Oğuz Kağan Destanı Hakkında Bilgi

0

Oğuz Kağan destanı nedir, neyi anlatır, konusu nedir? Oğuz Kağan destanı kısa özeti ve özellikleri nelerdir? Oğuz Kağan Destanı Hakkında Bilgi.

Oğuz Kağan Destanı

Oğuz Kağan Destanı Hakkında Bilgi

Oğuz Kağan Destanı, Orta Asya’da, bilmediğimiz bir tarihte doğmuş olması gereken Türk destanının, bilmediğimiz bir tarihte (1300 ?) Uygur harfleriyle yazıya geçirilmiş, eksik ve tek düzyazı nüshası (Paris Milli Kitaplığı’ndadır). Rıza Nur’un varlığını işaret ettiği metin, W. Bang ve Reşit Rahmeti Arat’ın emekleriyle ilkin Almanca basıldı (1932). ikinci kez Türkçe olarak Oğuz Kağan Destanı adıyla yayımlandı (İstanbul, 1936). Aynı eser, Prof. Muharrem Ergin’in okuyuş ve notlarıyla bir kez daha kitaplaştı (1000 Temel Eser dizisi).

Oğuz Kağan Destanı Konusu ve Özellikleri

Hun hükümdarı Mete’nin tarihsel kişiliğine bağlanabilecek birçok ipucu taşıyan destan özeti, uzun süre sözlü olarak yaşadığı için hem koşuk (nazım) yapısını, hem kökendeki boyutlarını yitirmiş, bilinmeyen birisi tarafından düzyazıyla kısaltılarak kâğıda geçirilmiştir. Oğuz Kağan üzerine yazılmış öteki söylence ve belgeleri de değerlendiren Prof. Mehmet Kaplan’ın son yorumu şu yargıları taşır: “Oğuz Kağan Destanı ile Türklerin yerleşik medeniyet safhasına geçmeden önce uzun süre içinde yaşadıkları atlı göçebe uygarlığı arasında sıkı bir ilişki vardır. Oğuz Kağan, böyle bir toplumun ideal insan tipini temsil eder. Yaşam ve kişiliğini, toplumun öteki insanları gibi avcılık, sürü besleme ve akıncılık oluşturur. Oğuz Kağan daha çocukken at sürüsü besler, ata biner, avlanır. Hayvanlara egemen olma, Oğuz Kağan’da bir üstünlük duygusu yaratır; çünkü o araçlarına ve kendine güvenen bir insandır. Temel kişiliğini “egemen olma” duygusu kaplamıştır.

Göçebelerin at sürüleri beslerkenki yaşamları doğa içindedir. Onların eylemci tavrı, eski Türkleri, yerleşik, ekinci, edilgen kavimler üzerine egemen kılar. Ne var ki Oğuz Kağan yalnız bir kahraman değildir; atlı göçebeler aynı tavır içinde o benzerlikle birleşirler. Dışa dönük bir tip olan Oğuz Kağan, kendisi ve doğa üzerine düşünmüş değildir. Onun dinsel dünyasında içinde yaşadığı kozmik alem ile hayvanlar önemli bir yer tutar. Gök tüylü, gök yeleli bir kurt biçiminde görünün atalar ruhu Oğuz’a yol gösterir. Oğuz Kağan’ın yaşam karşısında aldığı tavır, basit denilecek kadar yalındır. O karışık ve kapalı şeylerden hoşlanmaz. Oğuz Kağan destanının yapısı ve biçimi de bu özellikleri taşır… Uygurca Oğuz Kağan Destanı, estetik bakımdan, Reşidettin’in topladığı Tarih-i Oğuzân ve Türkkân’a göre daha üstün bir değer taşır. Bunun nedeni, onda atlı göçebenin mitolojik dünya görüşünün saf bir biçimde ortaya komulmasıdır. Onda her şey somut (müşahhas) olarak ifade edilmiştir. (1979).





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?