Miraç Nedir? Anlamı – Miraç Gecesi Ne Yaşandı? Dinimizdeki Yeri

0
Advertisement

Miraç ne anlama gelir? Miraç kelimesinin anlamı nedir? Miraç gecesi ne yaşanmıştır? Miracın dinimizdeki yeri ve önemi nedir, hakkında bilgi.

Miraç Nedir? Anlamı

“Miraç”
Göğe çıkma

“Miraç Gecesi ”
Hz. Muhammed’in göğe çıktığına inanılan recep ayının yirmi yedinci gecesi

“Miraç Kandili “
Miraç Gecesi kutlanan kandil

İLGİLİ RESİMLER

DİNİMİZDE MİRAÇ

Yüce Allah yüksek İlâhî mükâfatlarla şereflendireceği kullarım çeşitli imtihanlardan geçirmiştir. Bütün peygamberler bu kaderi paylaşırlar. Bir insanı dâvâsın-dan döndürecek bütün olumsuz şartlar Hz. Peygamber (sas)’i zorladığı halde O, Allah’ın adını yüceltmek (i’lây-ı kelimetullah) için hiçbir menfaat gözetmeksizin mücadelesine devam etmek hususundaki kararlılığını her zaman korumuştu. Günün birinde İslâm’ın geniş kitle-lerce kabul göreceğine dair olan ümidinden de hiçbir şey kaybetmemişti. Bu yüzden de gerek Mekkeliler, gerekse Taifliler hakkında, çektikleri sıkıntılara rağmen ıslah olmaları yönünde dua ediyordu.

Advertisement

İşte O’nun samimi mücadelesinde zirveye tırmandığı, buna karşılık düşmanların da en ziyade vahşileştiği bir ortamda miraç olayı gerçekleşmiştir.

Miraç, kuvvetli görüşe göre Medine’ye hicretten önceki bir buçuk yıl içinde (621) Receb ayının 26’sını 27’sine bağlayan gece vuku bulmuş ve Cenâb-ı Hak husûsî bir surette Hz. Peygamber (sas)’i huzuruna yükselterek doğrudan vahye muhatap kılmıştır.

Mescidi Aksa

Mescidi Aksa

Nakledildiğine göre Peygamberimiz (sas) önce Burak adlı bir binekle Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa‘ya iletilmiş, oradan mânevî bir urûc ile Cebrail (asm) ile birlikte gök katları aşılmış, Sidre-i Münteha’ya varılmıştır. Cebrail (asm) oradan öteye gitmemiş, o noktadan itibaren Refref adlı özel bir görevli Peygamber Efendimiz (sas)’i; zamandan, mekândan ve cihetten münezzeh olarak Rabbü’l-âlemîn’in huzuruna ulaştırmıştır. (Necm, 53/7-19) Orada selâmlama tarzında konuşma vuku bulmuş ve Hz. Muhammed (sas) nice vahye, nice sır ve hikmetlere, nice nûrânî tecelliyâta eriştirilmiş, beş vakit namaz farz kılınmış; dönüşte cennetlik ve cehennemliklerin vasıfları gösterilip tanıtılmıştır. Sâniyeler dilimi içinde olup biten bu gelişmeleri Nebiyy-i Muhterem (sas), akabinde Mekkelilere anlattığı zaman müşrikler inkâr etmişler; Resûl-i Ekrem (sas), bu sırada, Kudüs’e dair sorulan sorulara doğru cevap verdiği ve dönmekte olan bir kervanın yerini bildirdiği halde inkârlarını sürdürmüşlerdir. Hz. Ebû Bekir gibi zâtlar ise tereddütsüz tasdik ederek “Sıddiyk” lakabını hak etmişlerdir.

Kur’ân-ı Kerîm’de İsrâ Sûresinde bu olaya işaret edilir. (isrâ, 17/1)

Bu kelime “geceleyin yürümek” anlamındadır. Miracda Hz. Peygamber (sas)’in Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya geceleyin yürütülmesi söz konusu olduğundan kaynaklarda İsrâ, Miraçla yan yana geçer. Hz. Peygamber (sas)’in Kudüs’teki Beyt-i Makdis’te bütün peygamberlere namaz kıldırmasından bahseden kaynaklar bunun Miraç öncesinde mi, yoksa dönerken mi olduğunda ihtilâf etmişlerdir.

