Münafikun Suresi Hakkında Bilgi

0

Münafikun Suresi nedir? Münafikun Suresi ne zaman ve nerede indirilmiştir, kaç ayetten oluşur? Münafikun suresinin konusu ve anlamı hakkında bilgi

Münafikun Suresi

Münafikun Suresi Hakkında Bilgi

Münafikun Suresi; Kuran-ı Kerim’in 63. sûresidir. 11 ayetten oluşur. Medine’de inmiştir. Arapça münafık sözcüğü “inanır görünüp de inanmayan, iki yüzlü” anlamını taşır. Bu sözcüğün çoğulu olan münafıkûn, sûrenin birinci ayetinde geçtiği için bu adla bilinir. Müslümanlığın ilk yıllarında Müslümanlığı kabul etmiş gibi görünüp de inanmayan kişiler Hz. Muhammed’e büyük zorluklar çıkarıyorlardı. Sûrede bu kişilerin dine yaptıkları zarar ve bunun karşılığında öte dünyada çekecekleri azap anlatılır.

Kur’âna göre münafık; Allah’a ve ahiret gününe iman etmediği halde, Müslümanların arasındayken onlar gibi davranan kişidir. Yine Kur’ânda, münafıkların kâfirlerden daha kötü ve fesat (en kötü insan türü) oldukları; her gürültüyü kendi aleyhlerine zannettikleri, “giydirilmiş kütük” gibi oldukları ifade edilir. Peygamber Muhammed döneminde münafıklar, savaş ahitlerini ve verdikleri sözleri bozmanın yanı sıra, Müslümanların savaş taktiklerini ve gizli kalması gereken bilgilerini kâfirlere taşırlarmış.

Münafikun Suresi Anlamı

Rahmân Rahîm Allah ismiyle/ adına.

(Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, “Senin, elbette Allah’ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz” derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder.

Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah’ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

Bu, onların önce iman edip sonra inkar etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.

Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!

O münafıklara, “Gelin, Allah’ın Resülü sizin için bağışlama dilesin” denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez.

Onlar, “Allah Resûlü’nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler” diyenlerdir. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Fakat münafıklar (bunu) anlamazlar.

Onlar, “Andolsun, eğer Medine’ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır” diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.

Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.

Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.




Bir Yorum Yazmak İster misiniz?