Müzik Hakkında Ansiklopedik Bilgi

0
Advertisement

Müzik nedir? Müziğin tarihçesi, özellikleri, Müzik ne demektir, tarihi ile ilgili bilgi.

Müzik Hakkında Ansiklopedik Bilgi

Müzik

Müzik, duyguları ya da imgeleri anlatmak için sesleri melodi, ritim, armoni, polifoni gibi biçimlerde düzenleme sanatıdır. Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin çalınması ya da söylenmesidir. Sözcüğün dar anlamıyla Avrupa’da Antik Çağ’dan başlayarak gelişen sanat müziğidir. İS 480-524 arasında yaşayan Romalı düşünür Boethius, çalınan ve söylenen müzik eserlerini yazılabilir duruma getirmey ilk düşünenlerden biridir. Bu amaçla seslere harfler vermeyi tasarladı ve La sesiyle başlayan gamı A’dan başlayarak harflendirdi: A(la), B (si), C (do), D (re), E (mi), F (fa), G (sol). Ancak, yalnızca notaların adlarını anımsatmaya yarayan harflerin bir eserin tümüyle akılda kalmasına ya da unutulduğunda yeniden anımsanmasına yaramadığından, birtakım işaretlerden yararlanmak gerekiyordu. Neuma adı verilen işaretlerle melodilerin çıkış noktaları saptamıyor, ilk ses bir çizgi üzerinde biçimlendirilmiş oluyordu. Neuma’ların yetersizliğini gidermek amacıyla çizgi önce ikiye, sonra üçe, dörde ve sonunda beşe çıkartılarak bugünkü porte bulunmuş oldu. Bundan sonraki aşamada notaları harflendirmek yerine adlandırmak gerekiyordu.

Guido d’Arezzo ( 992-1050) Ut gueant Laxis diye başlayan ilahinin her satırındaki ilk heceyi seslerin adı olarak aldı: ut, re, mi, fa, sol, la, si. Ut’un söylenişindeki sertliği oradan kaldırmak için de 17. yüzyılda ut yerine do denmeye başlandı. Papa Gregorius (540-604) dinsel törenlerde birlik sağlamayı başardı ve günümüzde bile Gregoryen Müziği adıyla bu teksesli ibadet müziği Roma’dan bütün Hristiyanlık alemine yayıldı. Alcuin (725-804), Hucbald (840-930) kuraamsal çalışmalarıyla çoksesli (polifonik) müziğin öncüleri oldular.

Kilise dışında dansın etkisi altında halk şarkısı gelişti. Fransa’da 12.-14. yüzyıllarda saz şairleri (Traooubadour’lar) halk ezgilerinin yaratıcıları oldular. Rönesans döneminde kontrapunto üzerine kurulan çok seslilik egemendi. Bu dönemde gösterdiği gelişmeyle din dışı müzik kilise müziğini de etkiledi. 15. ve 16. yüzyıllarda Flaman Okulu çoksesli Batı müziğinin gelişmesinde önemli bir rol oynadı. Besteciler missa, motete, madrigal, çok sesli şarkı türleri içinde seçkin a capella koro eserleri bestelediler. 17. yüzyılda kilise dışı müzikle birlikte çalgılar da gelişmeye başladı. Viola da gamba, violino piccola, viola da bracüci gibi viol tipi giderek gözden düşerken, besteciler ünlü keman yapımcıları Guarneri, Amati ve Stradivari’nin geliştirdiği kemanı yeğlemeye başladılar. Konçerto da kemanla birlikte gelişti. Org ve klavsen değer kazandı. 18. yüzyıl başlarında gelişmeye başlayan piyano, aynı yüzyılın ikinci yarısında büyük ölçüde taraftar kazandı, güçlü eserler bestelendi.

Advertisement

Viyana Klasikleri olarak adlandırılan J. Haydn, W. A. Mozart ve özellikle L. van Beethoven piyanoyu güçlü bir çalgı durumuna getirdiler (piyano sonatı, piyano konçertosu). Romantizmin başlıca temsilcileri C M. van Weber, F. Schumbert, F. Mendelssohn Bartholdy, R. Schumann, F. Chopin, Franz Liszt, ve J. Bhrams gibi bestecilerin elinde piyano müziksel anlatım başlıca çalgısı oldu. Haydn’ın orkestra müziğinin merkezi durumuna getirdiği senfoni Mozart ve Beethoven’in eserleriyle doruğuna ulaştı.

İtalyan operasının yenileyicisi Chr. W. Gluck, Mozart, Rossini, V. Bellini, C. M. von Weber, R. Wagner, G. Donizetti, G. Verdi, G. Puccini, R. Strauss opera sanatının önde gelen temsilcileri oldular. Klasik, romantik ve izlenimci (C. Debussy, M. Ravel) akımlarından sonra Fransa, Rusya, Çekoslovakya, İspanya ve Kuzey ülkelerinde ulusal müzik araştırmaları 19. yüzyıl müzikte bir reform çağı oldu. A. Schonbergin geliştirdiği, A. Berg ile A. Weber’in izlediği on iki ton sistemi, tonlar kurallarını yıkarak 20. yüzyıl müziğine en önemli yenilgiyi kazandırdı. E. Varese ile başlayan ve geti, K. H. Stockhausen vb bestecilerin sürdürdüğü elektronik müzik çalışmaları da müziğin yalnızca çalgıların ve insan sesinin malı olmaktan çıkararak, her sesin müzik yapımında yer alabileceğini kanıtladı.


Leave A Reply