Müddessir Suresi Hakkında Bilgi

0

Müddessir Suresi nedir? Müddessir Suresi ne zaman ve nerede indirilmiştir, kaç ayetten oluşur? Müddessir suresinin konusu ve anlamı hakkında bilgi

Müddessir Suresi

Müddessir Suresi Hakkında Bilgi

Müddessir Suresi; Kuran ı Kerim’in 74. sûresidir. 56 ayetten oluşur. 55 ayet olduğunu da ileriye sürenler vardır. Mekke’de inmiştir. Arapça, müddessir sözcüğü “örtünmüş” anlamını taşır. Sûrenin birinci ayeti bu sözcükle başladığından sûre bu adla bilinir.


Hz. Muhammed’e gelen ilk ayetlerden sonra, aradan üç yıl geçmesinde karşın ikinci kez bu sûrenin ilk yedi ayeti geldi. Bu ayetler şöyledir: “Ey örtüsüne bürünmüş kişi. Kalk da uyar. Rabbini yücelt, elbiseni temiz tut, kötü şeylerden sakın. Yaptığın iyiliği çok görme. Rabbin için sabret”. Hz. Muhammed, peygamberliğinin üçüncü yılının Ramazan ayında Hira Dağı’ndaki mağarada bulunduğu sırada kendine seslenen Cebrail’i görür, korkudan titreyerek evine koşar, Eşi Hatice’ye kendisini örtmesini söyler. Yukarıdaki ayetler işte bu sırada örtünün altında titrerken gelir. Sûrenin öteki ayetlerinde dine inanmayanların başlarına gelecek olan cehennem azabından söz edilir.

Müddessir Suresi Anlamı

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

Ey örtüsüne bürünen !

Kalk artık uyar.

Sadece Rabbini yücelt.


Elbiseni temizle.

Pislikten sakın.

Yaptığını çok görerek başa kakma.

Rabbin için sabret.

O sûra üflendiği zaman,

İşte o gün pek zorlu bir gündür.


Kâfirler için hiç kolay değildir.

Tek olarak yarattığım o kimseyi bana bırak.

Hem ona bol servet verdim.

Hem göz önünde oğullar verdim.

Hem ona büyük imkânlar sağladım.

Sonra da şiddetle arzu eder ki daha da artırayım.

Hayır, çünkü o bizim âyetlerimize karşı bir inatçı kesildi.


Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.

Çünkü o bir düşündü, ölçtü, biçti.

Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti.

Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti.

Sonra baktı.

Sonra kaşını çattı, surat astı.

Sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı.


“Bu, dedi, başka değil öğretilegelen bir sihirdir.”

“Bu, sadece bir insan sözüdür.”

Ben onu Sekar’a sokacağım.

Bilir misin sen, nedir o sekar?

Ne geriye bir şey kor, ne bırakır.

Durmadan derileri kavurur.

Üzerinde ondokuz vardır.

Biz o ateşin muhafızlarını hep melekler yaptık. Bunların sayılarını da ancak kâfirler için bir imtihan kıldık ki, kendilerine kitap verilenler kesin bilgi edinsinler, iman edenlerin de imanı artsın. Kendilerine kitap verilenler ve müminler şüpheye düşmesinler. Kalplerinde hastalık bulunanlarla kâfirler de: “Allah bu misalle ne demek istedi?” desinler. İşte böyle, Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de yola getirir. Rabbinin ordularını ancak Rabbin bilir. Bu, insanlar için uyarıdan başka bir şey değildir.


Hayır, andolsun aya,

Döndüğü an o geceye,

Ve açtığı sıra o sabaha.

Kuşkusuz o Sekar, büyük belalardan biridir.

Uyarmak için insanları..

İçinizden ileri gitmek veya geri kalmak isteyen kimseleri..

Her nefis kendi kazancına bağlıdır.

Ancak amel defterleri sağından verilenler hariç.

Onlar cennettedirler, sorup dururlar.

Suçluların durumunu.

“Nedir sizi Sekar’a sokan?” diye.

Suçlular der ki: “Biz namaz kılanlardan değildik.”

“Yoksula da yedirmezdik.”

“Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik.”

“Ceza gününü yalanlardık.”


“Nihayet bize ölüm gelip çattı.”

Artık onlara şefaatçilerin şefaatı fayda vermez.

Şimdi o Kur’ân’dan yüz çevirirlerken ne mazeretleri var?

Sanki onlar ürkmüş yaban eşekleri.

Arslandan kaçmaktalar.

Hayır, onlardan her kişi kendisine açılmış sayfalar verilmesini istiyor.

Yok, yok onlar ahiretten korkmuyorlar.

Hayır, hayır, O kur’ân kuşkusuz bir öğüttür.

Dileyen onu düşünür.

Bununla beraber Allah dilemedikçe onlar öğüt alamazlar. Koruyacak da O’dur, bağışlayacak da.



Bir Yorum Yazmak İster misiniz?