denilen özel besinler üzerine konulunca birkaç saat içinde gözle görülebilecek kadar geniş kütleler meydana getirirler.

Lâboratuvarlarda mikroplar böylece üretilip incelenir.

Bazı mikroplar ancak oksijenle yaşar. Bazısı da pek az oksijenle bile yaşayabilir. Hatta üremek, yaşamak için havasız ortam isteyenler de vardır.

Mikropların, bulundukları yerlerde birbirleriyle iyi komşuluk halinde kavgasız, gürültüsüz yaşayanları olduğu gibi birbirlerine düşman olanları da vardır. Bunların bir kısmının üremesi başkalarının yok olması demektir. İşte bundan faydalanıp, insanlar mikropları birbirlerine karşı silâh olarak kullanmanın yolunu bulmuşlardır. Son yıllarda hekimliğin tedavi alanında parlak sonuçlar sağlayan, penisilin gibi, «antibiyotik» ilâçlar bu temele dayanarak yapılmıştır.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?