Advertisement

Her peygambere ayrı derecelerde Miraç nasip olmuşsa da kuşkusuz en yücesi Sevgili Peygamberimiz (sas)’e nasip olmuştur.

Şunu da ifade etmek gerekir ki, Mirac’ın cereyanı kadar bu esnada indirilen İlâhî hükümlerin incelenmesi hususuna da ağırlık vermek gerekir.

miraç

Bu gece Resûl-i Ekrem ‘e on iki emir indirilmiştir:

1. Allah’tan başkasına kulluk etmeyin,

Advertisement

2. Ana-babaya iyi davranın,

3. Hısıma, yoksula, yolda kalmışa hakkını verin,

4. Cimri ve israfçı olmayın,

5. Evlâdınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin,

Advertisement

6. Fuhuş ve zinaya yaklaşmayın,

7. Cana kıymayın,

8. Yetimin malına doğru olmayan bir surette yaklaşmayın,

9. Ahdi yerine getirin (sözünüzde durun),

Advertisement

10. Ölçü ve tartıda doğruluğa dikkat edin,

11. Hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyin ardına düşmeyin,

12. Yeryüzünde gurur ve kibirle yürümeyin. Büyüklük taslamayın, (isrâ, 17/22-29)

Miraç’da ümmet için üç adet de bahşişten söz edilir:

1. Muhammed ümmeti içinde Allah’a ortak koşmayanların, günahlarını ödedikten sonra er geç cennete gireceği vaat olundu.

Advertisement

2. Beş vakit namaz farz kılındı. Hz. Peygamber de bunun, ümmeti için Miraç olduğunu belirtti.

3. Rivayete göre Bakara Sûresi‘nin son iki âyeti (Amenerrasûlü) bu gece müjdeler yüklü olarak nâzil oldu. Bir kere ilk âyette îman esasları bütünüyle sıralanıyordu. Bu âyette daha evvelki peygamberlere ve onlara indirilen kitaplara îman da emrediliyor ki, bu durum, büyük bir hoşgörü ve toleransı kapsıyordu. Bu tolerans, yeryüzünde mevcut din ve ırk farklılıklarına rağmen insanlar arasında bir sulh ve sükûn meydana getirme potansiyeline sahipti. Tarih boyunca İslâm devletleri bu âyete dayanarak gayr-i müslimlere sulh ve adâlet göstermişlerdir. Sonuncu âyette de herkesin, İslâm’ı, gücüne kabiliyetine göre yaşayabileceği belirtiliyordu. Kimseye gücünün yetmeyeceği bir yük yüklenmeyecekti. Böylece çeşitli zekâ ve kabiliyet derecelerinde olan her Müslüman, kendi gücüne göre İslâm’ı yaşama imkânını elde etmiş oluyordu.

Netice itibariyle Miraç, hicretin de müjdecisi olmuştur. Böylece Miraç, İslâm’ın yükselişini, engellerin mutlaka aşılarak ilerleme ve yayılma dinamizmini, İslâm’ın başarısı için sürekli ümit içinde bulunmayı, gereğince çalışıldığı takdirde İlâhî destekle zafere kavuşulabilineceğini sembolize etmektedir.

Bu yüzdendir ki, bir insanı dâvâsından çevirecek bütün olumsuzluklar Hz. Peygamber (sas)’i tehdit ettiği halde O, İslâm’ın, günün birinde geniş kitlelerce kabul göreceğine dair ümidini asla kaybetmemesinin bir mükâfatı olarak Mirac’la şereflendirildi. Mirac’ın mesajını tam olarak anlayan Hz. Peygamber (sas), İslâm’ın başarısına olan ümidini daha da artırmış olarak çalışmalarına coşku ile devam etti.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?